×

Avrupa Birliği ve Türkiye'de Yapay Zekâ Mevzuatı



Avrupa Birliği ve Türkiye'de Yapay Zekâ Mevzuatı

Ağustos 2026 Güncel Durum


ETP Yapay Zeka Çalışma Grubu 
Sabri Günaydın 

[Yayım Tarihi: 28 Ağustos 2026)


26 Ağustos 2026 itibarıyla Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki temel fark, yapay zekâ alanında bağlayıcı ve doğrudan uygulanabilir bir hukuk rejimi ile strateji/uyum hazırlıkları arasındaki farktır. Avrupa Birliği'nde Regulation (EU) 2024/1689 - Artificial Intelligence Act kademeli olarak uygulanmakta; Türkiye'de ise henüz AB AI Act'e denk kapsamlı ve müstakil bir Yapay Zekâ Kanunu yürürlükte değildir. Bununla birlikte Türkiye, 2026-2030 dönemine yönelik politika ve eylem planlarıyla AB ile uyumlu bir düzenleyici çerçeveye yönelmektedir.

1. Avrupa Birliği: AI Act artık uygulama döneminde

AB Yapay Zekâ Tüzüğü (Regulation (EU) 2024/1689), 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe girmiştir. Düzenlemenin hükümleri kademeli olarak uygulanmaktadır. 2 Şubat 2025'te yasaklanmış yapay zekâ uygulamalarına ilişkin hükümler, 2 Ağustos 2025'te genel amaçlı yapay zekâ (GPAI) hükümleri; 2 Ağustos 2026 itibarıyla ise düzenlemenin önemli bir bölümü ve şeffaflık yükümlülükleri uygulama aşamasına geçmiştir. Bu takvim, 27 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI ile özellikle yüksek riskli sistemler bakımından değiştirilmiştir.
 
AB AI Act - güncel uygulama takvimi
 
TarihDurum
1 Ağustos 2024AI Act yürürlüğe girdi.
2 Şubat 2025Yasaklanmış yapay zekâ uygulamalarına ilişkin hükümler uygulanmaya başladı.
2 Ağustos 2025Genel amaçlı yapay zekâ (GPAI) yükümlülükleri uygulanmaya başladı.
2 Ağustos 2026AI Act'in önemli bölümü, şeffaflık kuralları ve fiili denetim/yaptırım mekanizmaları devreye girdi.
2 Aralık 20262026 değişiklikleriyle getirilen bazı yeni yasakların uygulanması beklenmektedir.
2 Ağustos 20272 Ağustos 2025'ten önce piyasaya verilmiş GPAI modelleri için uyum yükümlülükleri.
2 Aralık 2027Annex III kapsamındaki yüksek riskli kullanım alanlarının önemli yükümlülükleri.
2 Ağustos 2028Annex I ürün güvenliği mevzuatına bağlı yüksek riskli sistemlerin önemli hükümleri.


2. Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI: 2026 değişiklikleri

Avrupa Birliği'nin Ağustos 2026 itibarıyla güncel yapay zekâ mevzuatı değerlendirilirken yalnız Regulation (EU) 2024/1689 - Artificial Intelligence Act değil, onu değiştiren Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI da birlikte okunmalıdır. Regulation (EU) 2026/1744, 8 Temmuz 2026'da kabul edilmiş, 24 Temmuz 2026'da Avrupa Birliği Resmî Gazetesi'nde yayımlanmış ve 27 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir.

Digital Omnibus on AI yeni ve bağımsız bir AI Act değildir; AI Act'in yerine geçmez. Regulation (EU) 2024/1689 başta olmak üzere Regulation (EU) 2018/1139 ve Regulation (EU) 2023/1230'da hedefli değişiklikler yaparak harmonize yapay zekâ kurallarının uygulanmasını sadeleştirir. Bu nedenle AB'nin temel yapay zekâ mevzuatı hâlen Regulation (EU) 2024/1689'dur; ancak Ağustos 2026 itibarıyla bu Tüzük, Regulation (EU) 2026/1744 ile değiştirilmiş güncel hali üzerinden değerlendirilmelidir.

2.1. Digital Omnibus neden önemlidir?
Düzenlemenin temel gerekçelerinden biri, yüksek riskli yapay zekâ sistemlerine ilişkin harmonize standartların, ortak spesifikasyonların, rehberlerin ve ulusal yetkili makam altyapısının başlangıçta öngörülen tarihlere yetişmesinde yaşanan gecikmelerdir. Omnibus, koruma seviyesini ortadan kaldırmadan uygulama takvimini daha gerçekçi hale getirmeyi ve idari yükleri azaltmayı amaçlamaktadır.

2.2. Başlıca değişiklikler

•    Annex III kapsamındaki yüksek riskli AI sistemlerinde Chapter III, Sections 1-3 hükümleri 2 Aralık 2027'den itibaren uygulanacaktır.
•    Annex I kapsamındaki düzenlenmiş ürünlere gömülü yüksek riskli AI sistemlerinde ilgili hükümler 2 Ağustos 2028'den itibaren uygulanacaktır.
•    KOBİ'lere yönelik bazı sadeleştirmeler küçük ve orta ölçekli mid-cap şirketlere (SMC) genişletilmiş; belirli kayıt ve uyum yükleri azaltılmıştır.
•    AI Office'in belirli yapay zekâ sistemleri üzerindeki gözetim yetkileri genişletilmiş ve AI Act'in diğer AB mevzuatıyla ilişkisi daha açık hale getirilmiştir.
•    Rıza dışı cinsel/mahrem içerik veya çocukların cinsel istismarına ilişkin materyal üreten belirli AI sistemlerine yönelik yeni yasaklar 2 Aralık 2026'dan itibaren uygulanacaktır.
•    2 Ağustos 2026'dan önce piyasaya sunulmuş sentetik ses, görüntü, video veya metin üreten AI sistemlerine, Article 50(2) kapsamındaki makinece okunabilir işaretleme yükümlülüğüne uyum için 2 Aralık 2026'ya kadar geçiş süresi tanınmıştır.
Sonuç olarak Digital Omnibus, AI Act'i kaldıran ikinci bir yapay zekâ tüzüğü değil; AI Act'in uygulanmasını sadeleştiren ve özellikle yüksek riskli sistemlerin uygulama takvimini yeniden belirleyen bir tadil düzenlemesidir.

3. Risk temelli yaklaşım

AI Act bütün yapay zekâ sistemlerine aynı kuralları uygulamaz. Temel yaklaşım, risk yükseldikçe yükümlülüklerin ağırlaşmasıdır. Kabul edilemez risk oluşturan uygulamalar yasaklanırken; yüksek riskli sistemler için kapsamlı teknik, yönetsel ve kayıt yükümlülükleri öngörülmektedir.

3.1. Yasaklanan yapay zekâ uygulamaları

•    Kişileri manipülatif veya bilinçaltına yönelik tekniklerle ciddi biçimde yönlendiren sistemler.
•    Yaş, engellilik veya sosyoekonomik kırılganlıkların istismarına dayanan uygulamalar.
•    Belirli türlerde sosyal puanlama sistemleri.
•    Yalnızca profillemeye dayalı bireysel suç işleme tahminleri.
•    Belirli biyometrik sınıflandırma ve uzaktan biyometrik tanıma uygulamaları.
•    Temel haklar bakımından kabul edilemez sonuç doğuran diğer özel kullanımlar.

4. Yüksek riskli yapay zekâ sistemleri

AI Act'in en ağır uygunluk yükümlülükleri yüksek riskli sistemlerde görülür. Kritik altyapılar, eğitim, işe alım ve çalışan yönetimi, temel hizmetlere erişim, kolluk, göç ve sınır yönetimi, adalet ve belirli biyometrik uygulamalar bu rejimin başlıca alanları arasındadır.

•    Risk yönetim sistemi
•    Veri ve veri yönetişimi
•    Teknik dokümantasyon
•    Kayıt/log tutma
•    İnsan gözetimi
•    Doğruluk, sağlamlık ve siber güvenlik
•    Uygunluk değerlendirmesi
•    Piyasa sonrası izleme ve ciddi olay yönetimi

Ağustos 2026 bakımından kritik nokta şudur: yüksek riskli sistemlerin bütün yükümlülükleri 2 Ağustos 2026'da aynı anda başlamamıştır. Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI, Chapter III Sections 1-3 için Annex III sistemlerinde uygulama tarihini 2 Aralık 2027'ye, Annex I kapsamındaki düzenlenmiş ürünlere gömülü yüksek riskli sistemlerde ise 2 Ağustos 2028'e taşımıştır.

5. Genel amaçlı yapay zekâ (GPAI) ve üretken yapay zekâ

ChatGPT benzeri genel amaçlı modeller, AI Act kapsamında özel bir rejime tabidir. GPAI sağlayıcılarından teknik dokümantasyon hazırlamaları, alt sistem geliştiricilerine gerekli bilgileri sağlamaları, telif hakkı mevzuatına uyum politikası oluşturmaları ve eğitimde kullanılan içeriğe ilişkin yeterli ayrıntıda özet yayımlamaları beklenir.

Sistemik risk taşıyan çok güçlü modeller için ek olarak model değerlendirmesi, sistemik risk analizi, risk azaltma, ciddi olay bildirimi ve gelişmiş siber güvenlik önlemleri gündeme gelir.

6.    2 Ağustos 2026'dan itibaren şeffaflık yükümlülükleri

•    Chatbot kullanan kişiler, karşılarında bir yapay zekâ sistemi bulunduğunun farkında olmalıdır.
•    Deepfake niteliğindeki görüntü, ses ve video içeriklerinde uygun açıklama/etiketleme yükümlülükleri vardır.
•    Belirli sentetik içeriklerin makinece algılanabilir biçimde işaretlenmesi gerekir.
•    Kamu yararını ilgilendiren belirli AI üretimi metinlerde açıklama yükümlülüğü doğabilir.
•    Duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma sistemlerinde etkilenen kişilerin bilgilendirilmesi gerekebilir.

7. AB AI Act yaptırımları
AI Act yalnızca etik bir rehber değildir; idari para cezaları ve piyasa gözetimi mekanizmaları içerir. Yasaklanmış yapay zekâ uygulamalarında en yüksek ceza seviyesi 35 milyon avroya veya küresel yıllık ciro üzerinden belirli bir yüzdeye kadar çıkabilmektedir. Diğer ihlal kategorileri için de farklı ceza kademeleri öngörülmüştür.

8. Türkiye'de Ağustos 2026 itibarıyla hukuki durum

Türkiye'de Ağustos 2026 itibarıyla AB AI Act'e denk, kapsamlı ve müstakil bir Yapay Zekâ Kanunu yürürlükte değildir. TBMM'ye farklı tarihlerde yapay zekâ alanında çeşitli kanun teklifleri sunulmuş olsa da, bunların teklif aşamasında bulunması yürürlükte bir Yapay Zekâ Kanunu bulunduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle Türkiye'deki mevcut durum; kişisel veriler, tüketici hukuku, iş hukuku, fikri mülkiyet, ceza hukuku, ticaret hukuku ve sektörel düzenlemelerin birlikte uygulanmasına dayalı parçalı bir rejimdir.

9. Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ve 2026/9 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi

Türkiye’nin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ politika çerçevesi, 17 Ağustos 2026 tarihli 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile idari uygulama zeminine kavuşmuş; Genelge 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Genelge, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi döneminin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin vizyonunu teknolojik egemenlik, rekabet gücü, veri odaklı kalkınma, güvenilir yapay zekâ ve sürdürülebilir dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda güncellemektedir.

Genelgeye göre Eylem Planı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hazırlanmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarının, Eylem Planı kapsamında üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmeleri ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulan destek ve yardımı sağlamaları istenmektedir.

9.1. Planın hukuki niteliği: AI Act değil, stratejik ve idari yol haritası

Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, Avrupa Birliği’ndeki Regulation (EU) 2024/1689 - AI Act gibi doğrudan özel sektör için genel ve kapsamlı bir yapay zekâ uygunluk rejimi kuran müstakil bir kanun veya tüzük değildir. Genelge, öncelikle kamu idaresine uygulama ve eşgüdüm sorumluluğu yükleyen bir politika belgesidir. Bununla birlikte Plan; risk temelli düzenleme, veri yönetişimi, güvenilir yapay zekâ, düzenleyici deney alanları, teknik güvenlik ve sektörel uygulamalar üzerinden gelecekteki mevzuat, standart, kamu alımı ve teşvik düzenlemelerinin yönünü göstermektedir.
Bu nedenle özel sektör açısından doğru yaklaşım, Planı “bugün için AI Act benzeri doğrudan ceza ve uygunluk yükümlülükleri getiren mevzuat” olarak değil, 2026-2030 döneminde şirketlerin teknik ve hukuki uyum gündemini şekillendirecek ulusal politika çerçevesi olarak değerlendirmektir.

9.2. Dört temel eksen ve 16 öncelikli eylem

Eylem Planı “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulmuştur. Her eksende birbirini tamamlayan dört öncelikli eylem bulunmakta; böylece toplam 16 öncelikli eylem tanımlanmaktadır. Bu yapı, yapay zekâ dönüşümünü yalnız algoritma veya yazılım geliştirme meselesi olarak değil; insan kaynağı, veri, hesaplama altyapısı, üretim, finansman, güvenlik, etik ve yönetişim bileşenlerinden oluşan bütüncül bir ekosistem olarak ele almaktadır.
 
EksenAna odakMühendislik ve şirketler açısından anlamı
Fark EtOkuryazarlık, yetenek, veri ekosistemi, güvenli kullanım ve kurallarAI yetkinliği, çalışan eğitimi, veri kalitesi ve risk farkındalığı
İstifade EtHesaplama/veri altyapısı ile kamu ve özel sektörde AI kullanımının yaygınlaştırılmasıEnerji, sağlık, akıllı üretim ve kamu projelerinde pilot uygulamalar ve ölçekleme
ÜretYerli modeller, girişimler, finansman, robotik ve fiziksel AI yetkinliğiYerli mühendislik çözümleri, endüstriyel AI, model ve ürün geliştirme
YönetYönetişim, düzenleyici çerçeve, yatırım, uluslararası iş birliği ve güvenlikRisk temelli mevzuat,  yapay zeka sandbox, güvenlik  değerlendirmesi ve AB uyum hazırlığı

9.3. Ölçülebilir hedefler ve altyapı kapasitesi

Planın dikkat çekici yönlerinden biri hedeflerin sayısallaştırılmasıdır. Resmî açıklamalara göre 81 ilde yapay zekâ okuryazarlığı çalışmalarıyla iki yıl içinde 5 milyon vatandaşa ulaşılması; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Veri tarafında sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2.000 kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden kullanıma açılması öngörülmektedir. Hesaplama altyapısında ise Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün 2030’a kadar en az 1 GW seviyesine çıkarılması hedeflenmektedir. Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması ve kamu sektörünün başarılı yerli AI çözümlerinin ilk alıcısı ve referans müşterisi olarak konumlandırılması da açıklanan hedefler arasındadır.

Plan kapsamında veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar ABD doları tutarında, özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi ve Planın oluşturacağı toplam ekonomik katma değerin 1 trilyon TL’yi aşması hedeflenmektedir.

9.4. Enerji, elektrik, elektroteknik ve otomasyon sektörü açısından özel önemi

Eylem Planının enerji ve mühendislik sektörleri açısından etkisi iki yönlüdür. Birinci yön, AI sistemlerinin enerji tüketimi ve veri merkezi altyapısıdır. Veri merkezi kurulu gücünün 1 GW seviyesine çıkarılması hedefi; elektrik şebekesi bağlantısı, enerji verimliliği, güç kalitesi, yedek enerji sistemleri, UPS, jeneratör, enerji depolama, soğutma, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve siber-fiziksel güvenlik açısından önemli yeni mühendislik yatırımları anlamına gelmektedir.

İkinci yön, yapay zekânın enerji ve sanayi sistemlerinin kendisine entegrasyonudur. Resmî açıklamalarda sağlık, enerji ve akıllı üretim öncelikli uygulama alanları arasında sayılmakta; KOBİ’lerin fikirlerini sahada test edilmiş ürünlere dönüştürmesi için “yapay zekâ kuponları” gibi destek araçları öngörülmektedir. Bu çerçevede elektrik şebekesi optimizasyonu, kestirimci bakım, transformatör ve motor arıza tahmini, enerji depolama yönetimi, mikroşebekeler, EV şarj yönetimi, bina otomasyonu, güç kalitesi analizi, endüstriyel görüntü işleme ve robotik uygulamalar hızla yaygınlaşabilecek alanlardır.

Örneğin bir dağıtım şebekesinde AI tabanlı arıza tahmini yalnız bakım önceliklendirmesi yapıyorsa risk profili sınırlı olabilir; ancak aynı sistem otomatik anahtarlama, yük atma veya kritik koruma kararları veriyorsa güvenilirlik, insan gözetimi, fail-safe tasarım, veri bütünlüğü ve OT siber güvenliği birlikte ele alınmalıdır. Türkiye’de oluşturulacak risk temelli düzenleyici çerçevenin, AB AI Act’teki yüksek risk ve güvenlik bileşeni yaklaşımıyla etkileşimi özellikle AB’ye ihracat yapan elektroteknik ve otomasyon şirketleri açısından yakından izlenmelidir.

9.5. Veri merkezleri, enerji verimliliği ve elektrik altyapısı

Planın veri merkezi kapasitesini büyütme hedefi, yapay zekâ politikasını doğrudan enerji politikasıyla birleştirmektedir. AI hesaplama altyapılarının yüksek güç yoğunluğu; şebeke kapasitesi, trafo merkezleri, güç dağıtımı, kesintisiz güç, soğutma, enerji verimliliği ve karbon etkisi bakımından yeni tasarım gereklilikleri doğuracaktır. Resmî açıklamalarda veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğu ve enerji verimliliğini güvence altına alacak hukuki düzenleme hazırlanacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle elektrik ve mekanik tasarım firmaları, veri merkezi yatırımcıları ve enerji şirketleri açısından yalnız AI yazılımı değil; AI altyapısının elektriksel güvenliği, sürekliliği, ölçülmesi ve enerji performansı da 2026-2030 döneminin önemli teknik çalışma alanlarından biri olacaktır.

9.6. Düzenleyici deney alanları (regulatory sandbox) ve risk temelli yaklaşım

Plan, yenilikçi AI çözümlerinin kontrollü koşullarda test edilmesi için en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kurulmasını öngörmektedir. Bu yaklaşım özellikle enerji, sağlık, ulaşım, finans ve akıllı üretim gibi yüksek etkili uygulamalarda yenilik ile güvenlik arasında denge kurulması bakımından önemlidir.

Ayrıca kullanıcı haklarını koruyan ve yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan, orantılı risk yaklaşımına dayalı bir düzenleyici çerçeve oluşturulması hedeflenmektedir. Bu yönelim, Türkiye’nin gelecekteki AI düzenlemelerinde AB AI Act’in risk temelli yaklaşımından yararlanabileceğini göstermektedir; ancak Eylem Planı tek başına AB AI Act hükümlerini Türkiye’de yürürlüğe koymamaktadır.

9.7. Şirketler açısından bugünden yapılması gerekenler

Eylem Planı özel sektöre bugün itibarıyla AI Act benzeri genel bir uygunluk dosyası zorunluluğu getirmese de şirketlerin hazırlık yapmasını gerekli kılan güçlü politika sinyalleri içermektedir. Özellikle enerji, elektrik, elektroteknik, otomasyon, makine ve bina teknolojileri şirketlerinin aşağıdaki çalışmaları
başlatması uygun olacaktır:

• Kullanılan ve geliştirilen AI sistemlerinin kurumsal envanterinin çıkarılması.

• AI sistemlerinin güvenlik, kritik altyapı ve karar verme fonksiyonları açısından risk sınıflandırmasının yapılması.

• SCADA, BMS, EMS, PLC, IED, sensör ve sayaç verileri için veri yönetişimi ve veri kalitesi kurallarının oluşturulması.

• AI modellerinde insan gözetimi, fail-safe davranış, loglama, model değişiklik yönetimi ve siber güvenlik gerekliliklerinin tanımlanması.

• AB’ye ürün veya hizmet sunuluyorsa Regulation (EU) 2024/1689’un Regulation (EU) 2026/1744 ile değiştirilmiş güncel hükümleriyle paralel bir uyum matrisi hazırlanması.

• Kamu alımları, teşvikler, yapay zekâ kuponları, sandbox programları ve sektörel teknik düzenlemelerin izlenmesi.

• AI okuryazarlığının yalnız IT biriminde değil; elektrik, otomasyon, bakım, işletme, kalite, hukuk ve yönetim ekiplerinde de geliştirilmesi.

9.8. AB AI Act ile Türkiye Eylem Planının birlikte okunması

AB ve Türkiye arasındaki temel fark devam etmektedir: Avrupa Birliği’nde AI Act bağlayıcı, doğrudan uygulanabilir ve yaptırımlı bir düzenleyici rejimdir. Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ise ulusal kapasiteyi geliştiren ve gelecekteki düzenlemelere yön veren stratejik/idari yol haritasıdır. Bununla birlikte iki çerçeve arasında güvenilir AI, risk temelli yaklaşım, veri yönetişimi, insan odaklılık, güvenlik, şeffaflık ve düzenleyici deney alanları bakımından belirgin yakınlaşma alanları bulunmaktadır.

Bu nedenle AB pazarında faaliyet gösteren Türk şirketleri açısından iki paralel çalışma hattı önerilir: Türkiye’de Eylem Planı doğrultusunda oluşacak mevzuat, teşvik, standart ve kamu politikalarını izlemek; AB tarafında ise AI Act ve Digital Omnibus kapsamındaki bağlayıcı yükümlülüklere doğrudan hazırlanmak. Türkiye’de kapsamlı bir Yapay Zekâ Kanunu çıkmasını beklemek, AB’ye ihracat yapan şirketler açısından yeterli bir strateji değildir.

10. Türkiye'de mevcut mevzuatın AI sistemlerine uygulanması

•    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)
•    Türk Ceza Kanunu
•    Türk Borçlar Kanunu
•    Türk Ticaret Kanunu
•    Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
•    Tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuat
•    İş hukuku
•    Elektronik haberleşme ve internet mevzuatı
•    Bankacılık, finans, sigorta ve sağlık gibi sektörel düzenlemeler

Özellikle kişisel veri işleyen yapay zekâ sistemlerinde KVKK, Türkiye'deki en önemli mevcut hukuki çerçevelerden biridir. Üretken yapay zekâ ve ajan/agentic AI uygulamalarında veri işleme, veri minimizasyonu, şeffaflık, hukuki sebep, güvenlik ve ilgili kişinin hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

11. AB - Türkiye karşılaştırması
 
KonuAvrupa BirliğiTürkiye
Kapsamlı AI KanunuVar - AI Act 2024/1689Henüz yok
Risk temelli sınıflandırmaKanuni sistemUyum yönünde politika hazırlığı
Yasak AI uygulamalarıAyrıntılı düzenlenmişGenel ve parçalı mevzuat
GPAI / temel modellerÖzel hukuk rejimi varKapsamlı özel rejim yok
Chatbot şeffaflığı2 Ağustos 2026 itibarıyla özel yükümlülüklerGenel AI Act benzeri yükümlülük yok
Deepfake / sentetik içerikÖzel şeffaflık hükümleriGenel hukuk hükümleri uygulanabilir
Yüksek riskli AIAyrıntılı rejimKapsamlı yasal sınıflandırma yok
AI veri korumasıGDPR + AI ActKVKK + sektörel hükümler
DenetimAI Office + ulusal makamlarSektörel ve mevcut idari kurumlar
Özel AI cezalarıVarAI Act benzeri özel ceza rejimi yok
Ulusal stratejiAI Act + AB AI politikalarıTürkiye YZ Eylem Planı 2026-2030
AB AI Act uyumuDoğrudan uygulanıyorUyum hedefi ve hazırlıkları


12. Türk şirketleri açısından kritik husus: AI Act'in ülke dışı etkisi

Türkiye'de kapsamlı bir Yapay Zekâ Kanunu bulunmaması, Türk şirketlerinin AB AI Act'i dikkate almamasını haklı çıkarmaz. AB piyasasına yapay zekâ sistemi veya modeli sunan, AB'deki müşterilere yapay zekâ hizmeti veren ya da sistem çıktıları AB içinde kullanılan Türk şirketleri koşullara göre AI Act kapsamına girebilir.

Bu nedenle yazılım şirketleri, mühendislik firmaları, SaaS sağlayıcıları, makine üreticileri, sağlık ve finans teknolojisi şirketleri ile AB'ye ihracat yapan sanayi kuruluşlarının AI envanteri, risk sınıflandırması, veri yönetişimi, insan gözetimi, teknik dokümantasyon ve şeffaflık çalışmalarına başlaması gerekir.

13. Elektrik, enerji ve mühendislik sektörü açısından etkiler

Elektrik mühendisliği ve enerji sektöründe yapay zekâ uygulamalarının hukuki niteliği kullanım amacına göre değişir. Enerji optimizasyonu yapan yardımcı bir algoritma ile kritik altyapının güvenlik açısından hayati bir fonksiyonunu yerine getiren AI sistemi aynı risk kategorisinde değildir.

•    Elektrik şebekesi yönetimi
•    Kritik altyapı kontrolü
•    Enerji optimizasyonu
•    Kestirimci bakım
•    Bina otomasyonu
•    Akıllı sayaç analitiği
•    Enerji depolama yönetimi
•    EV şarj altyapısı
•    Endüstriyel kontrol sistemleri
•    Makine ve ekipmanlara gömülü yapay zekâ

Düzenlenmiş ürünlere güvenlik bileşeni olarak gömülen AI sistemlerinde Annex I ürün güvenliği rejimi ile AI Act birlikte değerlendirilmelidir. Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI sonrasında Chapter III Sections 1-3 kapsamındaki ilgili yüksek risk yükümlülüklerinin uygulama tarihi bu sistemler için 2 Ağustos 2028'dir.

14. Sonuç

Ağustos 2026 itibarıyla Avrupa Birliği'nde temel yapay zekâ mevzuatı Regulation (EU) 2024/1689 - AI Act'tir ve önemli hükümleri uygulanmaktadır. Ancak güncel hukuki değerlendirme, 27 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Regulation (EU) 2026/1744 - Digital Omnibus on AI ile yapılan değişiklikler dikkate alınarak yapılmalıdır. Digital Omnibus yeni bir AI Act değildir; mevcut AI Act'i değiştiren ve uygulamayı sadeleştiren bir tadil düzenlemesidir. Türkiye'de ise kapsamlı bir Yapay Zekâ Kanunu henüz yürürlükte değildir; 2026-2030 döneminde AB AI Act ile uyumlu bir düzenleyici çerçeve oluşturulmasına yönelik belirgin bir yönelim vardır.

Türkiye açısından önümüzdeki dönemin ana gündemi, stratejiden bağlayıcı mevzuata geçiş olacaktır. AB ile ticaret yapan veya AB'de kullanılan yapay zekâ ürün/hizmetleri geliştiren Türk şirketleri ise ulusal kanunun çıkmasını beklemeden AI Act uygunluk hazırlıklarını başlatmalıdır.

Kaynaklar

•    EUR-Lex - Regulation (EU) 2026/1744 of 8 July 2026 (Digital Omnibus on AI), OJ L 2026/1744, 24.7.2026; yürürlük: 27.7.2026.
•    European Commission - AI Omnibus enters into force; high-risk Annex III: 2 December 2027, Annex I: 2 August 2028.
•    European Union - Regulation (EU) 2024/1689 (Artificial Intelligence Act), EUR-Lex.
•    European Commission - Regulatory framework for AI / AI Act implementation pages.
•    European Commission - General-purpose AI obligations and Code of Practice guidance.
•    European Commission - Transparency obligations for providers and deployers of AI systems.
•    Türkiye Büyük Millet Meclisi - Yapay zekâ alanında sunulan kanun teklifleri ve komisyon kayıtları.
•    Kişisel Verileri Koruma Kurumu - Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi.
•    Kişisel Verileri Koruma Kurumu - Etken Yapay Zekâ (Agentic AI) değerlendirmeleri.
•    Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 2026-2030 ve ilgili resmî politika belgeleri.
•    Cumhurbaşkanlığı - 2026/9 sayılı Genelge, Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), 17 Ağustos 2026; Resmî Gazete, 18 Ağustos 2026, Sayı 33344.
•    T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı - Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), Strateji Belgeleri, 2026.
•    T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı - Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı açıklaması, 13 Haziran 2026: dört eksen, 16 eylem ve sayısal hedefler.

ETP Not: Bu  makalenin   hazırlanması sürecinde üretken yapay zekâ araçlarından araştırma desteği, içerik organizasyonu, taslak oluşturma, dil düzenleme  ve editoryal destek amacıyla yararlanılmıştır. Tüm teknik değerlendirmeler, yorumlar, kaynak doğrulamaları ve nihai editoryal kararlar yazar tarafından gerçekleştirilmiştir. Makalenin bilimsel içeriği, değerlendirmeleri, sonuçları ve nihai metni yazar tarafından kontrol edilmiş ve sorumluluğu üstlenilmiştir.

 
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt