Yangın Raporlarındaki Baş Şüpheli: Elektrik

Yangın Raporlarındaki Baş Şüpheli: Elektrik
Avni Gündüz
[Yayım Tarihi: 18 Eylül 2025]
Toplantı yerini ve tarihini tam hatırlamıyorum ama çeşitli mesleklerden kişilerin de olduğu bir toplantıydı. Toplantı sonrası bizim müdürlerden birisi katılanlardan başka birisiyle karşılaşınca oldukça samimi bir şekilde selamlaştılar. Diğer şahıs bir ağır ceza mahkemesi reisi imiş. Sohbetin bir yerinde arkadaşımıza, “ben sana bir orman yangınında ceza verdim ama nedenini de tam hatırlayamıyorum” demişti. Meğerse orman idaresi yangın nedeni olarak ENH’ları ve şahıs olarak da ilçe müdürünü suçlamış. Doğru dürüst bir kanıt olmamasına rağmen reisimiz ceza vermek durumunda kaldığını söyledi. Hüküm sonraya bırakılarak hapis cezası ertelenmiş.
İlk çalışma yıllarımda da bir pamuk deposu yangınında savcı ve bilirkişiler gelmişti. Yangın nedeni olarak sürekli “elektrikten çıkmış” sözleri söyleniyordu: depoda bulunan boş bir prizden ark yapma olasılığı varmış. Ben de kızıp yangının çıkacağı yer olan prize iki kablo sokup pamuğa daldırmıştım. Ark yapıp yapmadığını savcı bey ve bilirkişiler görsün diye. Bilirkişiliğe gelen deneyimli ağabeyim “elektrik yangın nedeni olursa iz olmaz, yangın biter delil kalmaz ama başka türlü neden aranırsa iş uzar. Maalesef kolay yaklaşım budur, biz buradayız gerçeği bulmaya çalışacağız, merak etme” demişti.
Gerçekten başka yangın haberlerini duyduğumda dikkat ederdim ve çoğu “elektrik kaçağından çıkan yangın” şeklinde olurdu.
Konumuz son zamanlardaki orman yangınları ve orman içi ENH’lar. “Orman içi elektrik hatlarından kaynaklanan…” şeklinde çıkan haberler
Elektrik hatlarından yangın çıkmaz mı? Elbet çıkabilir ama her yangın da elektrikten çıkmaz ki. Şehir şebekesinde görevli iken orman ile ilişkimiz olmazdı. Ne zaman ki İl İşletmesinde görevlendirildim o zaman zorunlu olarak ilçelerle de ilgilenmeye başladım. Aliağa Foça istikametinde çıkmış. Jandarma, yangın ormanlık alana 150 mt mesafede bulunan ENH hattından çıkmıştır diye tutanak tutarken son anda yetişen arkadaşımız bu yangın nedeninin burada elektrikten olamayacağına dair görevliyi zar zor ikna etmiş. Yok yere mahkemelerde uğraşmak işin farklı yönü.
Devir tüm hızıyla “özelleştirme” devri idi. “Özelleştirme olacak, her şey tıkır tıkır çalışacak. Bak sen o zaman, arkasını birilerine dayamış olanlar ne yapacak? Özel sektör tembellik yapan ve iş bilmeyenleri tutmaz!”. Böyle diye diye avutuluyorduk. Ancak ha deyince de özelleştirme olmuyor ki; uzadıkça uzuyor.
Bu arada yerli yabancı sermayedarlar özelleştirilecek kuruluşlarda ekspertiz yaptırdıklarından klasik anlayışla “personel fazla, yönetimler hızlı karar alamıyor vb” algılar yaratmışlardı. Genel Müdürümüz de “ben burayı 20.000 kişiyle idare edebilirim” diye konuşunca koskoca EDM’lere yeni eleman alınmadı. Emekliliğini bekleyenler naklen geldiler ancak hemen hepsi müdür kadrosunda. Sahada çalışacak eleman sıkıntısı var.
Zorunlu olarak taşeronlaşma başladı. Kadrolu personelin usta-çırak şeklindeki bilgi/beceri aktarımları yerine her yıl değişen taşeron elemanları nedeniyle bu bağlantı koptu. Her zaman mevcut olan “denetim yetersizliğimiz” ile torpil/kayırmalar da işin içine girince olanlar hepimizi bugüne getirdi. Cebinde pense ve kontrol kalemi olan asgari ücretli bir taşeron işçi hangi motivasyonla çalışır ve kendinde kurum aidatı hisseder mi? Elbette hayır.
Orman içindeki ENH bakımları da ya sayıca az kadrolu elemanlarla veya dışarıdan elemanlarla yaptırılmaya başlandı. Bu tür çalışmalar yetersiz kalacaktı. Buna bir de orman şefliklerinin çoğunda işin yapılmasına yardımcı olmayan sert tutumlar ve bazı gereksiz mahkemelik durumları da eklersek orman içi bakımların neden yeterince yapılamadığı anlaşılabilir.
İlk çalışma yıllarımda da bir pamuk deposu yangınında savcı ve bilirkişiler gelmişti. Yangın nedeni olarak sürekli “elektrikten çıkmış” sözleri söyleniyordu: depoda bulunan boş bir prizden ark yapma olasılığı varmış. Ben de kızıp yangının çıkacağı yer olan prize iki kablo sokup pamuğa daldırmıştım. Ark yapıp yapmadığını savcı bey ve bilirkişiler görsün diye. Bilirkişiliğe gelen deneyimli ağabeyim “elektrik yangın nedeni olursa iz olmaz, yangın biter delil kalmaz ama başka türlü neden aranırsa iş uzar. Maalesef kolay yaklaşım budur, biz buradayız gerçeği bulmaya çalışacağız, merak etme” demişti.
Gerçekten başka yangın haberlerini duyduğumda dikkat ederdim ve çoğu “elektrik kaçağından çıkan yangın” şeklinde olurdu.
Konumuz son zamanlardaki orman yangınları ve orman içi ENH’lar. “Orman içi elektrik hatlarından kaynaklanan…” şeklinde çıkan haberler
Elektrik hatlarından yangın çıkmaz mı? Elbet çıkabilir ama her yangın da elektrikten çıkmaz ki. Şehir şebekesinde görevli iken orman ile ilişkimiz olmazdı. Ne zaman ki İl İşletmesinde görevlendirildim o zaman zorunlu olarak ilçelerle de ilgilenmeye başladım. Aliağa Foça istikametinde çıkmış. Jandarma, yangın ormanlık alana 150 mt mesafede bulunan ENH hattından çıkmıştır diye tutanak tutarken son anda yetişen arkadaşımız bu yangın nedeninin burada elektrikten olamayacağına dair görevliyi zar zor ikna etmiş. Yok yere mahkemelerde uğraşmak işin farklı yönü.
Devir tüm hızıyla “özelleştirme” devri idi. “Özelleştirme olacak, her şey tıkır tıkır çalışacak. Bak sen o zaman, arkasını birilerine dayamış olanlar ne yapacak? Özel sektör tembellik yapan ve iş bilmeyenleri tutmaz!”. Böyle diye diye avutuluyorduk. Ancak ha deyince de özelleştirme olmuyor ki; uzadıkça uzuyor.
Bu arada yerli yabancı sermayedarlar özelleştirilecek kuruluşlarda ekspertiz yaptırdıklarından klasik anlayışla “personel fazla, yönetimler hızlı karar alamıyor vb” algılar yaratmışlardı. Genel Müdürümüz de “ben burayı 20.000 kişiyle idare edebilirim” diye konuşunca koskoca EDM’lere yeni eleman alınmadı. Emekliliğini bekleyenler naklen geldiler ancak hemen hepsi müdür kadrosunda. Sahada çalışacak eleman sıkıntısı var.
Zorunlu olarak taşeronlaşma başladı. Kadrolu personelin usta-çırak şeklindeki bilgi/beceri aktarımları yerine her yıl değişen taşeron elemanları nedeniyle bu bağlantı koptu. Her zaman mevcut olan “denetim yetersizliğimiz” ile torpil/kayırmalar da işin içine girince olanlar hepimizi bugüne getirdi. Cebinde pense ve kontrol kalemi olan asgari ücretli bir taşeron işçi hangi motivasyonla çalışır ve kendinde kurum aidatı hisseder mi? Elbette hayır.
Orman içindeki ENH bakımları da ya sayıca az kadrolu elemanlarla veya dışarıdan elemanlarla yaptırılmaya başlandı. Bu tür çalışmalar yetersiz kalacaktı. Buna bir de orman şefliklerinin çoğunda işin yapılmasına yardımcı olmayan sert tutumlar ve bazı gereksiz mahkemelik durumları da eklersek orman içi bakımların neden yeterince yapılamadığı anlaşılabilir.
.png)
Orman yangınları çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir:
1. İklim faktörleri nedeniyle orman yangını olaylarında artış: Aşırı sıcaklar nedeniyle otların kuruması, havadaki nem oranının azlığı ve insan faktörü nedeniyle oluşabilen yangınlar.
2. Şebeke Kaynaklı Yangınlar:
- Arıza oluşması esnasındaki tutuşmalar: Hat çarpışmaları, ekipman arızaları veya bitki örtüsü ile temas ark kıvılcımlarına neden olabilir.
- Eskimiş Altyapı: Yaşlanan izolatörler, iletkenler, parafudrlar, sigortalar ve trafolar arıza riski taşır.
- Hava Koşulları: Şiddetli rüzgâr ve kuraklık gibi durumlar elektriksel arızalardan kaynaklı yangın olasılığını artırır.
3. İnsan kaynaklı yangınlar: Orman içine çeşitli nedenlerle girenlerin neden olduğu durumlar
Her yangında elektrik şebeke nedenli bir kuşkuya düşülmesi, kişi ve kuruluşlara karşı önyargıların oluşması, tutulan çoğu raporlamalarda “elektrikten çıkmıştır” ifadelerinin bulunduğunu biliyoruz. Medyanın, tutanakların ve yangın nedenlerinin en kısa zamanda kamuoyuna duyurma isteği ve haberleri yangın nedenlerinin daha detaylı araştırmaya gidilmemesi yolunu açmaktadır.
Şebeke güvenilirliği ve toplum güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerinin yanısıra ciddi boyutta ekonomik zararın ve can kayıplarının olması bu etkileri artırmakta, çevre ve habitat zarar görmektedir.
Yangınların Şebeke Ekipmanlarına Zararı:
- Isıl Hasar: Aşırı ısı, iletkenleri ve izolatörleri eritebilir veya şekil bozabilir.
- Duman ve Parçacıklar: Yalıtım direncini azaltır ve sensör doğruluğunu olumsuz etkiler.
- Alev etkileri: Yangınlar ahşap direkleri yok edebilir ve çelik ya da kompozit yapıları (bizde pek yok) zayıflatabilir.
- Erişim Kısıtlamaları: Tahliye bölgeleri ve yol kapanmaları, onarım ekiplerinin müdahalesini geciktirir ve kesinti sürelerini uzatır.
Personel İçin Riskler:
- İşletme-Bakım sırasında Tehlikeler: Elektrik hattı çalışanları, yoğun duman, ani yön değiştiren yangınlar ve düşen parçalarla karşı karşıyadır.
- Acil Müdahale Gecikmeleri: Yangınla mücadele ve şebeke arızalarının eşzamanlı yönetimi koordinasyon sorunlarına yol açabilir. “Yangın var” duyurusundan sonra elektriklerin kesilmesi ön şartı dışında bir ortak müdahale prosedürü var mıdır? Bilmiyorum.
Orman İçi ENH’lar için Çözüm önerileri:
♦ Erken arıza tespiti, yeni cihazlarla teknolojinin kullanılması (Hat izleme, termal izleme, ark algılama vb)
♦ Eski sistemlerin yenilenmesi, yeni tesislerin kurulumları. Bunu sağlamak için sadece mevcut hat tadilatlarını izleyip/bilgi alıp proje değişikliği yapacak olan Etüd-Proje servisi olmalı ve sürekli çalışmalıdır.
♦ İş gücü eğitimi ve sürekliliği sağlanmalıdır.
♦ Yasal düzenleyici destek ve finansman sıkıntıları (Orman içinden ENH geçirmek için Orman GM’den izin alınır ve her yıl kiralama parası ödenir ama alt bitki bakımları ENH sahibine bırakılır. Bakımda ise türlü engeller ortaya çıkar. Orman GM bu bakım hizmetini de parası karşılığı üstlenmelidir. Hazine bu masrafların bir kısmını karşılayabilir veya OGM çok yüksek olan kiralama masraflarını düşük tutabilir.)
♦Yapılacak bakım faaliyetleri mevzuatının tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Orman Bölgelerinden geçen elektrik şebekelerinin hukuki mahiyeti kira ilişkisidir. Genel anlamda kiralayan olağan bakım onarım giderlerine katlanmakla yükümlüdür. Aynı zamanda TBK madde 316 ya göre Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak, özen göstermekle yükümlüdür. Bununla beraber orman arazilerinin bakımı özellik arz ettiğinden araziler elektrik şebekesi için kiralandığı zaman yapılan sözleşmelerde kurum ve kuruluşların imkân ve kabiliyetlerine göre ne türden işleri yapacağı açıklıkla belirlenmiş olmalıdır.
♦ Mevzuatta yapılacak iş ve işlemlerle güvenlik önlemleri kesin olarak belirlenmelidir.
♦ Her yıl valilik ve kaymakamlıklarla yapılan toplantılarda bitki örtüsü denetimi ve bakımı Orman Müdürlüklerince, hat bakımları ilgili elektrik şebeke işletmecileriyle ortaklaşa programa alınmalı ve beraberce uygulanmalıdır.
♦ Valilik koordinasyonunda ve Orman Bölge Müdürlüğü başkanlığında, yereldeki EDAŞ- DSİ- BELEDİYE(İtfaiye) ve yerel olarak değişkenlik gösterebilecek kamu-özel kurum ve kuruluşlarla, Üniversiteler ve Meslek Odaları tarafından oluşacak komisyonların yaz sezonu sonrasında toplanarak değerlendirme yapmaları ve önerilerin alınması sağlanmalıdır.
.png)
Ormanlar ve bitki örtüleri bir ülke için son derece önemli ve hayati ise ve de sürekli olarak TV’lerde tanıtım amaçlı programlarla ve reklam kuşaklarıyla belirtiliyorsa, yapılacak iş bellidir. Ormancılıkta çalışmış olanların, halen çalışanların ve orman içi köylülerinin görüşleri ile çeşitli raporlarla belirtilen çözümler vardır.
Siyasi iradeden hemen hemen bağımsız bir orman idaresi olmalıdır. Orman Bakanlığı sadece ormancılıkla ilgilenmeli, başka bakanlık birimleriyle ilgilenmemelidir. Her türlü teçhizatla donatılmış yasa ve yönetmeliklerle desteklenmiş, orman ekosistemini koruyan ve orman alanlarının talanını engelleyebilecek bir ormancılık teşkilatının düzenlenmesi beka sorunudur.
Paylaş:
SON YAZILAR
İyi Niyet Neden Suistimal Edilir?
12 Şubat 2026
Yapay Zeka İle Biliyormuş Gibi Yapmak...
07 Şubat 2026
IEC Güncel Standartlar 2026 Bölüm-2
06 Şubat 2026
6 Şubat 2023 Depremlerini Unutmadık... Unutmayacağız !
06 Şubat 2026
E-BÜLTEN KAYIT
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!
Güncel makalelerimizden haberdar olmak için e-bültene kayıt olun!

ETİK
KÜLTÜR & SANAT



























