Anarşizm (İnsan/toplum ürünü)
.png)
Anarşizm
(İnsan/toplum ürünü)
M. Emin Atılgan
Anarşi kelimesi, günlük söylemde kargaşa ile eşanlamlı olarak kullanılır ve çoğunlukla, modern toplumlarımızda hüküm sürdüğü varsayılan “düzen” olarak tanımlanan şeyin yadsınması olarak kullanılır.
Anarşizm, (Yunanca’da “an” -sız olumsuzluk eki, archos ise yönetici demektir).Toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan bir terimdir. Ancak bu “kuralsızlık” değildir. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Bu hareket, toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular.
Anarşizmin Tarihsel Gelişimi
Anarşizm, (Yunanca’da “an” -sız olumsuzluk eki, archos ise yönetici demektir).Toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan bir terimdir. Ancak bu “kuralsızlık” değildir. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Bu hareket, toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular.
Anarşizmin Tarihsel Gelişimi

İ.Ö. 430 da Aristippos, bilgenin özgürlüğünü devlete teslim etmemesi gerektiğini öne sürmüş.
Zenon ise, Platon’un devletin kadiri mutlaklığı, müdahale ve sıkı denetimini reddetmiş, bireyin ahlak yasasının hükümranlığını ilan etmişti.
Zenon ise, Platon’un devletin kadiri mutlaklığı, müdahale ve sıkı denetimini reddetmiş, bireyin ahlak yasasının hükümranlığını ilan etmişti.

Zenon, kendini koruma içgüdüsünün insanı bencilleştirdiğini, doğal toplumsallaşma içgüdüsünün ise insanı islah ettiğini fark etmişti. İnsanlar doğal içgüdülerini izlediklerinde herkesi kucaklayıp evreni oluşturacaklardı. Mahkemelere ya da polise ihtiyaç duymayacaklardı, ne tapınak ne de kamusal ibadet olmayacaktı, alışverişin yerini özgür armağan alacaktı.
Fransız ansiklopedistleri ve aydınları arasında 18. yüzyılda yaygın kabul gören bu ve benzeri fikirler Fransız Devriminde ifade buldu.

Anarşizmin siyasi ve iktisadi anlayışını ilk kez Godwin, 1793 yılında yazdığı “Enquiry Concerning Political Justice” eserinde formüle etti, ancak “Anarşizm” adını kullanmadı. Godwin bu eserinde, devletin lağvedilmesini açıkça talep etmiş ve bir toplumun, herhangibir yönetim olmaksızın eksizlik biçimde var olabileceğini belirtmiştir.
İşçilerin kölelikten kurtulması amacıyla yaratılan sınıf savaşımı ve baskı altındayken onların özgürlüğe olan tutkuları, anarşizm fikrini doğurmuştur. Bu fikir, sınıfların ve devlet’in varlığı ilkelerine dayanan toplumsal sistemin tümden yok edilmesi ve yerine kendinden yönetim ilkesi ile oluşturulan emekçilerin özgür, devletsiz toplumunun inşa edilmesi fikridir.
İşçilerin kölelikten kurtulması amacıyla yaratılan sınıf savaşımı ve baskı altındayken onların özgürlüğe olan tutkuları, anarşizm fikrini doğurmuştur. Bu fikir, sınıfların ve devlet’in varlığı ilkelerine dayanan toplumsal sistemin tümden yok edilmesi ve yerine kendinden yönetim ilkesi ile oluşturulan emekçilerin özgür, devletsiz toplumunun inşa edilmesi fikridir.


Anarşizm 1860 ların ürünüdür. İlk siyasi kurucusu Pierre-Joseph Proudhon ile Michael Bakunin dir. Marx, başından itibaren her ikisinden de hoşlanmadı ve onlara düşmanlıkla karşı çıktı.
Bakunin, anarşist hareketleri İtalya’ya, İsviçre’ye, İspanya’ya yaydı ve İspanyada göz kamaştırıcı bir ilerleme kaydetti.
Fabrikalar yerine birbirini destekleyen küçük üreticiler grubuna gösterilen inanç sonucu, birinci enternasyonelin en fazla adanmış anarşistleri Jura federasyonunun İsviçreli köylü saat yapımcıları arasından çıktı.
Kropotkin, uluslararası anarşist hareketin önde gelen bir düşünce ve eylem adamı idi. Lenin ve Bolşevikleri sık sık uyaran Kropotkin’in 1921 de öldüğünde, cenazesinde 5 kilometrelik bir kortej oluştu.
Anarşistlerin, 1880 lerin ikinci yarısında ve 1890 ların başında, grevlerde, 1 Mayıs gösterilerinde hissedilmeye başlandığında, sekiz saatlik işgünü için genel grev fikrini yaydıklarında ve orduda anti-militarist propaganda yaptıklarında, haklarında acımasız davalar açılmıştır.
Marksist tarihçi Eric Hobsbawm’a göre Anarşizm İspanyanın başına gelen bir felaket oldu. Naom Chomsky ye göre ise 1936 İspanya devrimi büyük ölçekli anarşist bir devrimin en iyi örneğidir.
Anarşizm değil anarşizmler vardır. Ortak özellikleri bütünsellikten yoksunluk, antidogmatizm, devrimcilik, çelişki ve tutarsızlığı tutarlı kabullenme, birey özgürlüğüdür.
Anarşik akımlar: Mutualizm, Kolektivist Anarşizm, Bireyci Anarşizm, Anarko Komünizm, Anarko Sendikalizm, Yeşil Anarşizm.
Anarşizmin temel ilkeleri devletsizlik ve şiddetsizlik tir.
Bakunin, anarşist hareketleri İtalya’ya, İsviçre’ye, İspanya’ya yaydı ve İspanyada göz kamaştırıcı bir ilerleme kaydetti.
Fabrikalar yerine birbirini destekleyen küçük üreticiler grubuna gösterilen inanç sonucu, birinci enternasyonelin en fazla adanmış anarşistleri Jura federasyonunun İsviçreli köylü saat yapımcıları arasından çıktı.
Kropotkin, uluslararası anarşist hareketin önde gelen bir düşünce ve eylem adamı idi. Lenin ve Bolşevikleri sık sık uyaran Kropotkin’in 1921 de öldüğünde, cenazesinde 5 kilometrelik bir kortej oluştu.
Anarşistlerin, 1880 lerin ikinci yarısında ve 1890 ların başında, grevlerde, 1 Mayıs gösterilerinde hissedilmeye başlandığında, sekiz saatlik işgünü için genel grev fikrini yaydıklarında ve orduda anti-militarist propaganda yaptıklarında, haklarında acımasız davalar açılmıştır.
Marksist tarihçi Eric Hobsbawm’a göre Anarşizm İspanyanın başına gelen bir felaket oldu. Naom Chomsky ye göre ise 1936 İspanya devrimi büyük ölçekli anarşist bir devrimin en iyi örneğidir.
Anarşizm değil anarşizmler vardır. Ortak özellikleri bütünsellikten yoksunluk, antidogmatizm, devrimcilik, çelişki ve tutarsızlığı tutarlı kabullenme, birey özgürlüğüdür.
Anarşik akımlar: Mutualizm, Kolektivist Anarşizm, Bireyci Anarşizm, Anarko Komünizm, Anarko Sendikalizm, Yeşil Anarşizm.
Anarşizmin temel ilkeleri devletsizlik ve şiddetsizlik tir.

Emanuel Kant “Anthropology from a Pragmatic Point of View” kitabında, anarşiyi: “Güç olmaksızın Kural ve Özgürlük” olarak ele almıştır.
Anarşistler insanların uygun gördükleri şekilde kendi kendilerini örgütlemekte özgür olmaları gerektiğine inanırlar, ancak hangi yöntemin en adil ve arzulanır olduğu konusunda bölünürler. Anarşistler arasındaki işbirliğinin önündeki ciddi bir engel mülkiyet hakları meselesidir.
Eşitlik olmadan özgürlük olamaz! Sermayenin her gün biraz daha yoksullaştıran bir azınlığın elinde tekelleştiği ve herkesin parasıyla ödenen kamu eğitimi de dahil hiçbir şeyin eşit olarak dağıtılmadığı bir toplumda özgürlük yoktur.
Anarşistler, geçmiş kuşakların işbirliğinin ürünü olduğundan insanlığın ortak mirası olan sermayenin herkesin kullanımında olması gerektiğine inanılar.
Söylemleri şöyledir:
Tek kelimeyle eşitlik istiyoruz: Fiili eşitlik; herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre özgürlüğün gerekçesi olarak, daha doğrusu temel koşulu olarak- işte bizim samimi olarak istediğimiz şey budur.
Anarşizm, geleneği reddetmiştir, dinden ve kiliseden nefret etmekte ve bilimle, teknoloji, akıl, aydınlanma ve eğitim dahil ilerlemeyi selamlamaktaydı.
Anarşizmin temsil etmediği tek şey “gelecek” idi.
Anarşizm, özgürlük için verilen kavgadan; yaşamak, sevmek ve eğlenmek için zamanımız olacağı tamamen insani bir yaşama olan tutkudan ortaya çıkmıştır.
Anarşistler, insanları özgürlüğe kavuşturmak istemiyorlar, insanların kendi kendilerini özgürlüklerine kavuşturmalarını istiyorlar.
Zihnimiz, yönetimin her yerde hazır ve nazır olması gibi önyargılarla öylesine beslenmiştir ki, anarşik fikirler kuşkuyla karşılanır. Çocukluktan mezara, tüm eğitimimiz yönetimin gerekliliğine ve yararlı etkilerine inançla beslenir. Tarih, bu görüş açısından yazılmıştır; hukuk teorileri aynı amaçla dolaşıma sokulmuş ve tasarlanmıştır. Tüm siyaset ayni ilkeye dayanır. Aynı öğreti medyada her gün tekrarlanır.
Anarşistler, mevcut sosyal örgütlenmeye karşı mücadele etme ve herkese özgürlük ve mutluluk sağlayacak yeni bir toplumun ortaya çıkışının karşısına dikilecek engelleri yok etme görevini üstlenmişlerdir.

Anarşi denince akla gelen eserlerden biri, 2005-2006 yılı ABD-Almanya ortak yapımı olan ve 2006 da gösterime giren sinema filmi “V for Vendetta” dır. Filmin konusu, diktatör bir rejime bireysel bir başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğidir.

Christina (Anarşist Otonom Bölge) Danimarka
Halen Danimarkada, 34 hektarlık eski bir askeri üstte yer alan ve anarşizm in uygulandığı bir bölge olan Christiania , bu konu ile ilgili olarak incelemeye değerdir.
Paylaş:
SON YAZILAR
İyi Niyet Neden Suistimal Edilir?
12 Şubat 2026
Yapay Zeka İle Biliyormuş Gibi Yapmak...
07 Şubat 2026
IEC Güncel Standartlar 2026 Bölüm-2
06 Şubat 2026
6 Şubat 2023 Depremlerini Unutmadık... Unutmayacağız !
06 Şubat 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT



























