×

Elektrik Tesisat Tasarımının Bugünü ve Geleceği


Elektrik Tesisat Tasarımının Bugünü ve Geleceği


Cihan Karamık




Güvenlik, süreklilik, verimlilik, çevrecilik, ... Her şey doğru tasarımla başlar. Her konuda böyle ama söz konusu olan elektrikse bu daha da önemlidir. Tasarım yetkin ellerde yapılmışsa bilirsiniz ki yaşam alanlarınızda veya tesislerinizde can ve mal güvenliği sağlanmıştır. Aşırı yüklenme mi? Kısa devre olayı mı? Kaçak veya artık akım mı? Hiçbiri sorun değil. Çünkü bilirsiniz ki tüm hesaplamalar özenle yapılmıştır, ilgili standartlar doğrultusunda gerekli koruma önlemleri alınmış ve olabilecek tüm hatalara karşı elektrik tesisatınız gerekli koruma cihazlarıyla donatılmıştır. Enerjinizin kesintiye uğramaması, yani sürekli olması da garanti altındadır. Standartlara ve gereksinimlere uygun olarak yedek kaynaklarınız seçilmiş, yük atma senaryolarınız tasarlanmıştır. Tesisatın güzergâhı ve ağırlık merkezi öyle kurgulanmıştır ki, gerek ilk yatırım maliyeti, gerekse tesisatın yaşam döngüsü boyunca oluşacak maliyeti en iyi şekilde optimize edilmiştir. İşletmedeki I 2 R kayıpları minimize edilmiştir. Kullanıcının işletmede parasal tasarruf sağlaması garanti altına alınmıştır. Tesisat öyle yenilikçi tasarlanmıştır ki her noktanın izlendiği, gerektiğinde uzaktan kontrol edildiği, toplanan bilgilerle enerjinin etkin kullanımına yönelik çalışmalarının geliştirilebildiği bir proje tasarlanmıştır.

Ve sürdürülebilirlik. Geleceğimizi riske etmeyecek sürdürülebilir binaların, endüstriyel tesislerin ve altyapı tesislerinin yapımı da ancak sürdürülebilirlik kriterlerine göre yapılmış tasarımlara bağlıdır. Kısacası tasarım her şeydir. Doğru tasarım varsa canlarımız ve mallarımız güvende demektir, yangın güvenliği var demektir, ülkemizin kaynakları doğru kullanılıyor demektir. Yenilikçi tasarım varsa yapılan AR-GE çalışmaları uygulamaya geçiyor demektir.

Peki doğru tasarım için, standartlara uygun ve hatta standartlar üstü tasarım için ne gerekiyor. Bunun önünde engeller var mı? Gelecek vizyonumuz nedir? Geleceğin projeleri nasıl olacak ve bunun için odaklanmamız gereken konular nelerdir? Merak ettiğimiz tüm bu soruların cevaplarını almak ve sektöre ışık tutmak için Schneider Electric olarak bir “ortak akıl” toplantısına ev sahipliği yaptık. Amacımız proje dünyasının bugününü ve yarınını konuşmaktı. Bugün yaşadığınız sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerileriniz nedir diye sorduk. Sonra, gelecek için ne düşünüyorsunuz dedik. Geleceğin projeleri nasıl olacak dedik. Çok verimli ve faydalı tartışmalar oldu. Bu tartışmalardan türettiğimiz bazı konuları ben bu yazıya taşıdım. İnanıyorum ki bu konularda farkındalık oluşturabilirsek ve tüm meslektaşlarımızla işbirliği içerisinde hareket edebilirsek, karanlığa söylenmek yerine bir mum yakmış olacağız. Ben peşinen bu samimi çabaya tüm paydaşları davet ediyorum. Ayırt etmeksizin kamuyu ve özel sektörü... Yatırımcıyı, tasarımcıyı, uygulamacıyı, tedarikçiyi, kullanıcıyı...bireyleri, kurumları ve tüzel kişilikleri…mühendisleri, teknikerleri ve teknisyenleri...

Tartışmamızı dört ana aşama için ayrı ayrı gerçekleştirdik. Birinci aşama proje müelliflerinin proje yapım işini almalarından tekliflerini iletme aşamasına kadar geçen süreyi kapsıyordu. İkinci olarak projenin “yapım” aşamasını konuştuk. Üçüncü aşamada projeler teslim edildikten sonraki süreci, son aşamada ise yapılan projeye göre işin bir yüklenici tarafından yapımı sürecini tartıştık. Tüm bu süreçlerde tasarımcıların yaşadıkları problemleri ve bunların yapılan projelere etkilerini konuştuk. Aslında yaşanan problemlere çözüm üretebilmenin sadece onların işine değil tüm paydaşlara, her şeyden önemlisi ülke ekonomisine fayda sağlayacağını anladık.

Bu yazı ile öncelikle çalışma gruplarınca ortak görüşlerle oluşturulan sorunları sizlerin gündemine taşımak istiyorum. Varsa çözüm önerileriniz bizlerle paylaşmanız durumunda çözüm önerilerini sunacağımız ikinci yazımıza katkı sunmuş olursunuz.

Öncelikle ortaya çıkan ilk tespit; “Ülkemizde bilginin değeri yok denecek kadar az”…

Bilgiyi talep eden bunu genellikle bedelsiz olarak almak istiyor. Bu da bilgiyi biriktirmek için yapılan yatırımları engelliyor ve işi bilgi satmak olanları bezdiriyor. İşveren bünyesinde yetkin

kişiler olmadığı için elektrik tesisat tasarımında genellikle ne istediğini tam olarak bilmiyor          ya da tanımlayamıyor. İşverenin ucuz olsun, hızlı olsun, sınırsız değişiklik imkânı olsun beklentileri nitelikli tasarımların önünde bir set oluşturuyor. Bunun için teklif alma şartnamesinin tasarımcının yorumuna açık olmayacak şekilde proje yönetmeliği ve ilgili standartlar doğrultusunda detaylandırılması ve katma değeri yüksek tasarımı gerçekleştirecek beklentileri içermesi gerekiyor.







Tartışılan başka bir konu, mesleki etik değerler...

İşverenin yukarıda saydığım beklentilerine cevap vermek üzere konumlanmış tasarımcılar, yükleniciler, işverenler zaman zaman etik değerleri hiçe sayan uygulamalara girişebiliyorlar. Hatta bazen bir projenin elektrik tesisat tasarımı, işi almak isteyen yüklenicinin basit bir promosyonu olarak teklif edilebiliyor. Bunun önüne geçmek için de işverenin ihtiyacını detaylı bir şekilde tanımlayabilmesi ve tasarımcıların üniversite yıllarından başlayarak etik ilkelere bağlı kalma kültürünü içselleştirmesi gerekiyor.

En çok problem tespitinin projenin tasarım aşaması için gündeme geldiğini söyleyebilirim. Hiç bitmeyen revizyon talepleri, disiplinler arası koordinasyonsuzluk nedeniyle tasarım problemleri, ruhsat projesi kavramının yanlış kullanılması ve bu nedenle kimsenin işine yaramayacak projeler için emek ve para kaybı, denetleme ve kontrol mekanizmasının olmayışı.

İşini yönetmelikler ve ilgili standartlar doğrultusunda ciddiyetle yapanla yapmayan arasındaki farkın belirsizleşmesi, Proje hazırlama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesine rağmen uygulanmadığı ve bilinmediği gerçeği, iç tesisat yönetmeliğinin çok eski ve günümüz ihtiyaçlarına cevap veremez durumda oluşu, Kuvvetli Akım , Topraklama , Yangın ..vb. yönetmeliklerinin güncel standartlar ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda güncellenmesi Lisans ve lisansüstü eğitimlerinde elektrik tesisat sistemleri özelinde içerik ve pratiğe dönük çalışmalar yapılmaması, tasarımcıların çalıştırdığı teknik ressam ve mühendislerin hızlı değişimi, Tasarımların sunulması aşamasında yaşanan sorunlar nedir diye sorduğumuzda ise gelen cevaplar özetle şöyle: Hazırlanan projelerin kurumlardaki onay süreçleri çok uzun ve dağınık. Bu da tasarımcının odağını kaydıran bir konu. Tasarımcının görevi yenilikçi tasarımlar yapmak iken iş takipçiliğine dönebiliyor günün sonunda. Hatta teslim tutanağı imzalamaktan imtina eden kamu görevlileri olduğu, bunun da projelerin kurumlarda kaybolmasına neden olduğu dile getirildi tartışmalarda.



Bütün bunlar için elbette birtakım çözüm önerileri de var. Bunları da tartıştık ama bu yazımda üzerinde ortak görüş sağlanan birkaç maddeyle yetinmek istiyorum: standartlar ve yönetmelikler konusunda daha fazla farkındalık ve bunlara bağlılık, yenilerini yapmak için proaktif tavır içerisinde olmak. Özellikle temel yönetmelikler olan iç tesisat yönetmeliği, kuvvetli akım yönetmeliği, topraklama yönetmeliği ve yangın yönetmeliğinin güncel standartlar, teknolojik gelişmeler doğrultusunda değişimi için bir çaba ortaya koymak. Mesleki etik değerlere bağlılık. Mühendislikte ömür boyu eğitim anlayışının yerleşmesini sağlamak, Kopyala yapıştır tasarımları engellemek… Tüm bu konular için kamuoyu oluşturmak. Yatırımcıyı nitelikli proje çizimiyle elde edeceği faydalar konusunda bilinçlendirmek, bunun bedelini hakkıyla ödemek konusunda ikna edici kanıtlar sunmak. Bürokratik engeller konusunda gerekli yerlerde girişimlerde bulunmak. Elektrik mühendisinin bir proje müellifi olarak sorumluluğunu aldığı tasarımının korunmasını sağlamak...

Son olarak Geleceğin Projeleri Nasıl Olmalı diye sorduk. Öncelikle herkes geleceğin binaları, endüstriyel tesisleri ve altyapı tesislerinin bu ülkenin tasarımcıları eliyle şekillenmesi gerektiği, bunun da ancak dijitalleşme, sürdürülebilirlik, verimlilik, nesnelerin interneti gibi trendlere ayak uydurabilmekle mümkün olabileceğini konuştuk. Gerek tesisatın yerleşimi, gerekse aktif elemanlar vasıtasıyla enerji verimliliğini sağlayacak tasarımlar yapılmalı, tasarımlarda daha çok yenilenebilir enerji kullanılmalı, enerjinin kullanıldığı her noktada ölçümlendiği, elde edilen verilerin yazılımlar vasıtasıyla faydalı bilgiler haline dönüştürüldüğü ve verimlilik çalışmaları için kullanıldığı tasarımlar yapılmalı, tasarımlarda haberleşebilen cihazlar  kullanılmalı, tesisatlar uzaktan izlenebilmeli, kumanda ve kontrol edilebilmeli, gereken yapılarda 3 boyutlu çizim araçları kullanılmalı, tasarımı kolaylaştıran yeni nesil yetenek setleri olabildiğince kullanılmalı.

Tüm bunlar bizim için şu andan başlayarak yaşamamız gereken bir dönüşüm sürecine ait konular elbette. Bizde bunu başarabilecek güç var ve aslında tek yapmamız gereken bir adım atmak ve birlikte olmak. Ülkemizin menfaatleri ortak paydasında birleşebilmek.
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt