×

Yapımcı Gözüyle Atatürk Barajı Yazı Dizisi-3


Yapımcı Gözüyle Atatürk Barajı
Yazı Dizisi-3
Nurhan Motugan
 

Müşavir Lahmayerle ,iki sene kadar çalıştık. Ne mi istifade ettik. Ölçüm aletleri yabancısı olduğumuz bir konu idi. Arkadaşlarımıza faydalı oldular Yüzlerce ölçüm aletini dolguyu aksatmadan, zamanında ithal ve  temin ,yerini hazırlamak vb.bilgi ve ciddi gayret istiyordu. Kil prosesi, en nazik konu idi .Onda pek  faydalı olmadılar. Kili ocakta, yerinde optimum su muhtevasında muamele etmeyi arkadaşımız toprak İşleri Gurup ,şefi Kemal Öğrenci yerinde çözdü.İlerde anlatacağım, Ürdünde Ölü Deniz seddelerinin yapımında ,bu prosesimizi tatbik ederek çok büyük prestij kazandık . Bizim getirdiğimiz yöntemle, orda, kil hazırlama kapasitesi çok arttığı için, seddeler 12/13 m yükseklikte  yapabilmek mümkün oldu.Kil yerine Marn kullanılıyordu. Ortada da agrega filtre yerine konuyordu.. Bu başarı bize işin ikinci kısmının üstelik fiyatı da arttırarak ihalesiz verilmesini temin etmişti. Ayrıca Ürdün Kral Hüseyin’ede takdim edilmiştim. Gerisi uzun hikaye fakat konumuz Baraj Güvenliği olduğuna göre, o uzun hikayeyi başka yazıda  anlatacağım.

Lahmayer in bir faydası ,DSİ’nin yabancı müşavirine karşı bizim arkamızda bir nevi destek olması.Diğer bir  faydaları da kendilerinin de kullandıkları ,Avusturalya’dan bir müşavir mühendisi tanımamız olmuştur. Mr Pinkerton. Gerçekten hem bilgi hem şahsiyet ve  karakter olarak, super bir insandı. Koordinasyon toplantılarında gerek bizim müşavir gerekse DSİ’nin AEJV müşaviri onu dikkat ve hürmetle takip ederlerdi.Son olarak onu Baraj oturmaları dolayısı ile davet etmiştik. Çok isim yapmış ABD li bir müşavir mühendisle beraber   gelmişlerdi.. Mühim bir noktaya değineceğim.

Barajın menba dolgusunda ,büyük çapta nehir malzemesi kullanılacakken zor temin edileceği düşüncesi ile Bazalt dolguyla değiştirince ,MrPinkertonu  davet etmiştik..Beraber ocağa da gittik, neticede Bazalt dolguya çevrilmesinde mutabık kalındı.Baraj nihai oturmalarının beklenenden çok olması, sorun yaratınca, bahsettiğim gibi heyetle beraber bu  iki eksper nedenlerini incelediler.Bazalt çok mukavim sağlam ancak  kılcal çatlaklı  bir kaya . Su ile temas ederek doygun hale gelince kırılgan oluyor ve tabiatıyla aradaki boşlukları kırılan parçalar doldurunca oturma fazla oluyor.Önlem olarak , bazaltı, dolgu esnasında, sulamak ancak çok geçirgen olan dolguda bu kadar suya  doyurmak mümkün değildi.Serme ve sıkıştırma esnasında, büyük kapasiteli ,25 adet DYNAPAC ve 4 ADET CAT( özel Keçiayağı) sıkıştırma makinalarımız vardı ve teknik şartnameye göre yeterince kullanıldı.Ancak konvensiyonel bu sıkıştırma makinalarının   verdiği basınç ,neticede, dolgunun yükselipte, 150 metrelere vardığı zaman , ağırlığı ile verdiği basınç ,nerede ise iki misli artıyor ve kırılmayı da arttırıyordu.Tabii oturmalarda kilimizin yağlı (plastik)  olması ve barajın çabuk yüksetilmesi gerektiği ,dolayısı ile oturmalar ,yapım esnasında yeterli olamadığı için ,baraj çok oturdu gibi oluyordu.Kilin oturması ile ,serbest  bulduğu tarafa doğru baskı yapmış,  menbada basalt dolgusunda,  oturan bazaltı, kilin  basıncı ile menbaya doğru itelemiştir. Neticede oturma konusunda kesin kabulden sonrada bir kaç sene arayla heyetler gelerek incelemelerini yaptılar ve sorun olmadığı hususunda mutabık kalındı.Bu arada oturan kısım proje ve teknik  şartına göre projesine uygun  olarak  yerine getirildi. Barajda oturmalar konusunda verilen raporlar ayrı bir konu olarak incelenebilir. Sn Selami beyin kitabında da bu hususta detaylı bir İnceleme vardır.

Mr. Pinkertona sordum, bilge bir insansınız. Dolguda bazalta döndüğümüz zaman ,şantiyeyi ziyaret ettiğinizde ,bazalt Ocağını  da gezip bu ocağı dolguda kullanacağız. Bilahere menbada da kullanacağımızı belirttik. Bu konuyu konuşmuştuk. Ancak siz o zaman bu riskli durumu ikaz etmemiştiniz diye sordum. Bizler müşaviriz ,genelde sorulunca cevap veririz. Belki öngörüp ikaz etmemiz gerekirdi dedi. Barajı yavaş yükseltmek, tek çözüm olarak görünüyor. Burda bir tercih yapılacak, zaman kazanmak eğer bir sorun yaratmayacaksa tabii ön tercihtir.
 


 
Sondaj/Enjeksiyon da bu barajın en önemli kalemlerinden biri oldu. Dünyada bir projede bu boyutta sondaj delgisi ve Enjeksiyon perdesi olmamıştır.Gurup Müdürümüz, rahmetli Yıldırım Özbayoğlu ve ekibi gerçekten başarılı olmuşlardır. Oysaki bu boyutta hiç bir tecrübe sahibi değillerdi.Başta  Fransız  SOlETHANCE firması ile anlaşma yaptık. İki sene kadar arazide beraber çalıştık ( sağ yakadaki kritik zeminde yapılan Kimyasal enjeksiyon gibi özel tatbikatta )faydalı oldular. .Dolu Savak kanalının son kısımlarında ve düşüm   havuzunda yapılan büyük kapasiteli ve  korozyana  karşı çift korumalı  ard germe aplikasyonu da bu gurubun ilk karşılaştığı halde çok başarı ile uyguladığı zor bir iş olmuştur.
 
Baraj  deyince genelde hep inşaatçı olduğumuz için biz  inşaatçılar   işimizi biliyorduk. Ancak Daimi Teçhizat dediğimiz (Kapaklar ve Vinçler ) konusu tamamen makinacıların sahasına giriyordu ve biz inşaatçılar ,konulara uzaktık. İşte burada inşaatçı –makinacı arasında çok sıkı bir işbirliği gerekiyordu.Ve biz bu konuda  şanslı idik. Zira rahmetli arkadaşımız Erol Helvacıoğlu Gurup Müdürlerimiz arasında Baraj konusunda en tecrübeli olanımızdı. Yabancı müşavir gurup bile, onu bu konularda dikkatle   izlerdi.Ankarada IŞIK Makina ve Paşa bey deyince aranızda bilenler muhtemelen  vardır, .Çünkü Baraj kapak,vinç ve Cebri Boru konusunda otorite idi.ATA Yönetimi ,ATATÜRK Barajındaki Daimi Teçhizat konusunu garantiye almak için  ,IŞIK Makinayı bünyesine katmak üzere, Paşa Bey ile  anlaşmaya vararak firmayı satın aldılar. .Bu arada, merkezde, gene rahmetle anacağımız Fahiman ağbeyimiz,en yaşlımızdı, Daimi teçhizat ,konusunda duayendi ve Erol kardeşimize  büyük destek oluyordu.

Barajda toprak işleri ve Enjeksiyon ve daimi teçhizatın dışında en büyük iş kalemi Beton Gurup  müdürlüğüne ait idi ve Gurup Müdürümüz sınıf arkadaşım, Hakkı Dağdeviren kardeşimiz ,çalışkan, takipçi yaratıcı ,özgüvenli bütün bu ağır iş yükünün altından başarı ile kalkmıştır.Yukarda bahsettim bütün bu yapılanları kayda geçerek beş ciltlik eseri ilede çok kıymetli bir hizmet yapmıştır.Bu sempozyumda olmasını çok isterdim müsait değilmiş gelemedi.

“”ATATÜRK BARAJI’nın yapımında yer alan üst yönetim, gurup müdürü mühendislerimizden sitayişle şükranla bahsettim.Şantiye genel yönetiminden sorumlu Proje Müdürümüz, rahmetli Erduhan Bayındırı da  burada şükranla yadetmek isterim. On bin çalışanı olan şantiyenin her türlü sorumluluğu, Gurup Müdürleri arasındaki Koordinasyon,  DSİ ve müşavirle münasebetler, mahalli idarelerle  ve Ankara  DSİ  Gn Müdürlüğü ile münasebetlerinde sorumlu; insan, yönetiminde çok başarılı ,kendine has özel bir yöneticiydi. Tüm çalışanlardan bahsettik  Ancak işi yüklenen ve sonuna kadar takip ederek bitirilmesini sağlıyan ATA Yönetimi yani patronlarımızı da takdirle , saygı ve sağ olan  Muammer bey hariç) rahmetlede  anmak”” isterim. DSİ İşverenin tahsis ettiği bütçeyi son kuruşuna kadar Baraj için harcayan ve hatta 6-7 ay gibi çok uzun süre hakedişler ödenmediği halde;sonuna kadar kendi imkanlarını seferber ederek dayanan ve teknik kaliteden  en ufak bir taviz verme hususunda bizlere görüş  empoze etmeyen ,bu özel insanlara binlerce teşekkürü borç bilirim.. SN Özala durum iletilince cevabı “Onlar Yapar” olmuş. Hedef alnımızın akı ile  bu prestij projeyi tamamlamaktı.
Barajda biz İş konularına göre “Gurup Müdürlükleri” tesis etmiştik. Onların altında da Başmühendisler vardı.Makina gurup Müdürü vekili Uğur Güllü şahsen kendi sunumunu yapacaktır. Aynı şekilde HES Başmühendisi Nevres Karameşe de kendi sunumu kendisi yapacaktır. İnşaat genel yapımı ve projelendirme konusunda Mustafa Kafalıer ve Bazalt Ocağının İşletilmesi konusunda ise Baş Mühendis Ömer Erkoçun çalışmalarını , Panelde ben takdim edeceğim.Baraj kesin projelerinden 10 bine yakın Tatbikat projemizi üreten,  Sn Dr  Ünal ilker ve firmasına da burada teşekkür ediyorum. Kendisi Baraj güvenliği ile ilgili bu Sempozyuma katkı olarak uzunca bir yazı hazırlamıştı. Bu çalışması çok akademik olduğu için , buradaki konuşmamın sınırları içine alamadım..Dr Ünal İlker bey ayrıca (Derivasyon Tünelleri Çelik Kaplaması ve Baraj Tabanında  yapılan Cut and Cover galerisi ile ilgili kısa bir çalışmayı ) Barajın yapımında ilave bir güvenlik olarak  rapor etmiştir. bir öngörüdür dikkate alınmalıdır.Bu konuyu  panelede anlatacağım.

ATATÜRK Barajından sonra yurt İçi ve yurt dışında yeni projeler Peşinde uzun arama ve çalışmalar yaptık. Bunlardan en mühimi Hong Kong yeni hava Meydanı. Denizde dolgu ile teşkil edilen bu proje gerçekten kara ve deniz işleri konusunda çok ciddi bir mühendislik yapısıydı. İki Japon ve bir Hong Konglu ortağımız vardı. Deniz dolgu işleri zaten otomatik Hollanda firmalarının  tekelindeydi.Onlardan biri ile de  konsorsiyum ortaklığımız vardı.

Çok büyük toprak harekatının yanında  bir o kadarda denizden taşıma ile suni ada teşkili çok ciddi bir konuydu. Beş kişilik ekibimle nerede ise 6 ay orda çalışıldı.. Hong Kong henüz Çin’e bağlanmamıştı İngiliz ağırlığı fazlası ile vardı ve işi  de onlar aldı..Milletlerarası arenada yer almadan kendi ülkende çok büyük olmanız  yeterli olmuyor. Sonradan İngiliz kazanan firma  beni aradı işin bir kısmını verelim  dedi ama fiyat  düşüktü Kabul etmedik.

Size 18 sene  sonra gelen  ATA Barajda çalışmış bir işçimizin yazısını okuyacağım.Tarih24/2/2013  Gönderen Hasan Koyuncu (eski bir çalışanınız)

Çok değerli Nurhan Bey,
Ben Hasan KOYUNCU,1986-1995 yılları arasında sizinde genel koordinatörlüğünü yaptığınız ATA İnşaat firmasında, Kule Vinç operatörü olarak çalıştım.İş hayatımın en güzel ve verimli günleri orada geçti.ATA İnşaat bana yüksek seviyede tecrübe ve profesyonellik kazandırdı. Daha sonra diğer çalışmış olduğum firmalarda bu kazanımlarımdan dolayı  çok iyi mevkilerde görev aldım ve saygınlık kazandım.Bütün bunlar siz ve sizin gibi yöneticilerin firmayı profesyonel bir biçimde yönetmeleri sonucunda olmuştur.Sanal ortamda da olsa yıllar sonra görüşmek ne Güzel.
En derin saygılarımla,hoşçakalın.

“Bu Güzel duyguları ifade eden bu kıymetli çalışan nadir bulunur bir insan  ve  alkışlanır .”Tanrıdan bu ahır ömrümde bu güzel anıları yaşattığı için şükran duygularımı sunarım.Çok seneler geçti pek çokları için “Rahmetli” dedim, burda bütün vefat edenleri rahmetle anıyorum Ruhları şad olsun.

Nurhan MOTUGAN  İTÜ -1954 İNŞ
 
 
Paylaş:
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
E-Bülten Kayıt