Projelerin Dijital Olarak Hazırlanması ve Elektronik Ortamda Teslimi Yönetmelik Taslakları- ETP Değerlendirme ve Görüş Raporu Bölüm-2

Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin
Dijital Olarak Hazırlanması ve Elektronik Ortamda Teslimi
Yönetmelik Taslakları
ETP Değerlendirme ve Görüş Raporu
Bölüm-2
.png)
ETP BIM Çalışma Grubu Adına
Kerem İlhami Buğdaycıoğlu
(Y. Mimar, Global BIM Manager)
ETP Çalışma Grupları Adına
Sabri Günaydın
(Elektrik Mühendisi)
[Yayım Tarihi: 8 Nisan 2026]
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliliği Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce "Ulusal e-Proje Yönetim Sistemi" çalışmaları kapsamında “Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması Hakkında Yönetmelik Taslağı” ve “Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik Taslağı” 11.Şubat 2026 tarihinde görüşe açılmıştı.
Yönetmelik Taslaklarını indirmek için lütfen tıklayınız.
Yönetmelik taslakları çalışmaları için Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne teşekkür ederiz.
Yönetmelik taslağı ile ilgili ETP BİM, ETP Elektrik Tesisat, ETP Yangın Güvenliği, ETP Deprem, ETP Yangın Yalıtım çalışma gruplarımızın çalışmaları sonrasında oluşturduğumuz değerlendirme ve görüş raporumuz bakanlığımıza gönderilmiştir.
Bu raporun hazırlanmasında önder olan ve raporu hazırlayan ETP BIM çalışma grubumuzdan Y.Mimar Sn. Kerem İlhami Buğdaycıoğlu'na, görüş vererek katkı koyan Sn. Prof. Dr. Fatma Rengin Ünver'e, Sn. Ümit Balaban'a, Sn. Sabri Günaydın'a ve ilgili tüm çalışma grupları üyelerimize içtenlikle teşekkür ederiz.
.png)
Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması ve Elektronik Ortamda Teslimi Yönetmelik Taslakları ETP Değerlendirme ve Görüş Raporu
Bölüm-2
Bölüm-2
3.3 BIM BILGI YÖNETIMI VE İSIMLENDIRME ESASLARININ ISO 19650 ÇERÇEVESINDE AYRINTILI DEĞERLENDIRILMESI (YÖNETMELIK ANA METNI ILE EK-1, EK-2, EK-3 VE EK-5’IN BIRLIKTE ELE ALINMASI)
3.3.1 Kapsam
Taslak yönetmelikte hazırlama esaslarında proje isimlendirme esaslarının Ek-1’de, dosya isimlendirme esaslarının Ek-2’de, mahal isimlendirme esaslarının Ek-3’te verildiği; ayrıca katman ve sembol isimlendirmesinde disiplin, öge ve alt disiplin kodlarının eklerdeki tablolara bağlandığı açıkça belirtilmektedir. Bu da isimlendirme konusunun yalnızca eklerdeki tabloları değil, ana metindeki normatif hükümleri de kapsadığını göstermektedir.
Bu nedenle isimlendirme sistemine ilişkin değerlendirme iki düzeyde birlikte yapılmalıdır. Birinci düzey, yönetmelik ana metninde tanımlanan üst seviye prensiplerdir. İkinci düzey ise eklerde yer alan teknik tablolar ve kod yapılarıdır. ISO 19650 yaklaşımında da benzer bir yapı vardır: genel prensipler ve bilgi yönetimi çerçevesi üst seviye dokümanlarda tanımlanır; detaylı veri yapıları, kodlar, iş akışları ve proje özelinde geçerli uygulama kararları ise proje bilgi standardı, BEP, MIDP/TIDP ve bağlantılı rehber kaynaklarda ele alınır. İsimlendirme şemalarının katı kod listeleri değil, prensip temelli organizasyon yaklaşımı olarak ele alınması; uygulamanın ise BEP’e bırakılması uygun olacaktır.
İsimlendirme esasları yönetmelikte prensip düzeyinde tanımlanmalı; eklerde verilen tablolar örnek veya referans veri setleri olarak görülmeli; proje özelindeki gerçek uygulama ise proje bilgi standardı ve BIM Uygulama Planı (BEP) kapsamında tanımlanmalıdır.
Verilen tabloların örnek olarak iletilmesi ve tüm ilgili Teknik kurumların işbirliği ile (iç mimari ögelerde çatı elemanının yer alması gibi) uyumsuzlukların giderildiği, , karışıklık olmaması adına ana Mimari disiplinde tüm Mimari ögelerin yer alması gibi genel düzenlemelerin yapıldığı, tüm disiplinlerde minimumda gerekli olabilecek ögeleri içerecek şekilde ele alınması ve kodlama örneklerinin çeşitli alternatiflerde gösterilmesi uygun olacaktır.
İletişim prosedürleri, doküman türleri, dosya kodları, sorumlu roller, TIDP/MIDP şablonları ve proje bazlı güncellemelerin proje BEP’i ve CDE üzerindeki onaylı sürümlerle yönetilmelidir.
3.3.2 ISO 19650 bilgi yönetimi yaklaşımının isimlendirme açısından anlamı
ISO 19650 yaklaşımı isimlendirmeyi yalnızca dosya adı üretme yöntemi olarak görmez. İsimlendirme, bilgi konteynerinin bağlamsal kimliğini kuran bir bilgi yönetimi mekanizmasıdır. İster 2018 yaklaşımı olan “Project – Originator – Volume/System – Level/Location – Type – Role – Number”, ister güncel yorum olan “Project – Originator – Functional Breakdown – Spatial Breakdown – Form – Discipline – Number” kullanılsın, esas amaç katı isimlendirme değil, bilginin bağlamsal kimliğinin kurulmasıdır.
Dolayısıyla BIM ortamında isimlendirme mimarisi şu yapıda düşünülmelidir:
Proje Meta Verisi (Project Metadata) → Proje Kodu (Project Code) → Bilgi Konteyneri Kimliklendirmesi (Information Container Identification) → Mekânsal / Konumsal Kırılım (Spatial Breakdown) → Nesne Yapısı / Sınıflandırma (Object Structure / Classification) → Meta Veri (Metadata – Revizyon/Revision, Durum/Status, Uygunluk/Suitability vb.) → Ortak Veri Ortamı İş Akışı (Common Data Environment – CDE Workflow)
Bu mimari şunu sağlar: ayrıntılı proje bilgileri metadata olarak tutulur; metadata’dan kısa ve işlevsel bir proje kodu türetilir; bu proje kodu bilgi konteyneri kimliğinde kullanılır; bilgi konteyneri kimliği mekânsal ve fonksiyonel bağlam kazanır; model nesneleri ve mahaller ayrı kırılım seviyelerinde yönetilir; revizyon, durum ve uygunluk gibi değişken alanlar dosya adı değil metadata olarak yönetilir; bütün süreç de CDE iş akışı içinde izlenir.
3.3.3 Referans Olan 2018 BS EN ISO 19650 İngiliz Ulusal Eki ile 2021 revizyon mantığının ayrıntılı değerlendirilmesi
İsimlendirme konusundaki en kritik dayanak, BS EN ISO 19650-2 için yayımlanan Birleşik Krallık Ulusal Eki ve onun 2021 revizyonudur. Bu yaklaşım bugün fiilen çok sayıda ülke, kurum ve uluslararası projede referans alınmaktadır.
3.3.3.1 2018 İngiliz Ulusal Eki’nin temel yapısı
2018 Ulusal Eki’nde bilgi konteyneri benzersiz kimliği şu alanlarla tanımlanmıştır:
Project – Originator – Volume/System – Level/Location – Type – Role – Number
Bu yapıda:
• Project (Proje) proje kimliğini,
• Originator (Bilgi Üreticisi) bilgi konteynerini üreten organizasyonu,
• Volume/System yapının fonksiyonel bölümü veya sistemi,
• Level/Location mekânsal konumu,
• Type bilgi konteynerinin türünü,
• Role disiplin veya rolü,
• Number ise benzersiz sıra numarasını temsil etmektedir. Bu çerçeve, dosya adı vermekten daha fazlasını amaçlamaktadır; bilgi üretim sorumluluğunu, organizasyon bağlamını ve veri ayrışmasını kurar.
3.3.3.2 2021 revizyonu
2021 revizyonuna ilişkin rehber açıklamalarda, 2018 Ulusal Eki’nin beklenildiği kadar verimli işlememesi üzerine güncelleme yapıldığı belirtilmektedir. Bunun gerekçeleri arasında eski BS 1192 terminolojisinden kalan ve artık tanımsız kalan “Volume” gibi terimlerin kullanılması, bilgi konteynerleri için “Field ID” verilmiş olmasına rağmen bunun hangi bilgi konteyner türlerine uygulanacağının yeterince açık olmaması, “Type” kodlarında içerik odaklı ve sunuş biçimi odaklı kodların karışması, originator kodunda içerik üreticisi “task team” mi yoksa müşteri tarafından doğrudan atanan “lead designer / contractor” mı sorusundaki belirsizlik, rol kodlarında disiplin ile rolün karışması ve A1, A2, A3 gibi status kodlarının kullanıcı topluluğu içinde farklı yorumlanması sayılmıştır. Bu gerekçeler doğrudan 2021 National Annex’in “About the 2021 National Annex” bölümünde açıklanmaktadır.
3.3.3.3 2021 revizyonunun getirdiği temel değişiklikler
2021 revizyonu isimlendirme sistemini daha net, daha uygulanabilir ve daha esnek hale getirmeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda en önemli kavramsal değişiklikler şunlardır:
• Volume/System alanı artık daha anlaşılır biçimde Functional Breakdown (Fonksiyonel Kırılım) olarak yorumlanmıştır.
• Level/Location alanı Spatial Breakdown (Konumsal / Mekânsal Kırılım) olarak açıklanmıştır.
• Type alanı için Form (Bilgi Biçimi) yaklaşımı öne çıkmıştır.
• Role alanı Discipline (Disiplin) olarak netleştirilmiştir.
Böylece güncel yorum şu yapıya evrilmiştir:
Project – Originator – Functional Breakdown – Spatial Breakdown – Form – Discipline – Number
Bu değişiklik çok önemli bir mesaj verir: isimlendirme sistemi yaşayan, geri bildirimlerle gelişen bir yapıdır; katı ve dondurulmuş bir şema değildir. Ayrıca 2021 revizyonu mevcut pratiklerin tamamen terk edilmesini değil, mevcut iş akışlarının mümkün olduğunca korunarak daha anlaşılır ve daha esnek hale getirilmesini hedeflemiştir. Rehber metinde, değişikliklerin bir miktar esneklik ihtiyacını da tanıyan daha sağlam bir yapı oluşturmak için yapıldığı ve bu çözümün farklı sektörleri ve karmaşık projeleri daha iyi kapsaması amacıyla geliştirildiği belirtilmektedir.
3.3.3.4 Karakter sınırları ve esneklik mantığı
2018 yaklaşımındaki alan uzunluğu sınırlarının 2021 revizyon mantığıyla birlikte esnetilmesi gereğidir. Alanlar için sabit karakter uzunlukları veya katı formatlar uygulamada ciddi sorunlara yol açmıştır; farklı organizasyonların farklı kod ihtiyaçları, farklı sektörler ve farklı proje karmaşıklıkları daha esnek bir yapıyı zorunlu kılmıştır. Bu nedenle Türkiye taslağında da proje, dosya, mahal, yapı elemanı, katman ve sembol isimlendirme alanları için katı karakter uzunlukları vermek yerine prensip tanımlamak; detayları proje bilgi standardı ve BEP’e bırakmak daha doğru olacaktır.
3.3.3.5 Status ve suitability mantığındaki gelişme
2021 revizyonu yalnızca alan adlarını değiştirmemiş; status kodları tarafında da önemli netleştirmeler getirmiştir. Özellikle Shared ve Published statülerinde kodların açıklığa kavuşturulduğu; S4’ün S5 ile tamamlandığı; S6 ve S7’nin kaldırıldığı; CR kodunun kaldırıldığı; A kodlarının “authorization” ile “acceptance” arasındaki farkı daha iyi yansıtacak şekilde genel hale getirildiği; ayrıca Published statülerinin ne anlama geldiğinin proje bilgi standardında tanımlanması gerektiğinin vurgulandığı açıklanmaktadır. Bu nokta çok önemlidir, çünkü status ve suitability anlamlarının proje bilgi standardında tanımlanması gerektiği açıkça söyleniyorsa, Türkiye taslağında da benzer bir mantıkla yönetmelik metni her şeyi sabitlemek yerine proje bilgi standardına ve BEP’e atıf yapmalıdır.
3.3.4 Bilgi Konteyneri(Kabı) (Information Container) Kavramı
ISO 19650 yaklaşımında bilgi yalnızca model dosyaları olarak ele alınmaz.
Bilgi; model, çizim, doküman, tablo veya veri seti gibi farklı biçimlerde bulunabilir.
Bu nedenle ISO 19650 terminolojisinde tüm bu bilgi birimleri: Information Container (Bilgi Konteyneri) olarak adlandırılır.
Bilgi konteyneri:
• model dosyaları
• paftalar
• raporlar
• veri tabloları
• analiz çıktıları
• COBie veri setleri
gibi farklı bilgi türlerini kapsar.
Bu nedenle isimlendirme sisteminin aslında dosya isimlendirme değil “Bilgi Konteyneri (Kabı) Tanımlaması (information container identification)” sistemi olarak ele alınması uygun olacaktır.
3.3.5 Ana metindeki isimlendirme hükümlerine ilişkin ayrıntılı değerlendirme
Taslakta isimlendirme yalnızca eklerde değil ana metinde de normatif olarak kurulmaktadır. Özellikle CAD ortamında çizim hazırlama esaslarında tüm CAD çizimlerinde katmanların proje disiplinine uygun şekilde isimlendirileceği, genel kısaltması yerine “GENL” kullanılacağı, katman isimlerine gerekli durumlarda malzeme/tip/gösterim alanı ekleneceği, emsal hesabı için EMSL ve malzeme/tip/gösterim alanındaki özel kısaltmaların kullanılacağı, aynı malzeme için 1-4 arasında derinlik numarası ekleneceği ve taramalar için ayrıca “-T” ekiyle yeni katman oluşturulacağı gibi son derece detaylı ve katı bir CAD isimlendirme mantığı kurulmaktadır. Aynı zamanda malzeme/tip/gösterim alanı için “en fazla 15 karakter” sınırı da getirilmektedir.
Bu yaklaşımın iki temel problemi vardır. Birincisi, BIM bilgi yönetimini CAD katman mantığına indirger. Taslak bazı analizleri CAD layer mantığına bağlamaktadır; oysa BIM sisteminde doğrulamalar katman renkleriyle değil model veri alanları ve property set’ler üzerinden yapılmalıdır. İkincisi, bu kadar ayrıntılı isimlendirme kurgularının yönetmelik metni seviyesinde sabitlenmesi, farklı yazılımlar, farklı proje türleri ve farklı organizasyonlar için gereksiz bir kısıt yaratır.
Bu nedenle ana metindeki isimlendirme hükümleri için temel öneri şudur:
Yönetmelik, isimlendirmede uygulanacak genel ilkeleri tanımlamalı; ancak detaylı kodlar, alan sıraları, kısaltmalar, karakter limitleri ve proje özelindeki veri yapıları proje bilgi standardı, BEP ve teknik rehberlerde tanımlanmalıdır. Bu sayede hem ana metin sadeleşir hem de teknik sistem zaman içinde güncellenebilir hale gelir. “ISO 19650-2 Türkiye Ulusal Eki” yaklaşımı ile isimlendirme prosedürleri, diğer kodlar ve tablolar ulusal ekte geliştirilir; yönetmelik yalnızca buna atıf yapar; ancak bu ek de sektör tarafından erişilebilir olmalıdır.
3.3.6 Ek-1 Proje İsimlendirme Esasları: metadata temelli değerlendirme
Taslakta Ek-1’de ve ana metin 1.1, 1.1.1, 1.1.2 maddelerinde proje isimlendirmesi iki farklı usulle tarif edilmektedir. Birinci usulde yıl, il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve durumdan oluşan bir proje adı üretilmekte; ikinci usulde ise dijital sistem ve e-imza kullanılması halinde proje müellifi ayrıca isimlendirme yapmadan aynı bilgilerin metadata olarak sisteme girilmesi öngörülmektedir. Bu iki yaklaşımın aynı anda tanımlanması, aslında iki farklı veri yönetimi paradigmasını yan yana koymaktadır: dosya adı temelli veri yönetimi ve metadata temelli veri yönetimi. ISO 19650 açısından doğru olan ikinci yaklaşımdır.
Ek-1’deki alanlar:
• Yıl
• İl
• İlçe
• Mahalle
• Ada
• Parsel
• Durum
proje hakkında ayrıntılı konumsal ve idari bilgi üretir. Bunlar birer “project metadata” alanıdır; doğrudan proje adı veya dosya adı içinde yer alması gereken bileşenler değildir. Bu nedenle öneri şudur:
1. Bu alanlar sistemde Project Metadata (Proje Meta Verisi) olarak saklanmalıdır.
2. Bu metadata’dan, belirli prensiplere göre türetilen daha kısa bir Project Code (Proje Kimliği) üretilmelidir.
3. Bu Project Code’un nasıl türetileceği BIM Uygulama Planı (BEP) içinde proje özelinde belirlenmelidir.
4. Bu kısa proje kodu daha sonra information container identification yapısındaki Project alanında kullanılmalıdır.
Ayrı ayrı iki yöntem olmamalı; mutlaka metadata yöntemi olmalıdır. Ayrıca dosya adlarının aşırı uzamasını engeller, uluslararası projelerle uyumu artırır ve proje bilgilerini CDE içinde sorgulanabilir hale getirir.
3.3.7 Ek-2 Dosya İsimlendirme Şablonu: bilgi konteyneri kimliği olarak yeniden çerçevelenmesi
Ek-2, taslağın en kritik bölümlerinden biridir. Çünkü burada dosya isimlendirme şablonu aslında bilgi konteyneri kimliklendirme sisteminin Türkiye’de nasıl kurulacağına dair ilk güçlü çerçeveyi vermektedir. Fakat mevcut haliyle bu bölümde bazı önemli eksikler ve yapısal sorunlar vardır.
3.3.7.1 Originator alanının eksikliği
ISO 19650 yaklaşımında Originator (Bilgi Üreticisi) alanı zorunlu bir bileşendir. Bu alan olmadan bilgi konteynerini hangi organizasyonun ürettiği, dolayısıyla veri sorumluluğu ve CDE izlenebilirliği tam kurulamaz. 2021 revizyonunda originator kullanımına ilişkin belirsizlikler eleştirilmiş olsa da, alanın kendisi sistemin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle Ek-2’de originator alanı mutlaka yer almalıdır. Uluslararası projelerle uyumlu bir süreci başlatabilmek için originator’un genel kullanım olarak mutlaka yer alması gerekir.
3.3.7.2 Revizyon numarasının dosya adında verilmemesi
Revizyon numarasının dosya adında taşınması BIM işleyişine aykırıdır. ISO 19650 ve CDE mantığında revizyon; dosya adı üzerinden değil, metadata ve versiyon yönetimi üzerinden yönetilir. Revizyon bilgisi ve status kodu antet meta verisinin bir parçası olarak ele alınmaktadır; ayrıca dijital revizyon izleme ve model karşılaştırma araçlarıyla sürüm farklarının yönetildiği anlatılmaktadır. Dolayısıyla revizyon no alanı Ek-2’de dosya adının parçası olmamalı, metadata olarak yönetilmelidir.
3.3.7.3 Ek-2 şablonunun 2018 ve 2021 National Annex ile karşılaştırmalı ele alınması
Ek-2’deki alanlar, 2018 ve 2021 Ulusal Ek yaklaşımıyla birlikte değerlendirilmelidir. Türkçe karşılıkları ve İngilizce terimler birlikte şu şekilde ele alınmalıdır:
• Project (Proje)
• Originator (Bilgi Üreticisi)
• Functional Breakdown (Fonksiyonel Kırılım) / önceki yorumda Volume/System
• Spatial Breakdown (Konumsal / Mekânsal Kırılım) / önceki yorumda Level/Location
• Form (Bilgi Biçimi) / önceki yorumda Type
• Discipline (Disiplin) / önceki yorumda Role
• Number (Numara)
Bu alan yapısı, taslaktaki proje kodu, bina kodu, kat/konum, dosya türü, disiplin, dosya no gibi alanları yeniden çerçevelemek için çok daha sağlam bir temel sunar. Ancak bu alanların her biri sabit karakter ve sabit kod listeleriyle yönetmelikte dondurulmamalı; proje bilgi standardı ve BEP ile yönetilmelidir. 2021 rehber açıklamasında, information container ID, metadata, classification ve information model exchange gibi konuların proje bilgi standardında tanımlanması veya ona referansla kurulması gerektiği; hatta bilgi konteyner ID kodlarına ilişkin kuralların da proje bilgi standardında netleştirilmesi gerektiği açıkça söylenmektedir.
3.3.7.4 Ek-2 tablolarının örnek niteliği
Ek-2’de verilen tablolar zorunlu nihai veri setleri olarak değil, örnek veya referans tablolar olarak düşünülmelidir. Tabloların başına “proje türü, organizasyon yapısı ve bilgi gereksinimlerine bağlı olarak BIM Uygulama Planı (BEP) kapsamında uyarlanabilir” benzeri bir not konmalıdır. Yönetmelikte verilen isimlendirme şemalarının örnek niteliğinde olması uygun olacaktır.
3.3.8 Ek-3 Mahal İsimlendirme Esasları: Spatial Breakdown olarak ele alınması
Ek-3’teki mahal isimlendirme sistemi, ISO 19650 mantığında Spatial Breakdown (Konumsal / Mekânsal Kırılım) başlığı altında ele alınmalıdır. Bu kırılım yalnızca oda adı üretme meselesi değildir; yapının mekânsal hiyerarşisini, model navigasyonunu, alan yönetimini, tesis kullanımını ve disiplinler arası koordinasyonu etkiler. Dolayısıyla mahal isimlendirmesi, bilgi konteyner isimlendirmesinden farklı ama onunla ilişkili bir düzlemdir.
Burada üç temel tespit önemlidir:
3.3.8.1 Karakter sınırı olmamalıdır
Mahal adları için karakter sınırı getirmek 2021 Ulusal Ek mantığıyla çelişir. 2021 yaklaşımı, alanların esnek kullanımını ve sabit karakter sayılarıyla sınırlanmamasını savunmaktadır. Bu nedenle Ek-3’teki mahal kodları veya mahal adları için katı karakter uzunluğu sınırları olmamalıdır.
3.3.8.2 Mahal listeleri eksik ve proje türüne göre değişkendir
Mahal adları projeye göre farklılık gösterir. Konut, ofis, hastane, havaalanı, fabrika, lojistik tesis, altyapı tesisi veya karma kullanım projelerinde mekânsal ihtiyaçlar ve mekân türleri tamamen değişebilir. Dolayısıyla yönetmelikte sabit ve tam olduğu varsayılan bir mahal listesi kurmak doğru değildir. Verilen tablolar ancak örnek olabilir. Asıl mahal yapısı proje özelinde BEP ve proje bilgi standardında tanımlanmalıdır.
3.3.8.3 Ek-3, proje bilgi standardı ve BEP ile ilişkilendirilmelidir
Mahaller, proje özelindeki “Spatial Breakdown” yapısının bir parçasıdır. Bu nedenle yönetmelik burada yalnızca prensibi tarif etmelidir: mekânsal yapı, proje türüne uygun, genişleyebilir, karakter sınırıyla kısıtlanmayan ve BEP’te tanımlanan bir yapı olmalıdır. Tablolar ise örnek verilmelidir.
3.3.9 Ek-5 BIM modelinde yapı elemanı isimlendirme esasları: nesne yapısı ve sınıflandırma perspektifi
Ek-5’in mevcut üç alanlı kurgusu — Disiplin, Kategori, Açıklama — BIM nesne yapısını temsil etmek için yeterli değildir.
Bir BIM model nesnesi çoğu zaman yalnızca bir kategori ile tanımlanmaz. Aşağıdaki katmanların tümü gerekebilir:
• disiplin
• sistem
• kategori
• alt kategori / tip
• eleman
• özellikler / attribute’lar
• sınıflandırma referansı
• IFC entity / type / property set ilişkileri
Dolayısıyla Ek-5 için temel öneri şu olmalıdır:
Yapı elemanı isimlendirme sistemi yalnızca Disiplin–Kategori–Açıklama ile sınırlanmamalı; alt kategori, sistem ve farklı sınıflandırma seviyelerini içerebilecek genişletilebilir bir prensip yapısı olarak tanımlanmalıdır. Proje özelinde gerçek nesne sınıflandırmaları ve kırılımlar ise BEP’te tanımlanmalıdır.
Ayrıca Ek-5 için verilen tablolar da Ek-3 gibi sabit ve nihai veri listeleri olarak değil, örnek / referans veri setleri olarak değerlendirilmelidir. Farklı proje türlerinde nesne repertuarı ciddi biçimde değişir. Bu nedenle yönetmelik prensip vermeli, örnek sunmalı; uygulama düzeyi proje özelinde kalmalıdır.
3.3.10 Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-5’in sınıflandırma sistemiyle ilişkisi
Bu dört ek aslında yalnızca isimlendirme tabloları değil, çeşitli sınıflandırma elemanları içermektedir. Zaman içinde bir sınıflandırma sistemi adaptasyonu gerektirecektir.
Bu dört ek şu seviyeleri temsil etmektedir:
• Ek-1: “Project metadata”
• Ek-2: “Information container identification”
• Ek-3: “Spatial breakdown
• Ek-5: “Object structure / classification”
Dolayısıyla bunlar, daha büyük bir BIM sınıflandırma ve veri organizasyonu sisteminin parçalarıdır. Uzun vadede Türkiye’de uluslararası kabul görmüş bir sınıflandırma sisteminin uyarlanması gündeme geldiğinde, bu eklerdeki tabloların tamamı yeniden ele alınmak zorunda kalacaktır.
Bu nedenle burada öneri şudur:
Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-5 tabloları, gelecekte uygulanacak bir BIM sınıflandırma sistemi adaptasyonu karşısında yeniden çalışılabilecek referans tablolar olarak ele alınmalıdır. Uluslararası kabul gören sistemlerden birinin Türkiye’ye uyarlanması halinde, bu tabloların tamamı ayrı çalışma paketleri haline gelecektir. Dolayısıyla bugün yönetmelik bunları dondurmamalı; gelişmeye açık bırakmalıdır.
3.3.11 Teknik çalışma grupları ihtiyacı
Bu veri yapıları ve sınıflandırma sistemleri kendini sürekli yenilemek zorundadır. Bu nedenle ilgili kamu kurumlarının, meslek odalarının, akademik kurumların ve sektör temsilcilerinin katıldığı teknik çalışma grupları oluşturulmalıdır. Bu gruplar:
• sınıflandırma sistemi adaptasyonu,
• veri tablolarının güncellenmesi,
• mahal, yapı elemanı, information container ve metadata sözlüklerinin geliştirilmesi,
• IFC, veri sözlüğü, MVD ve bilgi değişim kurallarının uyarlanması
gibi başlıklarda sürekli teknik katkı sağlamalıdır.
3.3.12 BIM Execution Plan (BEP), Project Information Standard ve Information Protocol ile bağlantı
İsimlendirme meselesi tek başına ele alınamaz. ISO 19650 ve bağlantılı rehberlere göre:
• unique ID kodları,
• metadata,
• classification,
• information model exchange kuralları
projenin information standard içinde tanımlanmalı veya ona referansla kurulmalıdır. Ayrıca “delivery team” üyelerinin BEP üzerinden bu kurallara ekleme veya değişiklik önerme rolü vardır. Bu da isimlendirme kurallarının proje bilgi standardı ve BEP’ten bağımsız kurulamayacağını gösterir.
Standartlarda BEP’in bir anlaşma seviyesi bir kaynak olduğu, sabit biçimi olmayan ve zaman içinde gelişen tek bir kaynak olarak görülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle isimlendirme detaylarının da proje özelinde BEP’te tanımlanmalıdır.
BEP, MIDP ve Bilgi Protokolü’nün sözleşme ekleri olarak kabul edilmesi önerilmektedir. İsimlendirme sisteminin hukuki ve operasyonel işlev kazanabilmesi için bu kritiktir. Çünkü BIM verisi sözleşmesel bilgi, karar kaydı ve fikri mülkiyet unsuru niteliği taşır.
3.3.13 Taslak için önerilen nihai prensip seti
İsimlendirme ve veri organizasyonu için önerilen ana prensipler şunlardır:
♦ Birincisi, isimlendirme ve bağlantılı kod sistemleri doğrudan yönetmelik metninde nihai teknik veri setleri olarak tanımlanmamalı; mümkünse ISO 19650-2 Türkiye Ulusal Eki içinde geliştirilmelidir. Yönetmelik buna atıf yapmalı; ancak ilgili ek sektör tarafından ücretsiz ya da çok düşük maliyetle erişilebilir olmalıdır.
♦ İkincisi, ana metindeki isimlendirme hükümleri ile eklerdeki tablolar birlikte ele alınmalı; yönetmelik prensipleri tanımlamalı, proje özelindeki uygulama kararlarını ise BEP ve proje bilgi standardına bırakmalıdır.
♦ Üçüncüsü, Ek-1 proje meta verisi olarak görülmeli; metadata’dan türetilen kısa Project Kodu proje özelinde BEP’te tanımlanmalı ve information container kimliğinde kullanılmalıdır.
♦ Dördüncüsü, Ek-2 2018 ve 2021 National Annex yaklaşımı birlikte dikkate alınarak yeniden kurgulanmalı; özellikle Originator (Bilgi Üreticisi) alanı eklenmeli; Functional Breakdown (Fonksiyonel Kırılım) ve Spatial Breakdown (Konumsal / Mekânsal Kırılım) kavramları dikkate alınmalı; revizyon bilgisi dosya adından çıkarılıp metadata olarak yönetilmelidir.
♦ Beşincisi, Ek-3 mahal isimlendirme esasları, Spatial Breakdown kapsamında düşünülmeli; karakter limiti olmamalı; mahal adları ve kodları proje türüne göre değişebileceğinden tablolar örnek niteliğinde kalmalı ve gerçek uygulama BEP’te tanımlanmalıdır.
♦ Altıncısı, Ek-5 yapı elemanı isimlendirme esasları yalnızca Disiplin–Kategori–Açıklama ile sınırlanmamalı; sistem, alt kategori, tip ve diğer sınıflandırma seviyelerini içerebilecek genişletilebilir bir nesne yapısı olarak tanımlanmalıdır.
♦ Yedincisi, bu dört ekin tamamı uzun vadede bir BIM sınıflandırma sistemi adaptasyonu ile ilişkilendirilmelidir. Uluslararası kabul gören sistemlerden birinin Türkiye’ye uyarlanması halinde bu tablolar örnek referans tablolar olarak yeniden çalışılacaktır.
♦ Sekizincisi, bu alanların geliştirilmesi, güncellenmesi ve sürdürülmesi için ilgili kurumların, meslek kuruluşlarının ve akademik çevrelerin katıldığı teknik çalışma grupları oluşturulmalıdır.
3.3.14 Sonuç
Taslak yönetmelikte isimlendirme ve bağlantılı veri organizasyonu yaklaşımı, bugünkü haliyle önemli bir başlangıç olmakla birlikte, hâlâ büyük ölçüde mevcut belge ve CAD tabanlı işleyişin dijital ortama aktarımı görünümündedir. BIM yaklaşımı ise dosya ve katman yönetiminden daha geniş; yaşam döngüsü boyunca bilgi yönetimine dayalı bir sistemdir. Bu nedenle isimlendirme kurgusu dosya adı, katman adı ve sabit kod tabloları düzleminden çıkarılarak; metadata, information container identification, project information standard, BEP, CDE, classification ve LOIN ile ilişkilendirilen bir bilgi yönetimi mimarisi içinde yeniden düşünülerek geliştirilmesi önerilmektedir.
Türkiye’de BIM Teslim sahfası isimlendirme esasları ve ilgili kod sistemleri, ISO 19650-2 temelli bir Türkiye Ulusal Eki ve proje bilgi standardı yaklaşımı üzerinden kurgulanmalı; yönetmelik prensip koymalı, teknik yapı ise güncellenebilir, erişilebilir ve proje bazında uyarlanabilir bir sistem haline getirilmelidir.
3.4 IFC
IFC zorunluluğu olumlu bir adımdır. Ancak tek başına yeterli değildir.
Eksik olan başlıca çerçeveler:
• sınıflandırma sistemi,
• veri sözlüğü,
• data templates,
• MVD / IDS mantığı,
• LOIN ile ilişki,
• bilgi teslim amacı ile eşleştirme
3.4.1 IFC - Taslaklarda Yer Alan IFC ve Ek-6’daki tabloların Ulusal BIM Veri Sözlüğü yaklaşımı ile değerlendirilmesi
Taslakta yer alan IFC veri tabloları, Türkiye’de BIM veri standartlarının geliştirilmesi açısından önemli bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Bu tablolar, BIM modellerinde kullanılabilecek veri bileşenlerinin tanımlanması açısından değerli bir referans niteliği taşımaktadır.
Taslakta verilen IFC tabloları:
• referans veri setleri olarak görülmeli,
• proje bilgi gereksinimleri ile ilişkilendirilmeli,
• LOIN ile birlikte yorumlanmalıdır.
Bununla birlikte IFC veri modeli oldukça kapsamlı ve sürekli gelişen bir yapıya sahiptir. Farklı proje türleri ve organizasyonlar için gerekli veri bileşenleri değişebilmektedir. Bu nedenle taslakta yer alan IFC tablolarının sabit ve zorunlu veri listeleri olarak uygulanması yerine, proje ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen referans veri setleri olarak değerlendirilmesi önerilmektedir.
Ayrıca bu tabloların geliştirilerek ülkemiz için bir Ulusal BIM Veri Sözlüğü (National BIM Data Dictionary) oluşturulmasının değerlendirilmesi faydalı olabilir. Böyle bir veri sözlüğü, BIM projelerinde kullanılan veri bileşenlerinin standartlaştırılmasını sağlayarak farklı yazılım sistemleri ve proje ekipleri arasında veri birlikte çalışabilirliğini güçlendirebilir.
Uluslararası BIM uygulamalarında veri standartlarının yönetimi giderek daha fazla veri sözlüğü ve veri şablonları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşım, IFC veri modelinde yer alan entity ve property set bileşenlerinin proje gereksinimlerine göre seçilmesini ve standartlaştırılmasını sağlamaktadır.
Bu kapsamda ISO 23386 (Data Dictionary) ve ISO 23387 (Data Templates) standartları, yapı elemanlarına ait veri tanımlarının ve özelliklerinin ortak veri sözlükleri üzerinden yönetilmesini öngörmektedir. Bu yaklaşım, farklı BIM yazılımları arasında veri birlikte çalışabilirliğini güçlendirmekte ve veri kalitesinin korunmasına katkı sağlamaktadır.
Taslakta yer alan IFC tabloları bu yönde önemli bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Ancak IFC veri modelinin geniş kapsamı ve farklı proje türlerinin farklı veri gereksinimleri dikkate alındığında, bu tabloların sabit veri listeleri olarak uygulanması yerine proje bazlı bilgi gereksinimleri ile ilişkilendirilmesi daha uygun olacaktır.
Bu kapsamda IFC veri içeriklerinin ISO 19650 bilgi yönetimi yaklaşımı ve ISO 7817 Level of Information Need (LOIN) çerçevesi ile ilişkilendirilmesi, hangi proje aşamasında hangi veri bileşenlerinin gerekli olduğunun daha sistematik biçimde tanımlanmasına katkı sağlayacaktır.
Örnek olarak:
Bir BIM modelinde “kapı” elemanı için IFC veri yapısı şu şekilde tanımlanabilir:
• Entity: IfcDoor
• Property Set: Pset_DoorCommon
• Property: FireRating, AcousticRating, OperationType
Ancak bir hastane projesinde aynı eleman için ek olarak:
• InfectionControlRating
• RadiationShielding
gibi özelliklerin tanımlanması gerekebilir.
Bu nedenle IFC veri içeriklerinin proje türüne göre uyarlanabilir olması önemlidir.
Bu konuda ileri bir adım atılabilir.
Bundan sonraki bölüme "E-PYS’NİN CDE OLARAK KURGULANMASI, BIM ROLLERİNİN TANIMLANMAMASI, HUKUKİ ALTYAPI VE BİLGİ PROTOKOLÜ, SONUÇ " ile devam edilecektir.
Paylaş:
SON YAZILAR
ETP Yangın Güvenliği Teknik Kılavuzlar Bölüm-3
07 Nisan 2026
Operasyonel Teknoloji (OT) için Sıfır Güven - Bölüm 3
06 Nisan 2026
Türkiye, Dünyanın En Az Gülümseyen Ülkesi!
05 Nisan 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT




























