Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye'nin Konumu Bölüm-3
.png)
Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye'nin Konumu
Bölüm-3
Gediz CÜRGÜL
Doç. Dr. Mehmet Nuri İNEL
Alp Kartal GÜREL
.png)
1.2. Küresel Eğilim ve Beklentiler Ne Yönde?
PwC’nin 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirdiği 27. ve 28. Küresel CEO Araştırmaları, ekonomi ve iş dünyası liderlerinin yapay zeka hakkındaki görüşlerini karşılaştırmalı bir perspektifle ele almamıza olanak tanımaktadır. Bulgular, yapay zekanın iş dünyasında nasıl konumlandığına, yöneticilerin bu alana dair beklentilerine ve bu beklentilerin ne ölçüde gerçekleştiğine ışık tutmaktadır. Her sene tüm dünyadan 4,700 civarı CEO ile yapılan bu araştırma, yapay zekanın yalnızca operasyonel süreçleri dönüş¬türmekle kalmayıp stratejik yönetişimden değer yaratma modellerine kadar geniş bir alanda etkili olduğunu ortaya koymaktadır. CEO’ların büyük bir kısmı, üretken yapay zekanın iş dünyasında oyun değiştirici bir rol oynadığını ve bu dönüşümün şirketlerinin sürdürülebilirliği için kritik bir önem taşıdığını belirtmektedir.
Henüz iki yıl önce iş dünyasının radarına giren üretken yapay zeka, yöneticiler için hızla stratejik bir öncelik haline gelmektedir. Bu trend, PwC’nin 28 yıldır küresel çapta CEO’lar ve iş dünyası liderleriyle gerçekleştirdiği araştırma ile de açıkça görülmektedir. Son iki yıldır üretken yapay zeka, bu araştırmanın en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkmakta ve iş dünyasında yarattığı ilgiyi gözler önüne sermektedir.
.png)
2024 yılında araştırmaya katılan küresel CEO’ların %70’i, önümüzdeki üç sene içinde üretken yapay zekanın şirketleri ve sektörleri için dönüştürücü etkisi olacağını belirtmiştir. Bu liderler, yapay zeka uygulamalarının yalnızca mevcut teknolojik altyapıyı geliştirmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda iş dünyasının temel paradigmasını değiştirdiğini vurgulamaktadır.
Yapay zeka, şirketlerin operasyonlarından ürün geliştirme süreçlerine kadar her aşamada değer yaratma yöntemlerini yeniden tanımla¬maktadır. CEO’lar, özellikle müşteri memnuni¬yetini artırmak, inovasyon döngüsünü hızlan¬dırmak ve pazardaki rekabetçi konumlarını güçlendirmek için yapay zeka teknolojilerini kritik bir araç olarak görmektedir.
2025 yılı sonuçlarına baktığımızda ise, iş dünyası liderlerinin üretken yapay zekanın olası etkileri konusunda 2024 yılında bir miktar iyimser öngörülerde bulunmuş olduklarını görüyoruz. Şirketler, üretken yapay zekadan somut faydalar elde etmeye başlamış olsa da gerçekleşen kazanımlar genel olarak 2024’te öngörülen seviyelerin bir miktar gerisinde kalmıştır. Buna rağmen, yöneticilerin bu teknolojiye duyduğu güven devam etmektedir. Küresel CEO’ların büyük bir kısmı, üretken yapay zekanın çalışanların zaman yönetimini daha verimli hale getir¬diğini belirtirken (%56) bazı şirketler için bu dönüşüm doğrudan finansal kazanımlara da yansımaktadır. CEO’ların %32’si üretken yapay zekanın gelir artışı sağladığını, %34’ü ise karlılığı olumlu yönde etkilediğini ifade etmektedir.
.png)
Önümüzdeki 12 ay içinde CEO’ların neredeyse yarısı (%49), üretken yapay zekanın şirketlerinin karlılığını artırmasını beklemektedir. 2024 yılı sonuçları incelendiğinde bu beklentinin benzer bir şekilde CEO’ların %46’sı tarafından paylaşılmış olduğunu görmekteyiz.
.png)
Araştırmanın iş gücü üzerindeki etkilerine ait bulguları incelendiğinde, üretken yapay zekanın henüz erken aşamalarında olmasına rağmen küresel çapta istihdam olanaklarında yaygın bir azalmaya yol açtığına dair herhangi bir güçlü kanıt bulunmamaktadır. Aksine, üretken yapay zeka yatırımları sonucunda iş gücünü geniş¬leten şirketlerin oranı, daraltanlara kıyasla daha yüksek görünmektedir. 2024 yılı araştırmasına göre, küresel CEO’ların %13’ü üretken yapay zekanın önümüzdeki bir yıl içinde şirketlerinde istihdam artışına yol açacağını öngörürken bu oran 2025 yılı için %17’ye yükselmiştir. Dikkat çekici olan, istihdamın bir yıl sonraki projek¬siyonlarda çalışan verimliliği, CEO verimliliği, kârlılık ve gelir arasında artış öngörülen tek alan olmasıdır. Bu bulgular, iş liderlerinin üretken yapay zekanın yalnızca iş süreçlerini dönüştür¬mekle kalmayıp aynı zamanda bazı alanlarda yeni istihdam fırsatları yaratma potansiyeline sahip olduğuna dair inançlarını koruduk¬larını göstermektedir. 2024 yılı araştırması, iş dünyası liderlerinin çalışanlarına bakışta ilginç bir ayrımı ortaya koymaktadır. İş gücünde belirgin bir azalma öngören sektörler incelendi¬ğinde, teknoloji şirketlerinin, şaşırtıcı bir şekilde madencilik ve inşaat gibi fiziksel operasyonların ağırlıklı olduğu ve üretken yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisinin görece sınırlı kaldığı sektörlerle benzer ölçüde azalma öngördüğü gözlemlenmiştir. Teknoloji şirketlerinin CEO’ları üretken yapay zekanın getirdiği yeni fırsat¬lardan yararlanabilmek için çalışanlarına yatırım yaparken diğer sektörlerin CEO’larının bu konudaki görüşlerinin ise taban tabana zıt olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum birçok liderin yapay zekayı, aynı işleri daha az çalışanla gerçekleştirmenin bir yolu olarak gördüğü şeklinde yorumlanabilir. Bu şirketlerin, maliyet savaşını kazanırken büyüme savaşını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceği ve dönüşümün en önemli ayağı olan inovasyondan feragat etmek zorunda kalabileceği değerlendirilebilir.
.png)
Kaynak: PwC 27. Küresel CEO Araştırması, 2024
Bununla birlikte, iş gücünün bu dönüşüme uyum sağlaması ve yeni beceriler geliştirmesi gerekliliği liderlerin en çok üzerinde durduğu konuların başında gelmektedir. Üretken yapay zekanın gerçek potansiyelini ortaya çıkara¬bilmek için çalışanların bu teknolojiyi ne zaman, nasıl ve hangi bağlamda kullanmaları gerek¬tiğini bilmeleri kadar olası riskleri de anlamaları kritik bir unsur olacaktır. Çalışanların yapay zeka ile çalışmayı öğrenmesi ve bu teknolojinin sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde faydala¬nabilecek beceriler geliştirmesi, işletmelerin uzun vadeli başarısı için temel bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.
2025 yılı araştırması sonuçları, her üç CEO’dan birinin yapay zekayı iş gücü ve yetkinlik strate¬jilerine entegre etmeyi planladığını göstermek¬tedir. İş liderlerinin neredeyse yarısı ise yapay zekayı (üretken yapay zeka dahil) teknoloji platformlarına, iş süreçlerine ve iş akışlarına entegre etmeyi en büyük öncelikleri arasında görmektedir.
2025 yılı araştırması sonuçları, her üç CEO’dan birinin yapay zekayı iş gücü ve yetkinlik strate¬jilerine entegre etmeyi planladığını göstermek¬tedir. İş liderlerinin neredeyse yarısı ise yapay zekayı (üretken yapay zeka dahil) teknoloji platformlarına, iş süreçlerine ve iş akışlarına entegre etmeyi en büyük öncelikleri arasında görmektedir.
.png)
Ancak dikkat çekici bir şekilde, CEO’ların neredeyse üçte biri, yapay zekanın temel iş süreçlerine entegrasyonu konusunda sınırlı bir güven duyduklarını belirtmektedir. Bu durum, üretken yapay zekanın hızla yaygınlaşmasıyla birlikte sunduğu verimlilik ve dönüşüm fırsatla¬rının yanı sıra, potansiyel riskler ve olası olumsuz sonuçlara yönelik endişelerin de yöneticilerin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu göster¬mektedir
.png)
Araştırmaya katılan CEO’lar arasında bu kaygılar belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır. Örneğin, 2024 yılı sonuçlarına göre üretken yapay zeka konusunda CEO’ların en büyük endişesi, siber güvenlik riskleri olmayı sürdürmektedir. Katılımcıların yarısından fazlası bu teknolojinin şirketlerinde dezenformasyonu artırabileceğini ifade etmiştir. Ayrıca, CEO’ların üçte biri, üretken yapay zekanın önümüzdeki 12 ay içinde belirli müşteri ve çalışan gruplarına karşı önyargıları artırabileceğini veya mevcut kalıplaşmış algıları pekiştirebileceğini düşünmektedir. Bu durum, yapay zekânın beslendiği verilerdeki mevcut önyargıların fark edilmeden korunması veya daha da güçlenmesi kaynaklı bir endişe olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani, eğer yapay zekâya öğretilen bilgilerde belirli kalıplaşmış düşünceler veya hatalı varsayımlar varsa, bu teknolojinin zamanla bunları tekrarlama ve hatta pekiştirme riski bulunmaktadır.
Buna karşılık, başka bir üçte birlik kesim ise bu görüşe katılmamış, ancak üretken yapay zekanın organizasyonlardaki kapsamı ve karmaşıklığı arttıkça önyargı konusunun daha fazla dikkat çekeceği yönünde bir beklenti ifade etmiştir.
İlginç bir şekilde, üretken yapay zekayı geniş ölçekte kullanan şirketlerdeki liderlerin bu teknolojilere aşinalık düzeyinin artması, risk algısını önemli ölçüde azaltmamaktadır. Bu durum, üretken yapay zekanın organizasyonel adaptasyon sürecinin yalnızca teknik ve operasyonel bir mesele olmadığını, aynı zamanda etik, güvenlik ve sorumlu kullanım gibi daha stratejik bir çerçevede ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Küresel iş liderleri arasındaki eğilim bu şekildeyken Türkiye’de özel sektörün yapay zekaya ilişkin eğilim ve beklentilerini anlamak, küresel iş dünyasındaki bu dönüşüm dalgasına nasıl bir perspektifle yaklaştığımızı ortaya koymak açısından büyük önem taşımaktadır. Küresel CEO’ların eğilimleri ve stratejik öncelikleri, Türkiye’deki şirketler için hem bir rehber hem de bir karşılaştırma noktası sunmaktadır. Ancak, Türkiye’nin kendine özgü ekonomik, kültürel ve sektörel dinamikleri yapay zeka teknolojilerinin benimsenmesi ve etkisi açısından farklı bir bağlam oluşturmaktadır. Bu nedenle, küresel trendlerin yerel dinamiklerle nasıl harmanlanabileceğini anlamak ve Türkiye özelindeki fırsatları ve zorlukları belirlemek, özel sektörün rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için kritik bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır.
Buna karşılık, başka bir üçte birlik kesim ise bu görüşe katılmamış, ancak üretken yapay zekanın organizasyonlardaki kapsamı ve karmaşıklığı arttıkça önyargı konusunun daha fazla dikkat çekeceği yönünde bir beklenti ifade etmiştir.
İlginç bir şekilde, üretken yapay zekayı geniş ölçekte kullanan şirketlerdeki liderlerin bu teknolojilere aşinalık düzeyinin artması, risk algısını önemli ölçüde azaltmamaktadır. Bu durum, üretken yapay zekanın organizasyonel adaptasyon sürecinin yalnızca teknik ve operasyonel bir mesele olmadığını, aynı zamanda etik, güvenlik ve sorumlu kullanım gibi daha stratejik bir çerçevede ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Küresel iş liderleri arasındaki eğilim bu şekildeyken Türkiye’de özel sektörün yapay zekaya ilişkin eğilim ve beklentilerini anlamak, küresel iş dünyasındaki bu dönüşüm dalgasına nasıl bir perspektifle yaklaştığımızı ortaya koymak açısından büyük önem taşımaktadır. Küresel CEO’ların eğilimleri ve stratejik öncelikleri, Türkiye’deki şirketler için hem bir rehber hem de bir karşılaştırma noktası sunmaktadır. Ancak, Türkiye’nin kendine özgü ekonomik, kültürel ve sektörel dinamikleri yapay zeka teknolojilerinin benimsenmesi ve etkisi açısından farklı bir bağlam oluşturmaktadır. Bu nedenle, küresel trendlerin yerel dinamiklerle nasıl harmanlanabileceğini anlamak ve Türkiye özelindeki fırsatları ve zorlukları belirlemek, özel sektörün rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için kritik bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır.
.png)
Bundan sonraki bölüme "Türkiye’de Özel Sektörün Üretken Yapay Zekaya Yaklaşımı" ile devam edilecektir.
Kaynak:
Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye’nin Konumu © 2025, TÜSİAD
Tüm hakları saklıdır. Bu eserin tamamı ya da bir bölümü,4110 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı FSEK uyarınca,
kullanılmadan önce hak sahibinden 52. Maddeye uygunyazılı izin alınmadıkça, hiçbir şekil ve yöntemle işlenmek,
çoğaltılmak, çoğaltılmış nüshaları yayılmak, satılmak, kiralanmak, ödünç verilmek, temsil edilmek, sunulmak, telli/telsiz ya da başka teknik, sayısal ve/veya elektronik yöntemlerle iletilmek suretiyle kullanılamaz.
ISBN 978-605-165-068-5
Yazarlar: Gediz CÜRGÜL, Doç. Dr. Mehmet Nuri İNEL, Alp Kartal GÜREL
Yayına Hazırlayanlar: Dr. Nurşen NUMANOĞLU, Yasemin E. AVCI, Özge SARI
Dizgi ve Sayfa Uygulama: Typika
Kapak Tasarımı: PwC Türkiye
Bu raporun ETP Portalımızda yayını ile ilgili bize izin veren TÜSİAD'a teşekkür ederiz.
.png)
Paylaş:
SON YAZILAR
ETP Yangın Güvenliği Teknik Kılavuzlar Bölüm-3
07 Nisan 2026
Operasyonel Teknoloji (OT) için Sıfır Güven - Bölüm 3
06 Nisan 2026
Türkiye, Dünyanın En Az Gülümseyen Ülkesi!
05 Nisan 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT




























