Doğal Beslenme: İlk Yıllar Tüketmediklerim Yazı Dizisi-10

Ana Sayfa/Genel, Güncel Haberler, Sağlık/Yaşam, Son Yazılar/Doğal Beslenme: İlk Yıllar Tüketmediklerim Yazı Dizisi-10

Mutluluk Reçetesi:

Doğal Beslenme

Yazı Dizisi-10

“İlk Yıllar Tüketmediklerim“

Mine Rana Dayıoğlu

İLK YILLAR TÜKETMEDİKLERİM

Sağlıklı bir koşuya çıktığımdan habersiz karar verdiğim yıllarda sebzelerden beyaz patatesi, mısırı, havucu, bezelyeyi; meyvelerden muzu, inciri,üzümü, dutu hiç tüketmedim. Uzun yıllar boyunca bedenime ihanet ettiğim gıdaların vücudumdan arınması için çabaladığım ve hep yenik düştüğüm yıllara inat deneyip yanılırken, tamamen şekerden vazgeçmek en iyi çözüm yöntemimdi. Sanırım en dibe çöküp, vazgeçip bedenimin aradığını bulmak için denemem gerekiyordu. Şeker oranı yüksek gıdaları bir müddet tamamen hayatımdan çıkarmakla işe başladım. Belki şekerden
uzaklaşmak bitmek bilmeyen geri dönüşlerimin nihayeti ve ödülü her sabah kuş gibi uyanan bedenim olacaktı.

Bazı sabahlar yatak mıknatıs gibidir değil mi? Sıyrılıp hayata karışmak istemezsiniz, hatta kafanızı yastığa gömüp tüm dünya ile bağlantınızı kesmek istersiniz. Hepsi gece yatmadan önce yediğiniz kekten olabilir mi, ya gün içinde yediğiniz o kocaman pizzadan veya bir tabak dolusu patates kızartması daha fenası sabah mis gibi diyerek yediğiniz iki tatlı kaşığı çikolata kremasından?

 

Vücudumuz konuşuyor ve tepki veriyor bize, bildiğimiz lisanda kendini anlatıyor. Biz ne zaman onu dinlemeyi öğrenirsek, o zaman sabahlarımız daha dinç ve aydınlık olacak. Uykunun esiri olmadan güne karışabileceğiz. Sabah güneşi yakalayıp gece ayı karşılayacağız.

Yürüyeceğiz hiç durmadan, yorulmadan. Yediklerimiz yol arkadaşımız, içtiklerimiz muavinimiz. Yediklerimizle içtiklerimizi dengelersek ve sadece dinlemeyi öğrenip yola çıkarsak, işte o zaman özgürlüğe uçabiliriz. Yiyeceklerin tutsağı olup bedeninizi esarete terk etmek, adımlarınızın sesini asla duymamak, her sabah gözlerinizi açamayacak kadar karanlığauyanmak, adım adım hayattan kopmak.

Adımlarımı hızlandırmaya karar verdiğim zamanlardı. Ne yiyebilirdim, nasıl yiyebilirdim? Kaynak var mıydı? Bu kadar net yaşayan olmuş muydu? Kendini yapayalnız hissedip karanlıkta bir mum arayanlar gibiydim. Nerden başlayacağımı, nasıl yapacağımı bilmiyordum ancak hedefimi biliyordum. Bedenimi özgürleştirene dek vazgeçmek yoktu.Yola çıkarken yanıma alacaklarım vardı, yanıma alıp yolda bırakmam gerekenlerle birlikte.

 

 

 

 

 

 

 

 

Hayatımdan ilk çıkardıklarım ve çıkardığım günden beri de asla almadıklarım beyaz unlu mamullerdi. Beyaz ve zararlı olan her şey sonsuza dek bedenime elveda demeliydi, dedi.

Mutfağın rafları bir bir yenileri ile yer değiştirirken hayatıma soktuğum tüm raf ömürlü gıdalar yavaş yavaş elveda dediler bana. Zamanla oluşan ve yediklerimle zenginleşen mutfağım bugün hayatımın en zevkli ve kaliteli mekanı. Organik mi, doğal mı, ne kadar sağlıklı?.. Bu tartışmalar herkesin kafasında soru işaretleri ile dolanıp dursa dahi gerçek olan sizin emeğinize ses veren bedeninizdir.

Uyandığınızda yatak sizi esir etmiyorsa ve enerjiniz ilham veriyorsa hayata, o zaman bedeniniz doğru enstrümanı seçmiştir.

Tek içtiğim: SU

Vücudun en önemli ihtiyacı su. Suyun yerine geçebilecek her şeyi ne kadar az tüketirseniz o kadar çok susarsınız. Meyve suyu, çay, kahve, ayran ve aklınıza gelebilecek tüm sulu gıdalar hepsi su ile ilgili bağınızı aza indirgeyen içeceklerdir. Meyve suyu yerine kaynatıp marmelatını tüketmek, ayran yerine yoğurdu hafif sulandırıp yemek, kahve niyetinesadece Türk kahvesi içmek ve tuhaf gelebilir belki ama hiç çorba içmemek.


Tam 10 yıldır çorba içmiyorum. İçtiklerimi sınırlamak o kadar zor olmadı, sadece içtiğim su miktarı arttı. Artan su miktarı bedenimin tatlı ve buna benzeyen her şeyi unutmasına yaradı. Her şey bir zincir dahilinde ilerlerken halkalar hep sağlamdı. İçtiğim her şey tek şeye dönüştü. O nedenle bir kafeye veya restorana gittiğimde içeceğim tek şey su. Eğer o gün rutin kahve ihtiyacımı da gidermişsem kesinlikle su ile sohbetimi tamamlayabiliyorum. Ne kadar az içecek tüketirseniz o kadar çok su içersiniz. Vücut, su sandığı şeylerle kendini kandırmaya devam etmeyecek, size gerçekten ihtiyacı olan içeceğin sinyalini verecektir.

Su içtikçe ferahlayacak, gerçekten yemeniz gereken yiyecekleri yediğinizi göreceksiniz. Kendinizi sanal gıdalarla kandırmayın, bedeninizi zaten kandıramıyorsunuz.

Bundan sonraki yazımıza” Tükettiklerimin  Listesi, Yedikçe Severim  Ben…” ile devam edilecektir.

Mutluluk Reçetesi : Doğal Beslenme kitabının yayını için izin veren Sn. Mine Rana Dayıoğlu’na Elektrik Tesisat Portalı olarak  içtenlikle teşekkür ederiz.

2018-03-06T13:11:22+00:00

Elektrik Tesisat Portalı

Güncel makalelerimizden haberdar olmak için üye olun!
E-Posta Adresiniz
Güvenli

Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Çerez Politikamız

Bu web sitesindeki çerez ayarları, size mümkün olan en iyi tarama deneyimini sunmak için "çerezlere izin ver" olarak ayarlanır. Çerez ayarlarınızı değiştirmeden bu Web sitesini kullanmaya devam ederseniz veya aşağıdaki "Kabul Et" seçeneğini tıklarsanız, bu Web sitesini kabul etmiş olursunuz.

Kapat