×

Bilim ve Çoklu Evrenler

r1-crop

Bilim ve Çoklu Evrenler


Derleyen:Erdemir Toykan


r1


Resim 1: Sicim Teorisine göre birbirinden bağımsız 10 500 evren vardır [fusion_builder_container hundred_percent="yes" overflow="visible"][fusion_builder_row][fusion_builder_column type="1_1" background_position="left top" background_color="" border_size="" border_color="" border_style="solid" spacing="yes" background_image="" background_repeat="no-repeat" padding="" margin_top="0px" margin_bottom="0px" class="" id="" animation_type="" animation_speed="0.3" animation_direction="left" hide_on_mobile="no" center_content="no" min_height="none"][1].


2004 Nobel fizik ödüllü ortaklarından biri olan David Gross’un sicim kuramının Manzara Çoklu Evren anlayışına karşı Winston Churchill’in 1941 yılında ‘’Asla pes etmeyin. Asla. Önemli veya önemsiz hiçbir şeyin karşısında pes etmeyin’’ sözlerini hatırlatmıştı.


Çoklu evrenler konusunda tam bir görüş birliği sağlanması zordur. Bunun anlamı tek bir karşılığının olmamasıdır. Şu ana kadar Çoklu Evren, Şişme Evreli Çoklu Evren, Zar Çoklu Evren, Döngüsel Çoklu Evren, Manzara Çoklu Evren, Kuantum Çoklu Evren, Son Biçim Çoklu Evren ve Holografik Çoklu Evren başlıkları öne çıkmıştır.  Bu konu henüz kesin bir karara bağlanamamıştır. 1954 yılında Niels Bohr, Werner Heisenberg ve Erwing Schrödinger gibi öncüleri takiben yaklaşık 30 sene sonra Princeton Üniversitesinde Hugh Everett III şaşırtıcı bir bulguya imza atmıştır. Everett, Bohr kuramının doğru anlaşılabilmesi için bir paralel evrenler ağının gerekebileceğini ortaya çıkararak matematiksel temellere dayanan ve bir çoklu evrenin parçası olabileceğimizi öne süren ilk görüşlerden biri olmuştur. Bu görüşleri çok yankı bulmamıştır. Ancak daha sonra fizikçi Dewitt, 1970 yılında bu görüşleri çok daha geniş kitleye taşıyan bir makale yazarak, Kuantum Yasaların hükmü sürdükçe gerçekliğin nasıl tanımlanması gerektiğini konu alan tartışmaları başlatmış oldu.


Kuantum devrimine göre klasik fizik bakış açısı yanlışlıklar içermektedir. Schrödinger’in 1926’da yayınladığı denklemden sonra, fizikçiler herhangi bir şeyin nasıl olduğu bilgisini girer ve o şeyin gelecekte herhangi bir zamanda şu ya da bir başka biçimde olacağına dair ilişkin olasılıkları hesap edebilirler. Kuantum mekaniği yalnız elektronlara değil, her türlü parçacığa uygulanır (bu parçacıkların yalnız konumlarını değil, hızlarını, açısal momentumlarını, enerjilerini, şu anda vücudumuzda akıp giden nötrino yağmurundan çok uzak yıldızların çekirdeklerinde yer alan atom füzyonlarına kadar çok çeşitli durumlarda nasıl davrandıklarını söylerler). Böylesi geniş bir alanda kuantum mekaniğinin olasılığı öngörüleri deneysel veriler ile örtüşmektedir. Kuantum Mekaniğinin matematiği, her bir olasılığın kendine ait bir evren içinde geçerli olabileceğini öne sürmektedir.


Everett’in yaklaşımında mümkün olan her şey, kuantum mekaniğinin sıfır olmayan bir olasılık değeri atadığı tüm sonuçlar, kendi ayrı dünyası içinde gerçekleşmektedir. İşte bunlar kuantum mekaniğinde Çoklu Dünyalar yaklaşımındaki ‘’çoklu dünyalar’’dır. Çoklu Dünyalar yaklaşımın her zaman tek bir denklemin–Schrödinger denkleminin tüm olasılık dalgalarını açıklayabileceğini var saymaktadırlar. Kozmosun varsayımsal genişlemesi, öyle ki bu genişlemede evrenimiz birbirinden ayrı ve farklı muazzam sayıda evrenden biridir.


Paralel Evren Modeli: Sonsuz bir evrendeki koşullar kaçınılmaz biçimde uzayın bir yanından öbür yanına tekrarlanır, ve paralel evrenler dünyaya gelir.

Şişme Evreli Çoklu Evren: Ebedi kozmolojik şişme, bizim evrenimizin de içlerinden biri olabileceği muazzam bir baloncuk evren ağ meydana getirir.

Zar Çoklu Evren: Sicim/M -Kuramının zar evren senaryosuna göre evrenimiz, üç boyutlu tek bir zar üzerinde bulunmaktadır. Bu zar, daha yüksek boyutlu ve muhtemelen diğer zarların, yani diğer paralel evrenlerin doldurduğu bir enginlikte yüzmektedir.

Döngüsel Çoklu Evren: Zar evrenler arasındaki çarpışmalar, büyük patlama benzeri başlangıçlar yaratarak zamanda paralel olan evrenlerin oluşmasına yol açar.

Manzara Çoklu Evren: Şişme kozmolojisi ile sicim kuramını birleştiren bu modelde, sicim kuramındaki ekstra boyutların çeşitli farklı biçimleri değişik baloncuk evrenlerin oluşmasına yol açar.

Kuantum Çoklu Evren: Kuantum mekaniği, olasılık dalgalarında yer alan her olabilirliğin çok büyük bir paralel evrenler kümesinde gerçekleştiğini öne sürer.

Holografik Çoklu Evren: Holografik ilkeye göre evrenimiz, uzaktaki bir yüzeyde, fiziksel olarak eşdeğer bir paralel evrende gerçekleşenlerin bir yansımasıdır.

Benzetimli Çoklu Evren: Teknolojik gelişmeler benzetimli evrenlerin bir gün mümkün olabileceğine işaret etmektedir.

Son Biçim Çoklu Evren: Verimlilik ilkesi, olası her evrenin gerçek bir evren olduğunu iddia eder, ve böylelikle neden tek bir olasılığın -kendi evrenimizin- özel olduğu sorusu bertaraf edilir.  Bu evrenler olası tüm matematiksel denklemleri örneklemektedir [2].

Einstein-Rosen Köprüsü: Karadelik tünellerinin sonu yoktur. Burada uçlarından birbirine bağlı iki huni söz konusudur. Birleştikleri nokta, tünelin boğaz kısmını oluşturur. Dolayısıyla tünelin bir ucundan giren nesne, merkezdeki ya da boğazdaki olağan üstü çekimin etkisiyle, tünelin öbür ucundan dışarı fırlatılır. Öyleyse öbür yanda ne vardır? Öbür yan yeni bir evrendir. İlkinden tamamen farklı bir evrendir bu. İşte bu iki evreni birbirine bağlayan tünele Einstein- Rosen köprüsü adı verilir [3].


Stephen Hawking (Zaman ve Uzayda Gezinti): Kozmik balonun içinde küçük bir kabarcık oluşturma olasılığının olduğunu düşünmektedir. Genellikte parti balonları zayıf bir nokta varsa patlar.  Fakat ender de olsa minyatür baloncuğun var olduğu görülür. Eğer bunu kozmik balonumuzda görmüş olsaydık, bir bebek evrenin doğduğuna tanık olabilecektik. Evrenimiz ve bebek evren arasındaki bağlantı- göbek bağı sadece (10 -33 cm) kadardır. Bu oldukça küçüktür. Her zaman bu kısa ömürlü olmayabilir. Sonunda bebek evren bizim evrenimizin boyutlarına erişebilir, milyarlarca ışık yılı boyunca. Odamızda, vücudumuzda, biz hissetmesek de evrenler oluşabilir. İki evren solucan delikleriyle bağlanabilir. Solucan delikleri, evrenimizi kendi parçalarıyla ya da diğer zamanlarla birleştiriyor olabilir [4].


Sicim kuramı: Doğanın temel bileşenlerin sıfır boyutlu nokta parçacıklar değil, sicim denilen tek boyutlu liftler olduğunu var sayan birleşik evren kuramı. Sicim kuramı kuantum mekaniği ile genel göreliliği, küçük olan ve büyük olan hakkında önceleri bilinen ama birbirleriyle uyumsuz olan yasaları uyumlu bir şekilde birleştirir. Genelde süpersicim kuramını kısaca ifade etmek için kullanılır.


Solucan Deliği: Evrende bir bölgeyi diğerine bağlayan, boruya benzer uzay bölgesi.


Spin: Parçacıklar ya bir tam sayı, yada bir tam sayısının yarısı büyüklüğünde (Planck sabitinin katları olan) ve hiç değişmeyen bir spine sahiptir.


r2


Resim 2: Kozmik Şişme her an yeni evrenler oluşturuyor [1].


Süpersicim kuralı: Süpersimetri içeren sicim kuramı.


Tip 1 sicim kuramı : Beş süpersicim kuramından biri, hem açık hem kapalı sicimler içerir.


Tip 2 sicim kuramı: Beş süpersicim kuramından biri, sol-sağ simetrik titreşim örüntüleri olan kapalı sicimler içerir.


Tip 3 sicim kuramı: Beş süpersicim kuramından biri, sol-sağ  asimetrik titreşim örüntüleri olan kapalı sicimler içerir.


Calabi-Yau uzayı, Calabi-Yau şekli: Sicim kuramının gerektirdiği fazladan uzaysal boyutların, kuramın denklemleriyle tutarlı bir biçimde kıvrılarak oluşturduğu uzay şekil.


M Kuramı: İkinci süpersicim devrimiyle doğan, önceki beş süpersicim kuramını tek bir çerçevede birleştiren kuram. Özellikleri henüz tam anlamıyla anlaşılamamış olsa da, on bir tane uzay-zaman boyutunu içeren bir kuramdır.


Belirsizlik ilkesi: Heisenberg’in keşfettiği kuantum mekaniği ilkesi. Örneğin bir parçacığın konumu ile yönlü hızını kesinlikle bilinemeyeceğini söyler. Parçacıklar ve alanlar, kuantum belirsizliğiyle tutarlı olarak, bütün olası değerler arasında dalgalanır ve sıçrar.


Boyut: Uzayda ya da uzay-zamanda bağımsız bir eksen ya da doğrultu. Uzay-zamanın dört boyutu vardır (dördüncü boyut geçmiş-gelecek ekseni). Süpersicim kuramı evrenin başka uzamsal boyutlara sahip olmasını gerektirir.


Planck kütlesi: Bir protonun kütlesinin yaklaşık 10 milyar kere milyar katı, bir gramın yüz binde biri, hemen hemen bir kum tanesinin kütlesi. Sicim kuramı çerçevesinde titreşen bir sicimin tipik kütle eşdeğeri.


Planck gerilimi: (1039) ton. (Tipik bir sicimin gerilimi.)


Planck uzunluğu: Yaklaşık (10 üzeri -33 cm). (Tipik bir sicimin uzunluğu.)


Planck zamanı: Yaklaşık (10 üzeri- 43) saniye. (Işığın Planck uzunluğunu aşması için gereken süre) [3].


r3


Resim 3: Çoklu dünyalar yorumuna göre bu evrende yapamadığınız tüm seçimleri evrenlerdeki kopyalarınız yaptı. O kızla evlenmediniz, yalnız yaşadınız, başka kızla evlendiniz vb.  [1].


REFERANSLAR

[1]http://khosann.com/5-soruda-paralel-evrenler-evrende-kozmik-kopyalarimiz-alternatif-dunyalar-var-mi/

[2] Greene, Brian., ‘’Saklı Gerçeklik, Paralel Evrenler ve Kozmosun Derin Yasası’’, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2011

[3]  Greene, Brian., ‘’Evrenin Zarafeti’’ , TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2013

[4] Ferguson, Kity ‘’Stephen Hawking’le Zaman ve Uzayda Gezinti, Yaşam Öyküsü ve Çalışmaları’’, Alkım Kitapçılık Yayıncılık[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt