×

Elektrik Tesisat Tasarımlarında Modern Yöntem


Elektrik Tesisat Tasarımlarında Modern Yöntem


Celal Aktaş


Tasarım firmalarının hazırlayacağı projelerin hangi içerikte olması gerektiği -ilgili standart atıfları eksikleri olmakla birlikte- Elektrik İç Tesisleri Proje Yapım Yönetmeliği içerisinde detaylı           olarak tarif edilmiş durumdadır.  Yönetmelikte her bir seviye için ayrı ayrı olarak verilmesi gereken çizim/hesaplar çok açık olarak belirtilmiş olmasına rağmen, en üst seviyede olduğu söylenen projelerde dahi hem hesap hem de detay eksiklerine maalesef sıkça rastlanılmaktadır. Tasarım sırasında çeşitli sebeplerle hiç yapılmayan ya da eksik bırakılan bu içeriklerin en büyük olumsuz etkisi ise uygulama firmasına olmaktadır. Çünkü işveren açısından bakıldığında, bir proje yaptırmış ve bunun da bedelini -kendince fazlasıyla ödemiştir; yine bedelini ödemekte olduğu uygulama firmasının kendisine verilen bu projeleri maliyet arttırıcı herhangi bir yola sapmadan harfiyen uygulanmasını beklemektedir ve bu en doğal hakkıdır. Ancak uygulama firması projelerin eksik yönleri olduğunu belirterek çoğu kez bu eksiklerin tasarım ve/veya uygulama ilavesi yapılarak giderilmesi gerektiğini söylemektedir ve işveren bu problemlerin çözümünü tasarımcıdan beklemesi gerekirken yükleniciden beklemekte ve bu da işveren açısından ilave maliyetler anlamına gelmektedir. Hatta çoğu zaman da bedelsiz olarak uygulama firmasından talep etmekte ya da eğer kendi bünyesinde çözüm bulamıyorsa ve/veya dışarıdan bu konuların çözümü için bir destek almıyorsa en çok rastlanan cevap “eldeki projelere uyun” şeklinde olmaktadır. Bu durumda da, tesisin/işletmenin başına gelebileceklerinin anlatılabilmesi ve sonrasında çözümü için de uzun mesailer harcanması gerekmektedir.


Ülkemizde Elektrik İç Tesisleri Proje yapım Yönetmeliği (03.12.2003 tarih ve 25305 sayılı R. Gazete’de yayınlanmıştır) yürürlüktedir ve burada hem tasarımcı hem de uygulayıcı firmanın            “çizim ve hesap” sorumlulukları ayrı ayrı ve detaylı olarak belirlenmiştir. Yurtdışında ise çeşitli kurum ve kuruluşların benzer şekilde aşamaları ve bu aşamaların içeriklerini tarif eden yayınları vardır. Örneğin RIBA (Royal Institute of British Architects) için Stage C içerisinde, AIA (The American Instıtute of Architecs) “4. Design Development” bölümünde tasarım işlerinin her aşamasında nelerin çözülmesi gerektiğini açıklamaktadır. BSRIA (Building Services Research and Information Association) BG6/2018 Design Framework For Building Services-5th edition” dokümanı içerisinde, RIBA verilerine dayanılarak açıklanan Stage 4 -Technical Design bölümünde “İnşaat aşaması sırasında, sahadan kaynaklanacak olan ufak çaplı sorgular                           (incelemeler sonrası gerekebilecek basit değişiklikler) dışında, tüm tasarım işleri tamamlanacaktır.” (1)  denilmektedir. Benzer şekilde projelerin aşamalarını tarif eden ve tamamlanma aşamalarını yüzdeler olarak parçalara bölmüş olan çeşitli yayınlar örnek olarak verilebilir. Tüm bu tanımlamaların ve bağlı aşamalarının ortak ve ayrışan noktalarının incelenmesi ayrıca ele alınması gereken bir konudur.

Öte yandan, birçok gelişmiş ülkede artık neredeyse yasalara da girmiş olan BIM (Building Information Modelling-Yapı Bilgi Modellemesi) ise; binanın kazı aşamasından bütün yapımına             ve hatta ömrü tamamlandıktan sonra yıkılmasına kadar geçen tüm sürecinin çevreye olan etkileri de dahil olmak üzere dijital olarak kayıt altına alınması ve sürekliliğinin sağlanmasını amaçlar. Bunun da belli aşamaları vardır ve bu aşamalardan en basiti ise, çizimlerin bütün disiplinler tarafından kullanılan ortak bir platform (çizim) üzerinde hazırlanması gerektiğini belirtir. Sadece çizimlerin yapıldığı bu aşama BIM içerisinde 3D (Seviye 3) olarak tarif edilir. Bunun bir ileri aşaması olan 4D; hazırlanmış olan bütün çizimlerle iş programının entegre edilmesi, 5D ise çizim        ve iş programı olarak entegre haldeki bilgilerin maliyet analizlerinin yapılması seviyesini tarif etmektedir. Artık bu aşamada, çizimde her bir ürünün tam olarak konumu bellidir, bu ürün bütün özellikleri ile tanımlanmıştır ve sipariş aşamasından itibaren hangi tarihte yerine monte edileceği bile belirlenmiş durumdadır.

BIM açısından en basit seviye olan 3D içerisinde de, çizimlerin hangi detayları içermesi gerektiği LOD (Level of Detail veya Level Of Development – Detay seviyesi) yapısı içerisinde tarif edilmiştir.




BIM ile tarif edilen tasarım detay seviyelerini ülkemiz için geçerli olan kurallarla karşılaştırmaya veya daha doğrusu ilişkilendirmeye çalışalım. Elektrik İç Tesisleri Proje yapım Yönetmeliği’ne göre; “tasarımcı” tarafından hazırlanan projenin adı Kesin Proje’dir. Bunun tanımı ve ilgili maddesi; (Eğik yazılar doğrudan yönetmelikten alınmıştır.)

c) Kesin proje: Elektrik tesislerinin ön projede belirlenen sistemlere uygun nitelikte nasıl yapılacağını detaylı olarak tarif eden açıklama, çizimler, teknik özellikler, hesaplar ve şartnameler ile tamamlayıcı dokümanlardan oluşur.

Kesin projeler belirli bir markaya göre yapılmayacak, en yaygın kullanılan sistemler göz önünde tutulmalıdır. Kesin projede en az aşağıdaki bilgilerin bulunması gereklidir

Şeklindedir.

Uygulama Projesi (Yapım çizimleri ve hesapları) başlığının açıklamasında Tesisin yapımına başlanmadan önce, imalatçı firmaların seçilen cihazlarının tip ve ölçüleri kullanılarak elektrik işleri yüklenicisi tarafından hazırlanacak projelerdir. …..kullanılacak seçilmiş cihazların son yerleşimi ve kesin boyutlandırılması ancak bu hesaplar ve çizimlerle mümkün olur.

Denilmektedir. Bunun alt açıklaması ise

1) Kesin proje aşamasında, seçimine karar verilen cihaz ve malzemelerin boyut, tip ve teknik değerlerinde işin gereği sonucu (işverenden veya diğer bağlı disiplinlerden kaynaklanan) ortaya çıkan değişiklikler,

2) Tipi, boyutu, teknik değerleri kesinleşmiş olan cihazlara göre kesin projede verilemeyen hesap, yerleşim, detay ve benzeri,

Şeklindedir.

Dolayısıyla, Tasarım firması yaklaşık boyutlara ve standart hale gelmiş özelliklere göre tek markaya bağımlı kalmayacak şekilde bütün detayları ile projelerini hazırlamalıdır. Uygulama firmasının bu projeler üzerinde yapabileceği şeyler çok sınırlıdır ve bunlar da satın alınacak markanın belirlenmesi sebebiyle oluşacak farklılıkları proje içerisine işleyerek uygulama projesini (Shop Drawing) oluşturmaktır. Bu durumun gerçekleşebilmesi için bütün koordinasyonun bitmiş olması gerekir; ancak bu şekilde genel değişikliklere ihtiyaç duymadan marka, tip, özellik vb. türü konular projelere aktarılabilir. Hazırlanan projeler bu konular çözülmeden teslim edildiği taktirde uygulama firmasının yapacağı çalışmalar artık “tasarımı değiştirme” aşamasına gelir ki bu da tasarım sorumluluğuna ortak olunması durumunu doğurur.

Aynı konulara BIM olarak bakıldığında ise, LOD 200 seviyesi için D50 Electrical bölümü içerisinde D5010-Facility Power Generation kısmında LOD 200 seviyesinde cihazın yaklaşık boyutları, yapısı ve konumu ile ilgili bilgilerin çizimde yer alması gerektiği tarif edilmektedir. LOD 300 seviyesinde ise bunlara ilave olarak cihazın bakımı için gereken açıklıkların ve varsa ilgili diğer ekipmanların da çizimlerde yer alması gerekmektedir.



Jeneratör için tarif edilen yukarıdaki durum hemen hemen bütün cihazlar ve tesisatlar için de geçerlidir. Örneğin kablo kanalları için LOD 200 seviyesi verilerinin ne olduğu incelendiğinde, D5030.10-Branch Wiring System içerisinde LOD-200 seviyesi için yazan şeyler jeneratör için yazılanlarla birebir aynıdır. Dolayısıyla en basit seviyede bir proje hazırlanıyorken bile kablo kanalının genişlik ve yüksekliği proje içerisinde yer almak zorundadır.



Yukarıda görüldüğü üzere, LOD 350 seviyesine gelindiği durumda ise kablo taşıyıcılarının askıları da çizimlere aktarılmak zorundadır.

Dolayısıyla, herhangi bir bina için kablo kanalı projesi hazırlayan firma, üzerinde yer alacak kabloların sayısı, yapısı ve bunun hesaplarına bağlı olarak kablo kanalı genişlik ve yüksekliğini net olarak belirlemek ve bu ölçüleri de hazırlayacağı model içerisinde göstermek zorundadır.   Bu durumda LOD 200 ve üstü seviyede tasarım dokümanı hazırladığını söyleyen bir tasarımcı, cihazların en azından boyutlarını ve genel yapısını hazırlayacağı model içerisine koymak dururumdadır. Zaten yine RIBA Stage-4 Technical Design içerisinde “Çizimler, kurulum, işletmeye alma, bakım ve değiştirme çalışma alanı ve bunların metodolojileri için gerekli boşlukları bırakacak şekilde olmalıdır. (2)  ve Çizimler mekânsal olarak koordine edilmeli ve monte edilen sistem bileşenleri arasında fiziksel bir çakışma olmamalıdır. Kritik boyutlar, sıfır seviyeleri ve çevrilme seviyeleri sağlanmalıdır. (3) denmektedir.      Aynı durum mekanik, mimari vb. gibi diğer disiplinler için de geçerlidir. Tasarımcı(lar) bu cihazları iç içe koyamayacağına göre, çizimi yapılan tüm ekipman, taşıyıcı vb. ‘nin diğer mühendislik sistemleri ve mimari ile hiçbir çakışma olmayan bir yapıda teslim edilmek zorundadır.

Bu durumda ilave olarak çakışmanın da tanımını yapmak gerekir. Çakışmalar için BSRIA (Building Services Research and Information Association) BG6/2018 Design Framework For Building Services-5th Edition” içerisinde bulunan tanım: Kurulum, erişim veya bakım için aynı alanı kullanan farklı iki ekipman (4) şeklindedir. Bu tanıma göre ekipmanların “fiziken birbirinin içine girmiş şekilde” çizilmeleri bir yana, bakım alanlarının birbirini kesiyor olması bile “çakışma” olarak tanımlanmaktadır. Elbette bazı çakışmalar sistemi etkilemekte ama bazıları da kabul edilebilir düzeyde olmaktadır ve en azından tasarımın devam etmesini engelleyecek önemde değildir. Tanımlara göre;

Kritik Çakışmalar: tasarımın ilk aşamalarında giderilmelidir.

Orta Düzey çakışmalar: Dizaynın devamın için bir engel oluşturmamaktadır. İleriki dizayn aşamalarında çözülebilir.

Kabul edilebilir çakışmalar: Dizayn modeli içerisinde çözülmesi gerekli olmayabilir.



Hangi çakışmaların kabul edilebileceği konusunun açıkça tarif edildiği diğer bir bölüm ise “BSRIA 5th edition” içerisinde Stage 4 açıklamalarında verilen çizimdir.





Görüleceği üzere, buradaki çakışmalar ancak küçük borularda ve bölgesel olarak çözülecek şekilde yeterli alan kalması şartı ile çakışmalar ancak kabul edilmektedir. Bunun dışında cihazların yerlerinin değiştirilmesi ya da güzergâh revizyonu gerektirecek türdeki çakışmalar tasarımcı tarafından çözülmek durumundadır.

BIM’in 3D seviyesi ve bunun içindeki LOD kuralları ile yönetmelikte yazanlar bir arada ele alınırsa, tasarım firması -marka bağımsız olmak kaydı ile- cihazları ve tesisatları bütün boyutları ile projeye yani çizimlerine yansıtmak zorundadır. Çizilenlerin mimariye veya statiğe uygun olmaması ya da bunlara adapte edilmemiş olması gibi bir durum düşünülemeyeceğine göre, projeci yerleşimi diğer disiplinler dikkate alınmadan yapılmış bir çizim teslim edemez; dolayısıyla sistem ve cihazların birbiriyle çakışmama halini kendiliğinden oluşur. Bu da zaten tasarımcı tarafından hazırlanan çizimle içerisinde BIM 3D seviyesinin sunduğu olanaklar çerçevesinde çakışma raporu (clash report) alındığında hiç sorun olmaması yani SIFIR ÇAKIŞMA anlamına gelir. Alınan rapor içerisinde bulunan çakışmaların kurallarda tanımlandığı şekilde “kendi alanında çözülebilecek küçük çakışmalar” olarak kabul edilmesi veya edilmemesi kişisel bir karar olarak tanımlanabileceğine göre, projelerin kişisel kararlara bağlı olmaktan çıkarılabilmesi için de “sıfır çakışma” kuralı çerçevesinde hazırlanması gereklidir.  Uygulama firmasının bu işteki görevi ise kendisine verilen “kesin proje” aşamasını alıp bunun üzerine kullanacağı marka ve modele uygun cihazları koymak ve yeni boyutlar sonrasında çıkacak olan olası problemleri gidererek uygulama Projesi (Shop drawing) hazırlamaktır.

SONUÇ: Tasarım firmasının tamamlayıp vermesi gereken içerik (ve hesaplar) yönetmelikte zaten verilmiştir. BIM olarak ise, en basit aşamadan en üst seviyedeki uygulama projesine kadar bütün içerik tanımlanmaktadır. İster BIM, ister 3D ve ister 2D (2 boyutlu) çizim programlarıyla hazırlanmış olsa bile tasarımcı eğer “kesin proje” teslim ediyorsa küçük-büyük bütün cihaz ve tesisatlarını diğer disiplinler ile hiçbir çakışma olmayacak şekilde düzenlemek zorundadır.  Tasarımın gerçekte sahip olması gereken bu kapsamı verebilmek ise 2 boyutlu çizim yerine BIM’in en basit aşaması olan 3 boyutlu çizimlerle sağlıklı ve hızlı olarak oluşturulabilir.  

KAYNAKLAR:

  1. İNŞAAT PROJELERİNDE ETKİN BİR BIM UYGULAMASI İÇİN KATILIMCILAR ARASINDAKİ BIM PROTOKOLLERİNİN İNCELENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ -YÜKSEK LİSANS TEZİ-BİRGÜL KOPUZ

  2. 2013-Level Of Development Specification – BIMFORUM

  3. ELEKTRİK İÇ TESİSLERİ PROJE HAZIRLAMA YÖNETMELİĞİ- 2003




AÇIKLAMALAR:

(1)All aspects od design will be completed, apart from minor queries arising from the site during the construction stage.

(2)The drawing should make allowance for installation, commissioning, maintenance and replacement working space and methodologies.

(3)The drawings should be spatially coordinated and there should be no physical clashes between the system components when installed. Critical dimensions, datum levels and invert levels should be provided.

(4) Two distinct elements ocuupying the same space. Space for Access, installation and maintenance must also be alloved for.

Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt