×

Başkaları İçin Kendimizden Vazgeçmek



Başkaları İçin Kendimizden Vazgeçmek
Levent Taşkın 

 
Toplum ve çevre baskısı bizde çok etkindir. Birçoğumuz için ‘’başkası ne der’’ düşüncesi kendimiz olmayı engeller. Ailemiz, çevremiz, arkadaşlarımız ve toplumun karşısında aykırı hareket etmekten ve kınanmaktan korkarız. Bu nedenle kendimize ait görüşlerimizi, davranışlarımızı, sevinçlerimizi, duygularımızı, hayal etiğimiz yaşamı yaşamaktan kendimizi men ederiz. Önemli olan takdir görmek, aykırı olmamak, ezik olmamaktır. Eziklik hissettirildiğinde veya dışlandığınızda yalnız kalma korkusu sarar benliğimizi. Tasdik veya takdir görmediğimizde kendimizi suçlu hisseder ve öz güvenimizi kaybederiz. Çoğu zaman başkasının istediği ve kurguladığı yaşamı yaşamayı bu ezikliği duymamak, çevremizden dışlanmamak veya onlara karşı aykırı olmamak için kabul ederiz. 

Buradaki temel düşünce kendimizden vazgeçmek ve kendimizin istediğini değil başkalarının istediği gibi yaşamaya çalışmaktır. Temelindeki korku, sindirilmişlik ve özgüven eksikliği hayatımız boyunca bizi mutsuz ve başarısız yapar. İçimizdeki cevheri, yeteneği, enerjiyi veya beceriyi ortay çıkarmadan, baskılanarak bir yaşam sürmeyi yeğleriz.

Bazen de insanların bizim onları önemsediğimiz kadar bizi umursadığını düşünürüz. Oysa herkes kendi çıkarının peşindedir. Çıkar ilişkisi doğduğunda kimse senin onları önemsediğin kadar seni önemsemez. Yanıldığınızı anladığınızda kırılır, darılır ve üzülürsünüz. Yine benzer beklentiyle devam eder ve her defasında umursanmadığınızı gördüğünüzde yıpranırsınız. Bu nedenle birilerini önemsediğinizde sizin de aynı önemsenmeyi karşınızdan görüp görmeyeceğinizi test edin. Aksi takdirde sürekli karşı tarafı önemsediğinizde ona fazla değer vermiş olursunuz. Verilen fazla değer karşı tarafı yükseltir, daha üstten bakmasına neden olabilir. Ama daha da önemlisi karşı tarafta alışkanlık yaratmış olursunuz. Karşınızdaki kişi artık önemsenmeyi ve öncelikli olmayı sizden sürekli bekler hale gelir. Sizin her an müsait olacağınızı ve her şartta sizi kullanabileceğini bilir. Artık verdiğiniz önemin bir farkı kalmaz ve bunu standartlaştırmış olursunuz. Siz bir defa bile onunla ilgilenmediğinizde size sitem eder ve tepki gösterir. Çünkü artık her zaman alıştırdığınız gibi her istediğinde yanında değilsiniz gibi sizi suçlar ve baskı altına alır. Bu nedenle vermek kadar almayı da bilmelisiniz. İlişki yönetimi bir alışveriştir. Tek taraflı almak veya ödün vermek sağlıklı bir ilişkiyi sağlamaz. Kullanılmaya açık, mutlaka kırgınlık yaratan, beklentileri karşılamayacak toksit bir ilişki oluşur. Taviz vermek, görmezden gelmek ve önemsenmediğini görerek beklentilerinden vazgeçerek ilişki yönetmek, sadece sizi kullanılmaya açık hale getirir. Bu tutumun ardında  özgüven eksikliği, dışlanma ve kabul görmeme korkusu gibi kişiliğinizin zayıf görünmesine neden olan etkenler mutlaka vardır. 

 

Çıkar elde etme, güç ve kariyer fırsatı, kıskançlık insanları bencilleştirir. Bencilleşen insan için öncelik kendisidir. Kıskanç insan için öncelik sizin başarısızlığınız ve kaybetmenizdir. Her ikisi de önceliklerine göre hareket eder ve sonuç aldığında sizin kaybınızdan dolayı üzülmez, kendi kazancı için mutlu olur. Bencil ve kıskanç kişilerin ruhsal yapıları çok farklıdır. Karşılarındaki kişi başarısız olduğunda onlar daha çok motive olur, vücutları mutluluk hormonu salgılar. Hepimizin aslında motivasyonu beklentilerimizin karşılanması, hedeflerimizin gerçekleşmesi ve ruhen güçlü olmamızla mümkündür. Kişiler kendileri mutsuz, huzursuz ve bezgin ise ne kendisine ne de çevresine faydalı olamaz. Bu nedenle önce kendimizi sağlıklı, huzurlu ve güvenli tutmayı başarmalıyız. Bunun için çevremiz veya başkalarının dayattığı gibi düşünmek, davranmak ve yaşamaktan kendimizi alıkoymalıyız. Kendimiz olduğumuzu ve kendi yarattığımız değerin, bilginin, faydanın, katkının önemini bildiğimiz sürece negatif insanlardan ve onların baskısından etkilenmeyiz. Bir grubun veya bir ortamın dışında olmak çoğu zaman kayıp değil, aksine kazançtır. O grupta kendiniz olmadan oraya uyum sağlamak adına harcayacağınız zaman sadece kişiliğinize, gelişiminize ve sağlığınıza zarar vermekle kalmaz, geride bıraktığınız insanları da kaybetmenize neden olur. 

İş yerlerinde veya özel hayatta sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler kurarak ilerlemek ve kendiniz olmak size insan biriktirmeyi sağlar. Bırakın kayıplarınız olsun, sizi dışlasınlar. Siz kazançlarınıza, değer gördüğünüz ilişkilere odaklanın. Başkalarının ne dediği değil, sizin ortama neler kattığınız önemlidir. Çevremizdeki veya iş hayatımızdaki insanların niceliği önemli değildir. Sosyal yaşamımız, işlerimiz veya çevremiz açısından niceliği yüksek bir iletişimimiz olabilir. Ancak ilişki ve iletişimde nicelikten çok nitelik önemlidir. Nitelikli ilişkiler ve nitelikli kişiler bizi geliştirir ve besler. Niteliğimizi ve yetkinliğimizi artırmaya, nitelikli ama az sayıda kişilerle çevremizde kalıcı ve sağlam duvarlar örmeye odaklanmak bizi güçlü kılar.
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt