Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye'nin Konumu Bölüm-4
.png)
Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye'nin Konumu
Bölüm-4
Gediz CÜRGÜL
Doç. Dr. Mehmet Nuri İNEL
Alp Kartal GÜREL
.png)
2. Türkiye’de Özel Sektörün Üretken Yapay Zekaya Yaklaşımı
Bu çalışma kapsamında Türkiye’de özel sektörün üretken yapay zekâya yönelik bakış açısını, adaptasyon süreçlerini ve bu teknolojiden beklentilerini analiz etmek amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Sonuçları itibarıyla Türkiye’deki özel sektörün üretken yapay zekâ alanındaki mevcut durumuna ve bu teknolojinin benimsenme düzeyine dair bulguları ortaya koyan çalışma, Aralık 2024 – Ocak 2025 döneminde yürütülen anket çalışması ve belirli şirketlerle gerçekleştirilen bire bir görüşmelerden oluşmaktadır. Yönlendirilen anketlere katılım gönüllülük esasıyla yapılmıştır. Toplam 101 firma ile yürütülen araştırmada, sanayi, bilgi-iletişim ve teknoloji ile finans ve varlık yönetimi sektörleri ağırlıklı olmak üzere farklı sektörlerden şirketlerin katılımı sağlanmıştır.
.png)
Şekil 2.1 Araştırma örnekleminin sektörel dağılımı3
3 İki katılımcı firma sektör belirtmemiştir.
Anket şirketlerin yapay zekâ teknolojilerindeki mevcut durumunu, kullanım alanlarını, gelecekteki yatırım önceliklerini ve sektörleri üzerindeki dönüştürücü etkilerine yönelik görüşlerini araştıran 15 sorudan oluşmaktadır. Anket kapsamında firmaların sektörel iş gücünün nasıl dönüşeceğine ve müşterilerine hangi alanlarda en çok fayda sağlayacaklarına dair değerlendirmeleri de araştırılmıştır.
2.1. Araştırma Bulguları
Araştırma sonuçları, Türkiye’de özel sektörün yapay zeka adaptasyonunda önemli bir farkındalığa sahip olduğunu ancak uygulamaların büyük ölçüde pilot aşamada kaldığını göstermektedir. Katılımcı firmaların yarısı, üretken yapay zekayı pilot uygulama seviyesinde uygulayıp sınırlı kapsamda test ederken beş firmadan biri ise bu teknolojiyi geniş ölçekte entegre ettiğini belirtmektedir. Firmalar arasında %16’lık bir kesim halen araştırma-geliştirme aşamasında olup teknolojiye yatırım yapmaya hazırlanırken %9’u stratejik planlama seviyesinde değerlendirme yapmaktadır. Buna karşın, katılımcıların sadece %6’sı üretken yapay zekayı mevcut öncelikleri arasında görmemektedir.
Anket şirketlerin yapay zekâ teknolojilerindeki mevcut durumunu, kullanım alanlarını, gelecekteki yatırım önceliklerini ve sektörleri üzerindeki dönüştürücü etkilerine yönelik görüşlerini araştıran 15 sorudan oluşmaktadır. Anket kapsamında firmaların sektörel iş gücünün nasıl dönüşeceğine ve müşterilerine hangi alanlarda en çok fayda sağlayacaklarına dair değerlendirmeleri de araştırılmıştır.
2.1. Araştırma Bulguları
Araştırma sonuçları, Türkiye’de özel sektörün yapay zeka adaptasyonunda önemli bir farkındalığa sahip olduğunu ancak uygulamaların büyük ölçüde pilot aşamada kaldığını göstermektedir. Katılımcı firmaların yarısı, üretken yapay zekayı pilot uygulama seviyesinde uygulayıp sınırlı kapsamda test ederken beş firmadan biri ise bu teknolojiyi geniş ölçekte entegre ettiğini belirtmektedir. Firmalar arasında %16’lık bir kesim halen araştırma-geliştirme aşamasında olup teknolojiye yatırım yapmaya hazırlanırken %9’u stratejik planlama seviyesinde değerlendirme yapmaktadır. Buna karşın, katılımcıların sadece %6’sı üretken yapay zekayı mevcut öncelikleri arasında görmemektedir.
.png)
Araştırma sonuçları, Türkiye’deki özel sektörün üretken yapay zekanın en yaygın kullanım alanının operasyonel süreçler olduğunu (%27) göstermektedir. Bu bulgu, şirketlerin yapay zekayı öncelikle verimlilik artırma, süreçleri optimize etme ve operasyonel maliyetleri düşürme amacıyla benimsediğini ortaya koymaktadır. Müşteri hizmetleri (%20) ve ürün/hizmet geliştirme (%18) yapay zekanın en sık kullanıldığı diğer alanlar olarak öne çıkarken insan kaynakları (%15) ve tedarik zinciri yönetimi (%10) gibi süreçlerde kullanım oranlarının görece daha düşük kaldığı görülmektedir. Yanıtların %5’ini oluşturan Diğer seçeneğinde ise öne çıkan alanlar pazarlama ve satış süreçleri olarak kaydedilmektedir.
.png)
Özel sektörün gelecekte üretken yapay zekâ yatırımı yapmayı planladığı alanların mevcut kullanım/deneme eğilimleriyle büyük ölçüde örtüştüğü kaydedilmiştir. Firmalar için sırasıyla operasyonel süreçler, müşteri hizmetleri ve ürün/hizmet geliştirme yatırım planlarında öncelikli alanlar olarak gelmektedir. Bu durum genel olarak şirketlerin üretken yapay zeka yatırımlarını operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimi gibi hızlı kazanım ve somut iş çıktıları üreten alanlara önceliklendirdiğini; insan kaynakları, tedarik zinciri yönetimi ve finansal süreçler gibi daha uzun vadeli dönüşüm gerektiren alanlarda ise mevcut durumda temkinli bir yaklaşım sergilediğini ortaya koymaktadır.
.png)
Katılımcı firmaların üretken yapay zekanın sektörleri üzerindeki etkisine dair değerlendir¬meleri incelendiğinde karşımıza çıkan bulgulara göre her dört katılımcıdan üçü yapay zekanın sektörleri için dönüştürücü etkisi olacağı görüşündedir. Diğer yandan, katılımcıların %21’i bu teknolojinin etkisinin orta seviyede olacağını düşünürken yalnızca %5’lik bir kesim dönüşümün düşük seviyede kalacağını öngörmektedir. Anket yanıtları detaylı incelendiğinde regülasyonlara tabi olan sektörlerde faaliyet gösteren ve geleneksel iş modelleriyle çalışan firmaların, dönüşüm sürecinin daha yavaş ilerleyeceğini öngördüğü karşımıza çıkmaktadır. Anket sorusunun cevap seçenekleri arasında yer alan “Dönüştürücü etkisinin olmayacağını düşünüyorum” seçeneğinin ise hiçbir katılımcı firma tarafından işaretlenmediği kaydedilmiştir.
.png)
.png)
Bulgular, özel sektörün bahsi geçen dönüştürücü etkinin ağırlıklı olarak orta vadede gerçekleşeceği kanaatinde olduğunu göstermektedir. Öte yandan, “hemen şimdi” şıkkını işaretleyenlerin oranının sadece %3’te kalması, üretken yapay zekânın etkisinin ilerleyen zaman içinde kademeli olarak artacağına yönelik genel bir beklenti olduğunu göstermektedir. Benzer bir şekilde katılımcı firmalar, anket sorusunun cevap seçenekleri arasında yer alan “Dönüş-türücü etkisinin yüksek olmayacağını düşünüyorum” seçeneğini işaretlememiştir.
.png)
Üretken yapay zekânın dönüştürücü etkisinin hangi alanlarda en fazla hissedileceği konusunda ise özel sektör temsilcileri arasında farklı görüşlerin olduğu görülmektedir. Bulgular, katılımcı firmaların bu dönüştürücü etkiyi özellikle çalışan verimliliği, iş süreçleri otomasyonu, müşteri deneyimi ve maliyet azaltma alanlarında beklediğini göstermektedir.
.png)
4 Şekildeki aynı değerlerde gözüken farklılıklar yuvarlamadan kaynaklıdır.
Araştırma sonuçları, Türkiye’deki özel sektörün üretken yapay zekâ yatırımlarına yönelik güçlü bir kararlılık sergilediğini ve bu yatırımların büyük ölçüde kısa vadede hayata geçirilmesinin planlandığını ortaya koymaktadır. Her dört katılımcıdan üçü, önümüzdeki iki yıl içinde üretken yapay zekâ yatırımlarını gerçekleştirmeyi hedeflediğini belirtmiştir. Öne çıkan bir diğer kritik bulgu ise, katılımcı firmaların teknoloji/IT bütçeleri içinde üretken yapay zekâya ayırmayı düşündükleri paydır. Katılımcıların %45’i, teknoloji/IT bütçelerinin teknoloji/IT bütçeleri içinde üretken yapay zekâya ayırmayı düşündükleri paydır. Katılımcıların %45’i, teknoloji/IT bütçelerinin %10’undan fazlasını yapay zekâ projelerine ayırmayı planladıklarını ifade etmiştir. Bu durum özel sektörün yapay zekâya yönelik yatırım stratejilerindeki beklentilerin finansal ölçeğini de gözler önüne sermektedir.
.png)
Üretken yapay zekânın iş dünyası için geleceğine dair darboğazlar araştırıldığında ortaya dikkat çekici bir tablo çıkmaktadır. Güvenlik ve gizlilik endişeleri, üretken yapay zekânın dönüştürücü etkisinin önündeki en önemli engel olarak görülmektedir. Onu çok az farkla yeterli veri eksikliği ve veri kalitesi sorunları, yatırım maliyetleri, yatırımların geri dönüş süreleri ve buna bağlı belirsizlikler ve yetenek ve uzmanlık eksikliği takip etmektedir.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise, katılımcıların yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonu konusunda büyük bir engel algılamadığını ortaya koymasıdır. Genellikle yeni teknolojilerin benimsenmesinde operasyonel uyum ve altyapı entegrasyonu en büyük zorluklar arasında sayılırken üretken yapay zekâ özelinde firmaların entegrasyon sürecini aşılabilir bir zorluk olarak gördüğü anlaşılmaktadır.
.png)
5 Şekildeki aynı değerlerde gözüken farklılıklar yuvarlamadan kaynaklıdır.
.png)
Araştırma bulguları, konunun risk boyutunda görüşlerin darboğazlara paralel olduğunu ortaya koymaktadır. Veri güvenliği ve gizlilik ihlalleri, katılımcılar tarafından üretken yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonunda en büyük risk olarak görülmektedir. Onu takiben kabul edilen en büyük risklerin başında yapay zekâ sistemlerinin çıktılarına ve kararlarına tam güven duyulmaması gelmektedir. İş gücü kayıpları ile çalışan motivasyonunda düşüş ise özel sektör tarafından görece en düşük öncelikli risk olarak kabul görmektedir.
.png)
Araştırma kapsamında, özel sektörün üretken yapay zekâya ilişkin etik ve uyumluluk çerçevesini ne ölçüde takip ettiği ve uygulamaya geçirdiği incelendiğinde, şirketlerin büyük ölçüde bu alandaki etik kurallar ve regülasyonlara dair farkındalık sahibi olduğu, ancak bu prensipleri iç süreçlerine aktarma ve uygulama konusunda farklı seviyelerde konumlandığı görülmektedir. Katılımcıların %88’i yapay zekâ kullanımına yönelik etik kurallar, uyum gereksinimleri ve regülasyonlardaki güncel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtmiş ancak bu farkındalığın çoğunlukla bilgi edinme düzeyinde kaldığı tespit edilmiştir.
.png)
6 Şekildeki aynı değerlerde gözüken farklılıklar yuvarlamadan kaynaklıdır.
Araştırma sonuçları, özel sektörün yapay zekâ etiğine yönelik farkındalık seviyesinin arttığını ancak uygulamaya yönelik somut adımların büyük ölçüde planlama aşamasında kaldığını ortaya koymaktadır. Katılımcılar, sorumlu ve etik üretken yapay zekâ kullanımı konusundaki en yaygın yaklaşımlarının, çalışanlarına yapay zekâ etiği üzerine eğitim ve bilgilendirme programları düzenlemek olduğunu belirtmiştir. Bu yöntemi, iç denetim mekanizmaları aracılığıyla etik risklerin değerlendirilmesi ve izlenmesi süreçleri takip etmektedir.
.png)
.png)
Araştırma, özel sektörün üretken yapay zekânın iş gücü ve çalışanlar üzerindeki dönüştürücü etkisine ilişkin değerlendirmelerine ışık tutmaktadır. Bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun üretken yapay zekâ ile gerçekleşecek dönüşümün esasen işlerin ve pozisyonların niteliğinde olacağı konusunda hemfikir olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, çalışanların karşılaşacağı değişimin niceliksel boyutuna dair beklentiler daha dengeli bir çerçevede şekillenmekte, iş gücünde ani ve uç noktalarda değişimler öngörülmemektedir.
.png)
.png)
.png)
Son olarak, araştırma üretken yapay zekânın firmalar açısından müşteri beklentileri ve algıları üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bulgular, şirketlerin hız ve verimlilik artışı sağlamanın yanı sıra, daha isabetli ve hızlı sorun çözme yetkinliği geliştirme ve proaktif hizmetler ile kişiselleştirilmiş öneriler sunma konularında üretken yapay zekânın müşteri deneyimine önemli katkılar sağlayacağına inandığını göstermektedir.
.png)
2.2 Sanayi sektörü ne kadar ayrışıyor?
Araştırma örneklemini oluşturan sektör grupları içinde en yüksek temsiliyetin sanayi sektörüne ait olması, bu sektörün üretken yapay zekâya yönelik eğilimlerini daha kapsamlı bir şekilde ele almayı anlamlı kılmıştır. Sanayi sektörü özelinde yapılan inceleme, sektörün genel bulgularla büyük ölçüde paralellik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ancak, sektör temsilcilerinin üretken yapay zekâ yatırımlarına yaklaşımında iki temel noktada farklılaştığı görülmektedir.
Birinci ayrışma noktası yatırım önceliklerinde ortaya çıkmaktadır. Sanayi sektörü temsilcileri, üretken yapay zekâya yönelik yatırımlarında öncelikli alan olarak operasyonel süreçleri hedeflemekte, bu yönüyle genel eğilimle örtüşmektedir. Ancak, diğer sektörlerin aksine, sanayide müşteri hizmetleri yerine yeni ürün ve hizmet geliştirme ile tedarik zinciri yönetimi öncelikli yatırım alanları olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, sektör temsilcileri üretken yapay zekânın sanayi için dönüştürücü bir potansiyele sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, bu etkinin kısa vadede tam anlamıyla hayata geçmesini mümkün görmemekte, ancak orta ve uzun vadede önemli bir dönüşüm yaratacağını öngörmektedir.
İkinci temel ayrışma noktası, yatırım önündeki darboğazlar ve risk algısında kendini göstermektedir. Sanayi sektörü temsilcileri yatırım maliyetleri, yatırımların geri dönüş sürele¬rindeki belirsizlikler ile veri eksikliği ve veri kalitesine ilişkin sorunları üretken yapay zekânın sektörde yaygın kullanımının önündeki en büyük engeller olarak değerlendirmektedir. Özel sektör genelinde en büyük darboğaz faktörü olarak öne çıkan veri gizliliği ve güvenliği ise sanayi sektörü için bu unsurların ardından gelmektedir.
Öte yandan, iş süreçlerine entegrasyon konusunda sanayi sektöründe öne çıkan başlıca riskler yüksek entegrasyon maliyetleri ve yatırım getirisine ilişkin belirsizliklerdir. Bu durum, sanayi şirketlerinin üretken yapay zekâyı benimseme sürecinde daha temkinli bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Ayrıca, regülasyonlara ve yasal gereksinimlere uyum sağlama konusundaki çekincelerin sanayi sektörü özelinde diğer sektörlere kıyasla daha düşük seviyede olduğu kaydedilmiştir.
Bundan sonraki bölüme " Sonuç ve Geleceğe Bakış" ile devam edilecektir.
Kaynak:
Üretken Yapay Zeka Devrimi: Küresel Etkiler ve Türkiye’nin Konumu © 2025, TÜSİAD
Tüm hakları saklıdır. Bu eserin tamamı ya da bir bölümü,4110 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı FSEK uyarınca,
kullanılmadan önce hak sahibinden 52. Maddeye uygunyazılı izin alınmadıkça, hiçbir şekil ve yöntemle işlenmek,
çoğaltılmak, çoğaltılmış nüshaları yayılmak, satılmak, kiralanmak, ödünç verilmek, temsil edilmek, sunulmak, telli/telsiz ya da başka teknik, sayısal ve/veya elektronik yöntemlerle iletilmek suretiyle kullanılamaz.
ISBN 978-605-165-068-5
Yazarlar: Gediz CÜRGÜL, Doç. Dr. Mehmet Nuri İNEL, Alp Kartal GÜREL
Yayına Hazırlayanlar: Dr. Nurşen NUMANOĞLU, Yasemin E. AVCI, Özge SARI
Dizgi ve Sayfa Uygulama: Typika
Kapak Tasarımı: PwC Türkiye
Bu raporun ETP Portalımızda yayını ile ilgili bize izin veren TÜSİAD'a teşekkür ederiz.
.png)
Paylaş:
SON YAZILAR
ETP Yangın Güvenliği Teknik Kılavuzlar Bölüm-3
07 Nisan 2026
Operasyonel Teknoloji (OT) için Sıfır Güven - Bölüm 3
06 Nisan 2026
Türkiye, Dünyanın En Az Gülümseyen Ülkesi!
05 Nisan 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT




























