Geleceğin Yapay Zekalı Kentleri Nasıl Olacak?

Geleceğin şehrini düşündüğümüz zaman, Star Trek veya Jetgiller’den uçan araba sahneleri ve o şehir görüntüleri hemen aklımıza gelir. Fakat gelmekte olan yeni teknolojiler, şehirlerimizde daha derin ve daha köklü değişiklikler meydana getiriyor, getirecektir de. Yeni çıkan teknolojileri,  taşımacılık ve otomobil sanayindeki gelişmelerle kısmen de olsa takip edebiliyoruz. Fakat gelecek olan bu teknolojiler gördüklerimizden çok daha fazlası.

Yaşadığımız şehirler, yüksek teknoloji firmalarının ve onları yönlendiren yeteneklerin merkezi haline geldi. Google Sidewalk Labs gibi girişimler, teknoloji ile şehircilik arasındaki bağlantıyı derinleştirmeye ve şehrin kendisini yeni teknolojiler ve yenilikler için bir platform haline getirmeye çalışıyor.

Gelecekteki yapay zekalı akıllı şehirler, “duyusal” veriyi işlemek için yapay zeka programı ve makine öğrenme algoritması kullanacak. Bu programlar, önümüzdeki yıllarda bilgi işlem ve ağlardaki hızlı gelişmelerden yararlanacak.

 

Geleceğin şehirlerindeki donanımlar

İster kamera, ister ağlar, isterse başka kablosuz sistemler olsun, gelecekte tüm sensörler kentin sağlık durumu ve altyapısı hakkında bilgi verecek. Depremler, tsunami, kasırgalar ve diğer doğal afetlerden kaynaklanan potansiyel tehditlere özel dikkat gösterilerek EM spektrumu ile şehrin atmosferini, kirlilik düzeylerini, hava koşullarını ve yerel çevresini izleyebilecek.

Geleceğin akıllı şehirlerine güç sağlayacak yenilenebilir enerji kaynaklarının güçlü altyapısı ile arıza durumunda sağlam yedekleme sistemleri ile donatılmış olacak.

Bunlar, gelecekte akıllı şehrin en göze çarpan özelliklerinden sadece birkaçı. İnsan türünün yarısından fazlası kentsel alanlarda yaşadığı müddetçe, kentlerimizin yenilenmesi kaçınılmaz bir gerçek olacaktır.

Mühendislik bilimi bu noktada çok önemli. Yapay zekalı akıllı şehirler, akıllı ulaşım hizmetleri (özel araçlar da dahil), internet ve iletişim sistemler, su hizmetler ve elektrik ve elektronik ağlar tamamen entegre bir altyapıya sahip olacak.

Tüm bunların yanı sıra, bir sistemin başarısız olması durumuna karşı çok sayıda yedekleme ile birlikte arızaların yalıtılması ve bunların yayılmasını önleme yeteneği de gerekecek. Örneğin, doğal felaketler (fırtınalar, kasırgalar, depremler, kasırgalar, tsunami ve hatta volkanik patlamalar) ve tabii ki kötü niyetli insan faaliyetleri (savaş, terörizm, siber saldırı vb.) gibi.

Her yerde meydana gelebilecek tehlikelere karşı korunmak çok önemli. Sonuç aslında çok net: Daha bağlı bir şehir, saldırıya karşı daha savunmasız olan bir şehirdir. Bu, gelecekteki akıllı şehirlerimizin tasarımcılarının da bir gün karşı karşıya kalmaları gereken dikenli bir sorundur.

Geleceğin akıllı şehirleri konusunda psikoloji de çok önemli olacağa benziyor. Akıllı şehirlerin tasarımı ve uygulanması da şaşırtıcı derecede önemli bir role sahip olacak. Zira kent kalabalığının zihniyetini anlamak gerekecek. İnsanlar nasıl hareket eder? Stresli durumlarda nasıl tepki verirler? Tüm bunları tasarımcıların ön görebiliyor olması gerekiyor.

 

 

Yapay zeka ve kentsel yaşam

Teknoloji, iş dünyası ve şehirleşme konularının önde gelen uzmanlarından oluşan bir panel tarafından hazırlanan raporda, yeni teknoloji-yapay zekanın bir sonucu olarak ortaya çıkacak değişikliklerin derinlemesine incelenmesi gerektiği bilgisi yer alıyor.

Panelin başkanlığını Austin Texas Üniversitesi’nden Peter Stone, Rethink Robotics araştırmacıları, AI Allen Enstitüsü, Microsoft ve Harvard, MIT, Johns Hopkins, Columbia, UC Berkeley ve dünyanın dört bir yanındaki diğer üniversitelerin akademisyenleriyle yaptı.

Yaşadığımız şehirler yapay zeka sayesinde önümüzdeki yıllarda çarpıcı etkileri olacağı ön görülüyor ve araştırmacılar 2030’da Yapay Zeka ve Yaşam konusundaki çalışmaları inceliyor.

Yapay zekanın önemli konuları arasında;

  • Büyük ölçekli öğrenme ve/veya algoritmalar
  • Görüntü, video, ses, konuşma ve dili tanıyan derin öğrenme prosedürleri
  • Model tanımadan, tecrübeye dayalı karar vermeye geçiş sağlayan güçlü öğrenme
  • Ortamlar ve insanlarla fiziksel olarak etkileşim kurabilen robotik cihazlar
  • Bilgisayarların insanlara göre daha iyi görevleri görmesini ve yerine getirmesini sağlayan bilgisayarlı görme
  • Konuşma yoluyla iletişim kurma
  • İnsanlar ve işletmeler için teşvikleri yeniden düzenlemek için ekonomik ve sosyal verileri uygulayabilecek algoritmalar ve hesaplama araçları
  • Aletleri, araçları, binaları ve kameraları birbirine bağlayan “Nesnelerin İnternet’i”
  • Bilgisayar sistemlerinin verimliliğini ve sağlamlığını artırmak için biyolojik sinir ağlarını taklit eden nöromorfik hesaplama yer alıyor.

Rapor, bu teknolojilerin kentler için ne anlama geldiğini özetliyor ve kentsel yaşamın çeşitli alanlarındaki etkileri hakkında derin politik, felsefi sorular ortaya atıyor.

İşte bu yeni teknolojik gelişmeler, kentler için olanakların ne kadar gelişeceğini yansıtan birkaç bilgi;

 

Sürücüsü olmayan otomobillerle daha fazla nakliye

Sürücüsüz araç deneyimi şu an halihazırda deneme aşamasında. Sürücüsüz araçların çok yakın bir zaman içinde tüm dünyada kullanılması planlanıyor, bu yönde ciddi bir çalışma var. Bu doğrultuda insan kaynaklı trafik yoğunluğu ve kazaların sıfıra indirilmesi sürücüsüz otomobillerle mümkün olacağa benziyor.

Yapay zeka, sistemlerin daha dinamik olmasına da yardımcı olabilir. Gerçek zamanlı bilgi, makine öğrenimi ve algoritmalar, toplu taşıma araçlarını daha canlı ve daha halka açık bir hale getirebilir ve şu an yarattığı hayal kırıklıklarını ve sürtüşmelerini ortadan kaldırabilir. AI ya da yapay zeka, ulaşımı daha güvenilir ve daha adil hale getirmek için kaynakları daha iyi tahsis etmemize izin verebilir.

Kamu güvenliği ve gizliliği

Şehirlerde, güvenlik amacıyla çok çeşitli yapay zeka teknolojileri kullanılmaya başlamış durumda. Bu durumun 2030 yılına kadar süreceği öngörülüyor. Kredi kartıyla ilgili yapılan dolandırıcılıklarda ve suçlularla mücadelede deneyimlenen yapay zeka ile başarılı elde edildi ve gelecekte siber suçların önlenmesinde de yararlı olabileceğini kanıtladı.

Bu teknolojiler sadece polis departmanlarının suçları daha az çabayla çözmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kayıt tutma işlemlerini geliştirerek suç önleme ve kovuşturmaya yardımcı olabilir.

Fakat bu teknolojinin olumsuz yanları da elbette vardır. Bu teknolojinin insanların önyargılarını çoğaltacağa benziyor. Ayrıca, şehir sakinlerinin gizliliğini ihlal etme potansiyeline de sahiptir.

İlerleme yolu

Yapay zekanın olumlu yönleri çok fazla. Özel araçlar, mobil sağlık hizmetleri, robot öğretmenleri gibi teknolojilere ulaştırmakta,  insanların doktora gittiklerinde beklemelerine gerek kalmadan muayene ve işlemlerini yapabilme özgürlüğüne kavuşturuyor ve insanları sıradan işlerden kurtarıyor. Böylece şehirlerimizi daha iyi, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir yerler haline getiriyor.

Öte yandan yapay zeka, kentlerimize çelişkili bir gelecek de getiriyor.  Tekno-kötümserler, AI ve robotların sürekli bir gözetimi altında yaşayan bir geleceği görüyor.

Uzmanlar, gelecek teknolojileri daha iyi anlamak ve hazır olmak için yerel yönetimlerin daha fazla araştırma, eğitim ve finansman yapmaları çağrısında bulunuyor.

AI, şehirler için karmaşık bir dizi düşünceyi sunuyor. Yeni bir teknolojinin gelmesi heyecan vericidir; ancak, belediye başkanları, politikacılar ve şehirleşme konusunda çalışanlar, uzmanlar, bu yeni teknolojileri en iyi şekilde değerlendirmek için gerekli olan düzenlemeleri yapmalılar ve dezavantajlarını en aza indirgemek için özen göstermeliler.

2018-06-20T08:52:30+00:00

Elektrik Tesisat Portalı

Güncel makalelerimizden haberdar olmak için üye olun!
E-Posta Adresiniz
Güvenli