×

Mutluluk Reçetesi: Doğal Beslenme Yazı Dizisi-3 "Gerçek Beslenme"


Mutluluk Reçetesi:


Doğal Beslenme


Yazı Dizisi-3


“Gerçek Lezzetler”


Mine Rana Dayıoğlu




Tatma duygusu, anne karnında başlayan serüvenin hayata gelmenin yaşamanın en temeli. Anne karnında tanıştığımız lezzet dünyası yola çıkarken heybemize koyduğumuz temel besinleri oluşturuyor. 9 ay boyunca içinde yaşadığımız o muhteşem sıvı kokusu, tadı, lezzeti ile bizi dış dünyaya hazırlıyor hem manen hem fiziken.

Ne yersek oyuz meşhur cümlesine ne yersek onu yiyen bir bebek dünyaya getiririz cümlesinin aynı doğrultuda olduğuna inanıyorum. Ruhumuzla ve bedenimizle yeni bir ruhun, bedenin büyümesine katkı sağlamak en büyük görevimiz. Yaratılmış tüm canlılarında aynı yaratılma hissi ile dünyaya geldiğini düşünürsek bu tespitin doğru olduğunu anlayabiliriz. Ot obur bir
hayvanın evladı da aynı şekilde otla beslenecektir. Doğanın ve bedenin dengesi, bize öğrettiği sihirli düzen yaratılışımızın sahiciliği ile tadı damağımızda kalan anne karnı huzuru. İşte tüm
anahtar orada, bebeğinizi içinizde taşırken verdiğiniz, verebildiğiniz tüm lezzet O’ nun hayata başlama ve hayatını devam ettirme güdüsünü oluşturuyor. Sizinle birlikte tattığı her yudum, her
tat, her duygu O’nu doğru beslenmeye yönlendiriyor. Görev bilinci sadece annelerin değil babaların da sahip olması gereken bir his. O minicik bedenin babadan gelen yemek yeme dürtüsü ise bir o kadar önemli. Özellikle kız çocukları babalarının sevdiği tattığı her lezzeti daha çok tatmak istiyor, seviyor. Kendi hayatınızdan bir değerlendirme yapmanızı istesem ? Örneğin ben çocukluğumdan beri meyve yemeye bayılırım özellikle elma yemeden günümü tamamlamam. Babam her gün meyvesini özellikle elmasını yemeden gününü bitirmez. Sizin de var mı annenizden ve babanızdan aldığınız lezzet tutkusu?

İçinizde bir canlının yaşadığını öğrendiğiniz andan itibaren her anne gibi neyi ne kadar ve nasıl tüketmeniz gerektiğinin planları başlar. Yapılan planlar içinde en sağlıklı ve yararlı yiyecekler vardır. Hangisini ne miktar tüketeceğiniz, nasıl yerseniz daha faydalı olacağı hakkında binlerce araştırma yapıp birçok kuralla boğuşursunuz. Hem bebeğinize faydalı olma hem ne kadar kilo alacağınıza dair birçok fikirle kendinizi bir yolun ortasında bulursunuz. Mutlusunuzdur minik birkalbin içinizde attığını hissetmek, O na kavuşacağınız anların hayali ile günleriniz geçer ve dünyada sizin gibi milyonlarca hamile kadının yaptığı gibi her güne O nun minik kıpırtıları ile uyanırsınız. Attığı tekmelerin sertliği ile O minik yüreği iyi beslediğinizi düşünür büyüyen karnınızı daha fazla seversiniz. Hamilelik süreci ruhu ile sizi çok mutlu kılabilecek bir süreçtir. Yeni bir hayatın sihri bedeninize dokununca hem bedeniniz hem hormonlarınız tazelenir.

İnsanoğlunun dünyaya geldikten sonra ilk ihtiyacı beslenmek ve anneliğin ilk kuralı da evladınızı besleyebilmek. Besleyebilmek için annelere verilmiş sihirli formül: ANNE SÜTÜ.
Kopyalanamayan, yerine konulamayan, her bedenden farklı iksirle gelen, DNA sı ile farklı bir kimyası olan, her bebek için ayrı üretilen bir iksir.

Anne sütünü arttırmak için şeker yüklü kompostolar, karbonhidrat deposu yiyecekler,duygusal düşüşler yüzünden sığındığımız katkılı, içeriğinden habersiz yediğimiz paket paket gıdalar.
Oysa anne sütünün tek ihtiyacı olan sabır. Sabırla ve özveri ile emzirmek. Bebeğinizin gözlerinin içine bakarak, varlığını kabul edip O’nu evrene hazırlamak üzere yola çıkmak. Önce sevgi besini
sonra gıdalar. Anneye en büyük ilaç manevi destek. Sevdiklerinizin gücünü hissetmek, annelik denen serüvenin bu dünyada sadece sizin başınıza gelmediğini bilmek... Uykusuz gecelerin içinde
yıldızların hep parladığını bilmek ve tuttuğunuz minik parmakların evrene yaydığı güce inanmak...Anne sütü, minik parmakların evrene yaydığı sihrin mucize geri dönüşü. Almadan vermeyen evrenin sevgi dönüşümü. O nedenle sevgi ile üretilen iyi gıdalar yersek mucizenin tam içinde oluruz. Benim yaptığım tam olarak mucizenin kalbine seyahatti. Şekere, karbonhidrata ihtiyacım yoktu. İhtiyacım olan sebzeler ve meyvelerdi. Bana en çok yardımcı olan kışa yakışan karbonhidrat içerikli özü ile doğal şeker içeren balkabağı ve protein deposu tuzsuz kabak çekirdeği idi. Bol
su ve yeşil olan her şey ise rutin beslenme düzenimin sağladığı katkı idi.

Hamilelik serüveniniz ile dünyaya yeni gelmiş minik bir beden için yepyeni bir hayata başlamış oluyorsunuz. Bu serüven aslında yıllarca sürecek olan beslenme güdüsünün başlangıcı oluyor. Anne babanızdan miras aldığınız, yıllar içinde oluşturduğunuz beslenme biçiminiz minik yüreğinizin başucu kitabı, yaşam kaynağı olacak. O nedenle hem hamilelik serüveniniz hem annelik serüveniniz hayatınızda yenileneceğiniz, yeni kararlar alacağınız bir imparatorluğun kuruluşudur.

İmparatorluğunuzun en genç ve minik üyesi içinizde atan kalbin sahibidir. Daha önce de yazdığım gibi genler ve beslenme ritüelleri hem anne hem babanın o imparatorluğa kattığı güçle büyür.
Hamileliğiniz bittiğinde pırıl pırıl saçları ile ışıldayan, sağlıklı ve bedeni ile barışmış bir lohusa, sağlıklı saf ve besleyici mis gibi anne sütü, uyuyan bir bebek, huzurlu saatler, pozitif gülen gözler, kolik sancıları ile boğuşmayan bir baba, bedeni yenilenmiş, ruhunu tazelemiş güzel bir anne. Güç bedeninde, güç senin elinde, anne olarak tazelenip ayağa kalktığın her anda...

Serüveniniz anne olmaya karar verdiğinizde mi yoksa vücudunuzun kendi hikayesini yazmaya karar verdiğinde mi başlayacak? Hangi ruhuseçerseniz seçin serüveniniz bedeninizi tanıyıp yola çıktığınızda kendi hikayesini yazacak. Önce siz ve sizin gücünüz, hikayeyi yazmanın hazzını yaşamak üzere yola çıkalım.

Bundan sonraki yazımıza “Doğaya Yüzünü Dönmek“  ile devam edilecektir.

Mutluluk Reçetesi : Doğal Beslenme kitabının yayını için izin veren Sn. Mine Rana Dayıoğlu’na Elektrik Tesisat Portalı olarak  içtenlikle teşekkür ederiz.
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt