×

PABUÇ


PABUÇ
Avni Gündüz

 

Geçenlerde küçük bir çocuk gördüm. Yürüdükçe ışık saçan ayakkabılarıyla oldukça mutlu görünüyordu. Hepimiz benzer duyguları yaşamışızdır, özellikle bayramlarda. Benim aklımda kalan ise İsmet’in babasına verdiğimiz ayak ölçüsüne göre yapılan ayakkabı.

Mukavvanın üstüne basıp ayağımızın ölçüsünü almıştı rahmetli. Sonra derileri şablona göre keser uygun kalıplara küçük çivilerle çakardı. Deri şekil alıncaya kadar çekiçle dövülür sonra tabanı dikilirdi. Gelip geçip bakardım, ne zaman hazır olur diye?


Kabloların da pabucu olabileceği hiç aklıma gelmezdi tabii. Gördüklerim, hep kablonun ucunu soyar ve biraz kıvırıp bir yerlere bağlardı. Hem bir ucu değse bile elektrik zaten gidiyordu (!?).  Okulda gördüklerimiz kablo uçlarını ise hiç merak etmemiştim. Daha önemli konularla uğraşıyorduk çünkü; integral, diferansiyel vb. Uçlarındaki yuvarlak şeyler veya bükülü küçük borular söküp takarken kolaylık olması için olabilirdi belki. 

Mesleğe başladığımızda elektronik kısmı daha çekici geliyordu. Elektrik üzerinde işlerde çalışmama rağmen her türlü alet edevat edinilmişti. Radyo, transistör ve direnç lehimleriyle uğraşmak hobi gibiydi. Kablo pabuçları ise hala kolaylık sağlayan küçük bir malzeme. Hatta bir keresinde kablo pabucunu çekiç ile ezip sonra üstünü sivri bir uç ile mühürlemişti ustabaşımız(!)
Şebekede çalışırken kabloların panoya bağlantısı kablo pabuçlarıyla, direk üzerinde ise hatta klemenslerle bağlanırdı. Epeyce bir süre geçtikten sonra bir İstanbul firması bir alet getirmişti. Bizim ustalar mekanik, kollu bir alet olan “kepsenk” ile sıkıyordu pabuçları ama bu hidrolik olarak kablo pabucu sıkma ve eklerde kullanılmak üzereydi. Birkaç tane alındı. Hortumunun bağlantı yerlerinden kaçırmasa iyiydi yine de. Geliştirir diye bekledik ama başına “öz” ekini getiren başka bir firma benzer aletleri satmaya başladı. 
 

TEK genel Müdür Yardımcısı Muhittin Babalıoğlu (Sn. Ayhan Erkan ise Genel Md.) geniş bir heyeti Avrupa’ya gönderip ne bulabiliyorsanız bakın ve talep edin deyince bize de güzel bir pabuç sıkma aleti gelmişti. Gelmesine gelmişti ama bu defa alet pabuçları sıkınca pabuçlar yamulup gidiyordu. Biz ambarda ne varsa onu kullanıyorduk, tabii her zamanki gibi sarf malzemelerinde en ucuz olanları alınıyordu. DIN normuna göre olanlar daha pahalı imiş. Artık müdahale zamanı gelmişti. İllaki DIN normuna uygun olacak, öyle talep etmiştik.

Yerelde bir ihale yapıldı. Doğan abimizi de davet etmiştik. Kendisi her mühendise destek olan, bir şey sorduğunuzda hemen kâğıdı kalemi alıp açıklamaya çalışan birisiydi. Almanya’da okumuş, AEG’de çalışmıştı. Kendi şirketinde direnç imalatı yapıyordu. Daha sonra Ülkemizin ihracat yapan önemli firmalarından birisi oldu.

İhale sürecinin sonuna doğru “açık eksiltme”ye çağrıldı tedarikçiler. Doğan abi biraz pahalı ama pabuçlarının et kalınlığı, uzunluğu vs ise fazla.  Ağırlığa göre karşılaştırma yapınca öne çıkıyor ama yine de birazcık pahalı. 

Müdürümüz İsmail Bey, ” Doğan bey, fiyatta biraz iskonto yapar mısın?” dedi. Dedi ama Doğan abi ya duymadı ya da pek oralı olmadı. Soru tekrarlanınca bana doğru dönüp, “Avni beyin hatırına 15kuruş indiririm ancak” dedi ve ekledi; “siz hiç ucuz olsa bile, ayağınızı sıkan veya bol gelen bir ayakkabı almak ister misiniz? Bu iş de böyle” dedi. Bakırın, borunun ve firesinin maliyetini bir çırpıda anlatıp “kablonun ayağına uygun pabuç bu ama fiyatı da bu” anlamında bir şeyler söyledi. Sonuçta tercih raporu yazıp onaylattıktan sonra pabuçları aldık.

Ancak iş sadece pabuç almakla bitmiyordu; bu işin bir de kitabı, yani dünyaca kabul görmüş standartları vardı. O günlerde integral ve diferansiyel peşinde koşarken önemsemediğimiz o "küçük boruların", aslında elektriğin güvenli akışı için ne kadar kritik standartlara bağlı olduğunu yaşayarak öğrendik. Yine “paratonerci” diye tanıdığımız bir abimiz iki metal arasındaki pil olayını anlatınca işin şekli değişmişti. Kalay kaplama gerekliymiş.

Çoğunlukla bakır kullanıyorduk ama alüminyum baralara da kabloları bu pabuçlarla bağlıyorduk. Biz sarı macun kullanıyorduk ama ya diğerleri. Bir de ustaların gösterdiği şekilde civatalar sıkılırdı; tork anahtarları pek yaygın değildi.

Bugün dönüp baktığımda, bir pabuç deyip geçmemek gerektiğini daha iyi anlıyorum. Elektrik tesisatlarında güvenilirliği ve iletkenliği sağlamak için artık uluslararası IEC, Avrupa tabanlı EN ve o dönem peşine düştüğümüz Alman DIN standartları esas alınıyor.

Özellikle AG ve YG sistemlerinde (Havai hat iletkenleri dışında) pabuç ve konnektörler için EN IEC 61238 serisi standartlar var. Bu standart serisi, pabucun (Güç kabloları için sıkıştırmalı ve mekanik bağlantı elemanlarının ) akım taşıma kapasitesinden tutun da kısa devre anındaki dayanımına ve mekanik çekme testlerine kadar her şeyi anlatıyor. Eğer yüksek gerilim (YG) uygulaması ise standart  EN IEC 61238-1-3.

Bu standartlar TSE tarafından da yayınlanmış olup aşağıdadır. 

a) TS EN IEC 61238-1-1:2019
Sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar -Güç kabloları için- Bölüm 1-1: Beyan gerilimleri 1 kV’a (Um= 1,2 kV) kadar olan, yalıtılmamış iletkenler üzerinde deneye tabi tutulan güç kabloları için kullanılan sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar ile ilgili deney yöntemleri ve gereklilikler

b)TS EN IEC 61238-1-2:2019 
Sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar -Güç kabloları için- Bölüm 1-2: Beyan gerilimleri 1 kV’a (Um= 1,2 kV) kadar olan, yalıtılmamış iletkenler üzerinde deneye tabi tutulan güç kabloları için kullanılan yalıtım delici bağlayıcılar ile ilgili deney yöntemleri ve gereklilikler

c)TS EN IEC 61238-1-3:2019 
Sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar -Güç kabloları için- Bölüm 1-3: Beyan gerilimleri 1 kV (Um= 1,2 kV)'un üzerinde ve 36 kV (Um = 42 kV)'a kadar olan, yalıtılmamış iletkenler üzerinde deneye tabi tutulan güç kabloları için kullanılan sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar ile ilgili deney yöntemleri ve gereklilikler

TS EN IEC 61238-1-3/A11:2019
Sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar -Güç kabloları için- Bölüm 1-3: Beyan gerilimleri 1 kV (Um= 1,2 kV)'un üzerinde ve 36 kV (Um = 42 kV)'a kadar olan, yalıtılmamış iletkenler üzerinde deneye tabi tutulan güç kabloları için kullanılan sıkıştırmalı ve mekanik bağlayıcılar ile ilgili deney yöntemleri ve gereklilikler

Genç meslektaşlar gerçekten şanslı. İnternet vasıtasıyla her türlü detaya ulaşabiliyorlar. Kablolamada amaç ise aslında belli: Yapılan ek veya başlık elektriksel ve mekanik olarak kablonun kendisi kadar sağlam olmalıdır. 
Şimdilerde, pabuç üzerindeki üretici logosuna, kesit alanına ve vida deliği çapına bakarken Doğan abinin o sözü kulaklarımda çınlıyor. Eğer alüminyum bir kabloyu bakır baraya bağlayacaksanız, o meşhur korozyonu önlemek için Bi-metal pabuç kullanmanız ve sürtünme kaynağına dikkat etmeniz gerekir. YG pabuçlarının o uzun boru yapısı da sadece kolaylık olsun diye değil; temas yüzeyini artırıp deşarj riskini azaltmak içindir. Biz aynı kalınlıkta fakat kısa konçlu (boylu) pabuçları biraz daha ucuz diye alıyormuşuz(!)

Son söz: ayağımıza uymayan ayakkabı nasıl can yakarsa, standardına uymayan pabuç da tesisatın canını öyle yakar. 

Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt