×

İletişim ve Uygulamada Yöneticilerin Sorumlulukları



İletişim ve Uygulamada Yöneticilerin Sorumlulukları

Levent Taşkın
 
[Yayım Tarihi: 26 Aralık 2025] 

Lider bir yönetici vizyon sahibi olmalıdır, stratejiler ve bunlara ait eylem planları oluşturmalıdır, yenilikçi olmalıdır ve çalışanlar için ilham verici olmalıdır. Çoğu zaman kişiler bu vasıflara sahip olunduğunda işlerin başarıyla yürüyeceğine inanırlar. Bu şekilde düşünen ve kendini buna kodlayan bir yönetici, ‘’Yönetmek’’ kelimesindeki yönetim yetkinliğinin ya da ‘’Liderlik’’ kelimesindeki yol göstermenin önemini dikkate almamış olur. Bunu düşünürken aslında kendisini uygulamadan sorumlu tutmaz. Oluşturduğu stratejilerin veya hedeflerin çalışanlar tarafından yapılmasını bekler.  

Öncelikle lider yönetici kendi vizyonuna, stratejilerine ve hedeflerine çalışanları ortak etmelidir. Onların bunu içselleştirmesini sağlamalıdır, bunun için destek olmalı ve yol göstermelidir. Yoksa hiç kimse aynı hedef doğrultusunda iş birliği yapmakta veya aynı oranda işi önemsemekte eşit davranamaz, kişiler kendi içerisinde koordine olamazlar. Bir orkestra şefine ihtiyaç vardır.

 
 Kuralların tanımlanması, sorumlulukların belirlenmesi, görüş alışverişleri, periyodik toplantılar, aksayan yönler ve çözümler, görev dağılımları, yapılan işlerin sonuçlarının ölçülüp değerlendirilmesi, geri bildirimler ve analizler olmazsa sonuç çıkmaz. Lider yöneticinin görevi sonuç almaktır. Sadece strateji geliştirmek veya projeler üretmek değil, uygulamaya da liderlik ederek sonuca ulaşılmasını sağlamaktır. Bir stratejiyi uygulamaya geçirmek, bunu uygulanabilir adımlara dönüştürmek yetkinlik, analitik düşünme, bilgi ve tecrübe gerektirir. Uygulamadaki kişilerle iletişim, çalışma metotları, onların koordine edilmesi ve ilerlemenin gözden geçirilmesinde lider yönetici işin içerisinde olmalıdır.

Uygulama, çalışanların yönlendirmeden ve desteklemeden yapabilecekleri sıradan bir eylem değildir. Uygulamadaki başarısızlık stratejilerin ve hedeflerin gerçekleşmemesi demektir. Yönetici uygulamada rol alırken her işe karışacak ve her detayla ilgilenecek şekilde kendisini konumlamamalıdır. Uygulamanın planlaması ve ilerlemesini takip edecek, ekip liderleri ve çalışanlarla düzenli bilgilendirmelerin ve geri bildirimlerin yapılacağı ortamları yaratarak ilerlemeyi kontrol edecek, yönlendirmelerini yapacak veya çözüm için önerilerin oluşmasını sağlayacaktır. Aksamalarda, çözüm üretilemeyen durumlarda veya istenmeyen sorunlarda liderliği ele alacak ve aksayan kısımlara destek olacaktır. 

Gerek stratejilerin hayata geçirilmesinde gerekse uygulamanın başarısında diğer önemli bir etkende yöneticinin iletişim becerisidir. Alçakgönüllü, yapıcı, teşvik edici, şeffaf ve net bir iletişim dili sonuç almada çok etkilidir. İş hayatında kurulacak olan iş ilişkisi duygusal iletişimden daha çok işin yürütülmesine ve sonuç alınmasına yöneliktir. İşin sağlıklı yürütülmesi, kontrolü, analizi ve beklentilerin ifadesi için net ifadeler kullanılarak iletişim kurulur. 

Karşımızdaki insan konuşurken, dinlemeliyiz; kendi cevabımızı düşünmeksizin, öne sürülen fikirlere konsantre olmalıyız. Fikri olan insanlar dinlemektense, konuşma konusunda çok daha isteklidirler. Bu da iletişimde en büyük hatayı beraberinde getirir. Hem personeli hem müşterileri önce dinlemeyi bilmeliyiz; sonra isteklerine yönelik kısa bir özet yapıp, anlaşılabilirliği kontrol ettikten sonra görüşümüzü veya çözümümüzü sunmalıyız. İyi bir iletişim kurulması ve gerektiğinde anlaşılabilirliğin kontrolü sayesinde herkes kendinden ne istendiğini bilir ve hedefler doğrultusunda hareket edebilir. Aksi durumda ise kişiler kendilerinden ne istendiğini tam anlamıyla anlayamaz, hatalar yapılır, herkes birbirini suçlar, zaman ve müşteri kayıpları yaşanır, iş akışı yavaşlar ve verimsiz bir çalışma ortamı meydana gelir.

Yöneticiler iletişim kurarken kesinlikle ön yargılardan uzak durmalı, dürüst olmalıdır. Önyargı doğru karar vermeyi, sağlıklı iletişim kurmayı, hakkaniyetli ve adaletli davranmayı engeller. Bizleri yanlış kararlara yöneltir; konuyu ve kişiyi analiz etmeden başkaları tarafından kolayca yönlendirilmeye ve temeli olmadan fikirlerimizin oluşmasına neden olur. Önyargımız kişiyi ya da olayı şeffaf ve her yönüyle değerlendirmemize engel olur. Eğer önyargılarımız varsa, görmek istediğimiz şeyi görmeye eğilimliyizdir. Aynı şekilde biri istemediğimiz bir şey söylemeye çalışıyorsa onu da duymayız. Yönetici isek kesinlikle önyargılarımızın farkında olmalıyız. Bununla birlikte yönetici sağlıklı bir iletişim kurmak adına doğru ifadelerde bulunmalı, örtülü mesajlar vermek yerine şeffaf, açık ve net olmalıdır. Bütün bu iletişim sürecinin doğru bir şekilde yönetilmesi, kişiler arasında iletişimin sağlıklı yürütülmesini sağlayabileceği gibi, çalışma ortamı içerisinde kopukluk yaşanması durumunu engeller ve bir bütünlük sağlar. Kurulan bu bütünlük ise kurum başarısına etki eder. Bu doğrultu da çalışanlar iş ortamında daha huzurlu, verimli ve şirkete bağlı olacaktır.
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt