×

Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar 2024 Yılı Raporu Bölüm-2


Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar
2024 Yılı Raporu
Bölüm-2


 
[Yayım Tarihi: 21 Ağustos 2025]

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, 1954 yılında Anayasanın 135. maddesinde tanımlanan 7303 sayılı yasa ile kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı bir meslek kuruluşudur.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, çalışmalarını kamu yararı gözeterek sürdürmektedir. Kimya Mühendisliği, Biyomühendislik, Polimer Mühendisliği, Biyoproses Mühendisliği, Genetik ve Biyomühendislik, Kimya ve Süreç Mühendisliği, Kimya ve Biyoloji Mühendisliği mesleklerinin ülke, toplum ve üyelerinin üyelerinin yararları doğrultusunda uygulanması ve geliştirilmesini amaçlar.

Kuruluş amaçlarımızdan biri de meslek alanlarımızdan yola çıkarak, halk sağlığı, çevre sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar yapmaktır. Bu amaçla çeşitli konularda, kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar ve incelemeler yapmakta, raporlar ve broşürler yayınlamaktadır. Bu amaçla 2017 yılında TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak ülkemizde her yıl gerçekleşen Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar Raporu yayınlamaya başlamıştır. 2023 yılı ile birlikte altıncı sayısını çıkardığımız Endüstriyel Yangın ve Patlama Raporu bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma özelliğini taşımaktadır.


TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi



15 Eylül 2024 tarihinde Oba Makarna firmasında değirmen bölümünde gerçekleşen toz patlamasında 5 işçi hayatını kaybetmiş, 26 işçi ise yaralanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından patlamadan 3 ay önce denetim yapılmasına rağmen bu patlama meydana gelmiştir. Bulunan buğday siloları nedeniyle toz patlaması riski her zaman yüksek olan işletme, az tehlikeli olarak sınıflandırıldığı için iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri daha kısa süreli alınmıştır. Firmaların sadece bulundukları sektöre göre az tehlikeli-tehlikeli-çok tehlikeli olarak sınıflandırılmak yerine bu tür ayrımlar daha ayrıntılı çalışmalar yapılarak gerekirse işletme özelinde değerlendirilmelidir. 7 Ağustos 2023‘te Derince`de bulunan Tarım Mahsülleri Ofisine ait buğday silolarında meydana gelen benzer bir patlamadan hemen sonraki yıl olayın yaşanmasından olaylardan ders alınmadığını açıkça görmekteyiz.

Bilirkişi raporunda 6331 sayılı İş Sağlığı GüvenliğiKanunu’nun işveren/işveren vekiline yüklemiş olduğuyükümlülüklerde eksiklikler olduğu; elektrik panosistemlerinde mevzuata aykırılıkların olduğu, tozpatlamasına karşı önlem olarak düşünülen temizlikfaaliyetinde belirsizlikler, toz patlamasına karşı yeterlianaliz ve değerlendirme etraflıca yapılmadığı,değirmen bölümünün çeşitli alanlarında yoğun tozbirikmesi olduğu, patlamaya dayanıklı ve ATEXsertifikalı ekipman kullanılmadığı, fabrika genelindeelektrik pano kapaklarının açık olduğu için tozamaruz kaldığı, panolarda toz birikiminin yaşandığı,patlamadan korunma dokümanı hazırlanırken tesisinincelenmesi için yeterli zaman ayrılmadığı, tozsensörlerinin yer almadığı tespit edilmiştir. Tüm bueksiklikler patlamanın önlenebilir olduğunu açıkçaortaya koymaktadır. Bu patlama endüstriyeltesislerdeki güvenlik eksikliklerinin ve mevzuatınzayıf uygulanmasının somut bir örneğidir.

24 Aralık 2024 tarihinde de Balıkesir, Karesi ilçesinde yer alan ZSR patlayıcı fabrikasında 11 işçi hayatını kaybetmiş, 7 işçi ise yaralanmıştır. ZSR’nin Güvenlik Raporu’ndaki kaza senaryolarına göre bu tür bir kazanın neden kaynaklanabileceği öngörülmüştür ve yetkililerin bu raporu hızlıca değerlendirmeye alması gerekmektedir. İşletmede patlayıcı özellik gösteren maddeler kullanılsa da bu maddelerin çoğu kendi başına patlayıcı değillerdir. Bu çapta bir patlamanın oluşabilmesi için basınç ya da sıcaklık artışı; toz ya da buharın işletme havasına karışma gibi istenmeyen durumların oluşması gerekmektedir. Bu patlamanın yaşanma sebepleri arasında basınç altında işlem gören barut kimyasalların, kısa sürede patlayıcı ortam yaratması, çalışan ya da ekipmanlar üzerindeki statik elektrik yüklerinin deşarj olması ve patlayıcı ortamı tutuşturması, yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu, işlendiği ortamlarda, patlama güvenlikli (Explosionproof) cihazların kullanılmaması ve elektriksel kıvılcımların patlayıcı ortamı tutuşturması , kaynak, kesme, sürtünme gibi işlemler sonrası çıkan kıvılcımın patlayıcı ortamı tutuşturması veya mermi, fişek, ANFO gibi maddelerin büyüyen bir yangının içinde kalması sayılabilir.
 



5.1. Genel Değerlendirme

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak mesleki bilgi ve deneyimimiz doğrultusunda, yangın ve patlamalar konusunda kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuz bulunmaktadır. 2024 yılında yaşanan yangın ve patlamalar; şehir, firma, kayıp, fabrika türü, sektör ve oluş şekillerine göre incelenmiş, sonuçlar Ek-1’de detaylı biçimde sunulmuştur. Ekteki tabloda görüldüğü üzere, kazaların nedenleri ve firma isimleriyle ilgili medyada ciddi bilgi eksiklikleri bulunmaktadır. Bu nedenle, olayların sebepleri ve firma ölçeklerine dairkapsamlı değerlendirme yapılamamaktadır.

5.2. Tespitler

Araştırma sürecinde yangın ve patlama yaşandığı tespit edilen 720 firmadan yalnızca268’inin (%37) ismine ulaşılabilmiştir. Firma isimlerinin basında yer almaması çeşitli soruişaretleri doğurmaktadır. Ticari itibar kaygısıyla yapılan bu tutum, firmaların gerekli önlemlerialmasını engelleyebilir niteliktedir.

İstanbul gibi büyükşehirlerde, yangın ve patlamaların artık yerleşim alanlarının hemenyanında hatta içinde bulunan tesislerde meydana gelmesi, plansız sanayileşme ve yerleşimnedeniyle kent halkı için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yakın tarihte, 6 Şubat 2023’teyaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası İskenderun Limanı’nda çıkan vegünlerce söndürülemeyen yangın da bu riskin somut bir örneğidir. Olası Marmara Depremidüşünüldüğünde, bölgedeki sanayi tesislerinin yoğunluğu dikkate alınarak, deprem sonrasıoluşabilecek kimyasal tehlikelere karşı gerekli hazırlıkların yapılması elzemdir. Bukapsamda, Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak 2024 yılı içinde hazırladığımız“İstanbul’da Deprem Sonrası Kimyasallardan Kaynaklanacak Tehlikelere Karşı Rapor” ilekamuoyunu uyarmış bulunmaktayız. Sanayinin yoğun olduğu deprem bölgelerinde; olasıbüyük yangın ve patlamaların etkisinin azaltılması ve önlenmesi adına kamu kurumlarınınçalışmalarını hızlandırması gerekmektedir.

2024 yılında yaşanan 720 yangın ve patlamanın 134’ü Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB), 19’u OSB dışındaki sanayi bölgelerinde gerçekleşmiştir. 340 olayın yeri tam olarak belirlenemezken, 227’si sanayi dışı alanlarda meydana gelmiştir. Bu durum, özellikle kentle sanayinin iç içe geçtiği İstanbul gibi şehirlerde yaşam alanlarını ve ekolojik dengeyi ciddi şekilde tehdit etmektedir. Daha önceki açıklamalarımızda da vurguladığımız gibi; riskli üretim tesislerinin OSB’lerde toplanması ve yaşam alanlarının içinde yer almaması gerekmektedir.

OSB’ler kurulurken, bölgenin halk sağlığı, çevresel sürdürülebilirlik ve lojistik kapasitesidikkate alınmalı; karar süreçlerine meslek odaları, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşlarıdâhil edilmelidir. Aynı zamanda OSB’ler, yetkili kurumlar tarafından etkin şekildedenetlenmelidir. Basına yansıyan bilgiler incelendiğinde, yangın ve patlamaların çoğunun; elektriktesisatındaki sorunlar, kapalı alanlardaki uygunsuz çalışmalar, ekipman aşırı ısınması, yanıcımaddelerin usule aykırı depolanması, açık alevle çalışma kurallarına uyulmaması ve periyodik bakımların ihmal edilmesi gibi önlenebilir nedenlerden kaynaklandığı görülmektedir.

Endüstriyel yangınlarda, çalışanlar Acil Durum Planı’na uygun davranmalı ve hızla toplanmaalanlarına yönelmelidir. İçeride mahsur kalanların kurtarılması, yalnızca eğitimli ekipler veitfaiye personeli tarafından yapılmalıdır. Yangınların hızla yayılma, patlama ve zehirli,boğucu gazların ortaya çıkması riski taşıdığı unutulmamalı; müdahalede bulunacak ekipler,önce kendi güvenliklerini sağlamalıdır.
 
5.3. ÖNERİLER

Tüm bu bilgiler doğrultusunda, yangın ve patlamaların önlenmesi için kamuoyuna sunduğumuz önerilerimizi bir kez daha aşağıda paylaşılmaktayız:

1. Tesis büyüklüğüne bakılmaksızın tüm işletmeler gerekli yangın ve patlama önlemlerinialmakla yükümlüdür. 2024 yılında en az 29 kişi hayatını kaybetmiş, 138 kişi de yaralanmıştır.

2. 30 Nisan 2013 tarihli, 28633 sayılı ‘Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik’ gereğince işletmeler, patlamadan korunma dokümanı hazırlamalı, burada belirtilen kritik noktalara göre aksiyonlar almalıdır. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı patlamadan korunma dokümanı hazırlaması gereken firmaların listesini çıkararak hazırlamayanlara yaptırım uygulamalıdır.

3. Yangın ve patlamalar sadece tesisleri değil çevresindeki yapıları da etkiler Çevresindekiyapılar için de benzer riskler söz konusudur. Yangın/patlamanın etkisi ile çevredeki yapılarzarar görmekte ve can kaybı ya da maddi kayıplar yaşanmaktadır. Mevcut tesislerde komşuyapılarıyla aralarına set oluşturabilecek şekilde güvenlik önlemi alınması bir zorunluluktur.OSB’lerin ve fabrikaların kurulumunda yerleşim alanlarına yönelik riskler dikkate alınmalı,hali hazırda çalışan tesislerden de yerleri uygun olmayanlar tespit edilerek yerlerinindeğiştirilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır. Yer seçimi, risklerin belirlenmesi, denetim veeğitim konularında KMO daha önce defalarca açıkladığı gibi bilgi birikimini kamu yararınasunmaya her zaman hazırdır.

4. Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılıKimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanuna uygun olarak "Sorumlu Müdür"bulundurulması zorunludur. Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadarönem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanları hayata geçirmeleri gerekmektedir. 5. Yapılan araştırmalarda firma isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmaması, diğer firmalarıngerekli önlemleri almadan çalışmaya devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Bu bilgilerşeffaflık adına kamuya açık olmalıdır.

5. Yapılan araştırmalarda firma isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmaması, diğer firmalarıngerekli önlemleri almadan çalışmaya devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Bu bilgilerşeffaflık adına kamuya açık olmalıdır.


6. Büyük veya küçük ölçekli tüm endüstriyel kazaların takibi merkezi bir şekilde yapılarak, kazaların kök sebeplerini ortaya koyan raporlar, yangın ve patlamalar, uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmalı, bu raporlar şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu sürece
Kimya Mühendisleri Odası dahil edilmelidir. Raporlar sonucunda sorumluluğu ortaya çıkankişi ve kurumların etkin bir şekilde yargılanarak cezalandırılması sağlanmalı, maddi cezalarcaydırıcı nitelikte olmalıdır.

7. Özellikle büyük kentlerde birçok fabrika, atölye yerleşim alanları içinde kalmıştır. Plansızyapılaşma nedeniyle bu tür kazalarda can kaybı riski artmaktadır. Sanayi yerleşimleriyeniden planlanmalıdır.

8. Tehlikeli kimyasalların bulunduğu iş yerlerine yönelik bir risk haritası hazırlanmalıdır. Buçalışmalar yerel yönetimlerin, bakanlıkların, başta Kimya Mühendisleri Odası olmak üzereilgili örgütlerin ve bu risklere yakın yerlerde yaşayan halkın etkin katılımıylagerçekleştirilmelidir. Bu çalışma kamuoyu ile paylaşılmalıdır. 9. Elektrik yangınları, ortaya çıkan yangınların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Elektriktesisatlarının doğru montaj, periyodik bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılması,elektrikli çalışmalarda iş güvenliği kurallarının uygun hareket edilmesi gibi hususlara önemverilmelidir. Elektrik kaynaklarının haricinde statik elektrik kaynaklarının da patlamadankorunma dokümanına uygun olarak kontrol altına alınması özellikle patlamaların önlenmesiiçin kritik önemdedir.

10. Tehlikeli kimyasal kullanan iş yerlerinin ruhsatlandırma sürecine yerel yönetimler, itfaiyeve devlet kurumlarıyla beraber Kimya Mühendisleri Odası da dahil edilmeli, kullanılacakkimyasalların envanterinin tutulması, güvenli kullanım koşullarının sorgulanması gibikonulara denetimlerde daha fazla önem verilmelidir. 11. ABD’de faaliyette olan “Chemical Safety and Hazard Investigation Board (CSB)” ve bazıülkelerde de benzeri örnekleri bulunan özerk bir "Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu"ülkemizde de kurulmalı ve kazaları araştırarak kamuoyunu bilgilendirmelidir. Böylece kimyaendüstrisinin daha güvenli olmasına katkı sağlanacaktır.

11. ABD’de faaliyette olan “Chemical Safety and Hazard Investigation Board (CSB)” ve bazıülkelerde de benzeri örnekleri bulunan özerk bir "Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu"ülkemizde de kurulmalı ve kazaları araştırarak kamuoyunu bilgilendirmelidir. Böylece kimyaendüstrisinin daha güvenli olmasına katkı sağlanacaktır.

12. Kimyasal kazalarda müdahale süreci bilgi temelli olmalı, kararlar coğrafi bilgisistemleriyle desteklenmelidir. 13. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşum aşamalarında meydanagelecek her türlü emisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespiti yapılarak, olasıkazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye katkı sağlayacak il ve bölge bazında "TehlikeliKimyasal Maddeler Envanteri" çıkarılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasallarınenvanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır. 14. Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimyamühendisi istihdam etmeli ve kimya mühendisi sayısını arttırmalılardır.

13. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşum aşamalarında meydanagelecek her türlü emisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespiti yapılarak, olasıkazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye katkı sağlayacak il ve bölge bazında "TehlikeliKimyasal Maddeler Envanteri" çıkarılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasallarınenvanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

14. Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimyamühendisi istihdam etmeli ve kimya mühendisi sayısını arttırmalılardır.

15. Kimyasalların yönetimi ve denetimi ertelenmez! Önemli bir bölümü deprem bölgesindebulunan ülkemizde, yaşanacak büyük bir depremde tehlikeli kimyasallar, doğalgaz ve LPGtesislerinde yaşanabilecek bir kaza, depremin zararını arttıracak hatta çok daha büyük zararverebilme potansiyeli taşıyacaktır. Bu sebeple depreme hazırlık master planlarının sürekligüncel tutulması ve bölgesel bir eylem planı hazırlanması önem taşımaktadır. Şimdiye dekyapılan çalışmaların derlenmesi, kamuoyuyla paylaşılması ve eksiklerinin tamamlanmasıiçin vakit kaybına tahammül kalmamıştır. Bu konuda gerek Kimya Mühendisleri Odası’nıngerekse de yurt içi-yurt dışı pek çok kurumun yeterli birikimi ve çalışması vardır. KimyaMühendisleri Odası bu konuda görev almaya taliptir ve bu rapor aracılığıyla bir kez dahavurgulamaktadır.

16. Sigorta sektörünün bu rapordaki veriler ışığında projeksiyon yapması pek çok riskiazaltıcı bir etki oluşturacaktır. Kimya Mühendisleri Odası olarak sigorta sektörü ile ortakçalışmalar geliştirilmesinin önem taşıdığını düşünmekteyiz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllardabu rapor serimize sigorta firmalarının ve sektörel kurumların daha fazla veri sağlamalarınıumuyoruz.

17. Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelikgereği büyük endüstriyel kazaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilmesigerekmektedir. Bakanlığın bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kaç kazabildirimi yapıldığını ve bu kazaların içeriklerini kamuoyu ile paylaşmasının endüstriyel yangınve patlamaların önlenmesi konusunda faydalı olacağını belirtiriz.
 


















Kaynak: Bu  önemli  raporu hazırlayan ve Elektrik Tesisat Portalımızda  yayınlanmasına izin veren TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul şubemize  teşekkür ederiz.
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt