Akıllı Şehirler Sarıyor Dört Bir Yanımızı

Yazı Dizisi-2

Akıllı şehir uygulamaları, artık dünyanın her yerinde karşımıza çıkabilecek kapsama ulaştı. Dünyanın pek çok şehrinde yapılan farklı projelere rastlayabiliyoruz. Bu şehirlerden birkaçını sayfalarımıza taşıdık.

Kopenhag

 

Kopenhag, dünyanın en yeşil başkenti unvanına sahip. Fakat şehir için bununla yetinme gibi bir durum da söz konusu değil. Bu unvana rağmen şehirde yeşil alanların artırılması, yeşil binalar, yenilenebilir enerji kullanımı gibi birçok alanda projeler üretilmeye devam ediyor. Şehrin en büyük hedefi, 2025 yılı itibarıyla karbon salımını sıfıra indirgemek.

Kopenhag; eğitim, yaratıcılık ve sosyal katılım gibi faktörlerde “akıllı insan” profili gelişmiş kentlerden biri. Ulaşım sistemi üzerine akıllı teknolojilere yönelik aktif yatırımları da ayrıca devam ediyor. Şehirdeki trafik lambalarının büyük bir çoğunluğu tek bir merkezden görüntülenip kontrol edilebiliyor. Ayrıca bu lambaların yarısında otobüslere geçiş önceliği veren sensörler de bulunuyor.

Şehirde bisiklet kültürünün çok gelişmiş bir yapıya sahip olması şehrin, karbon salınımı azaltma yolundaki çabalarına etkili örneklerden biri. Kopenhag’da yaşayan çoğu insan, ucuz, pratik ve kolay olduğu için, ulaşımlarında bisikleti tercih ediyor. Şehir yönetiminin şu anki amacı, 2011’de yüzde 35 olan bisiklet kullanımını yüzde 50 seviyelerine çıkarmak.

Kopenhag musluk suyunu içme suyu olarak kullanabilen ender şehirlerden biri. Ancak şehir büyüdükçe, yeraltı sularının şehrin su ihtiyacını karşılamama riski artıyor. Bu noktada, yer altındaki içilebilir su kaynaklarının korunması büyük önem taşıyor. Kopenhag’da su kaynaklarını kısıtlı olması ve yerel su kaynaklarının kirlenmesi sebebiyle, içme sularının şehirdeki insanlara ulaşması ancak uzun mesafeler kat eden borular aracılığıyla mümkün olabiliyor. Su altı kaynaklarının korunması ise yeni teknolojilerin kullanılmasıyla sağlanabiliyor. Bu sistemlerle, bir yandan içilebilir su kaynaklarında oluşabilecek kayıplar önlenebilirken diğer yandan da içilebilir suların tüketim miktarının azaltılması hedefleniyor.

Bununla beraber Kopenhag’daki elektrik tüketiminin yüzde 22’si rüzgâr türbinleri ile sağlanıyor. Ancak Kopenhag da, diğer şehirlerde olduğu gibi, rüzgâr gücünün kullanımında bir takım zorluklarla karşılaşıyor. Rüzgâr enerjisinin kullanımının yaygınlaştırılması için uygun alanların kısıtlı olması, rüzgâr türbinlerinin inşasının pahalı olması, rüzgâr türbinlerinin görünümleri ve meydana getirdiği seslerin halk tarafından olumlu karşılanmaması bunlardan bazıları.

Londra 

Dünyanın pek çok şehri gibi Londra da son yıllarda hızla artan bir nüfusa sahip. Buna bağlı gelişen ulaşım, atık, sağlık hizmetleri ve enerji kaynakları problemleri ile başa çıkabilmek için halk merkezli bir “akıllı şehir” projesi hayata geçirilmiş durumda. Londra, akıllı şehir uygulamalarında özellikle sürdürülebilirliğe yaptığı yatırımlarla dikkatleri çekiyor. Trafik sıkışıklığını engellemek için uygulanan trafik sıkışıklığı vergisi bu uygulamalara bir örnek. 2014 yılında şehirdeki tüm ulaşım ağı, “Transport for London” adlı şirket tarafından temassız ödeme yöntemine geçirilmiş.

Londra’da; akıllı şebekelerin kullanımı, katı atıkların ayrıştırılması ve geri dönüşümü, motorlu araç-bisiklet çarpışmaları önlemek üzere yakınlık sensörlerinin kullanımı, şehrin yeraltı altyapı haritalarının çıkarılması, sosyal medya kullanıcılarının aktif katılımıyla gerçek zamanlı trafik yönetimi ve turistlerin hızlı ve kolay bir şekilde şehirde dolanabilmeleri için tasarlanmış online şehir içi ulaşım rehberi de uygulamaya koyulacak çalışmalar arasında yer alıyor.

Londra’da, bunlara ek olarak altını çizmemiz gereken çalışmalar da pekâlâ var. Tech City Stars Project (Genç Yeteneklerin Yetiştirilmesi) bunlardan biri. Bu proje, şehrin 16-24 yaş arası gençlerinin işsizlik oranının yüzde 40’ı bulduğu ilçelerde geleceğin teknoloji liderlerini yetiştirmeyi amaçlayan çıraklık eğitimi çalışmasıdır. Gelişmekte olan teknoloji şirketleri için “yetenek havuzu” oluşturmayı planlayan çalışma kapsamında hızlandırılmış eğitimlerle genç kuşakların teknoloji şirketlerine kazandırılması amaçlanıyor.

Şehirdeki bir diğer önemli proje ise Akıllı Enerji Yönetimi Projesi. Bu çalışma, Londra’nın akıllı şehir olma yolunda en büyük adımlarından biri olarak gösteriliyor. Göteborg, Köln, Cenova ve Rotterdam şehirleriyle yapılan işbirliği neticesinde 2011 yılında AB çerçeve programları bünyesinde yürütülmeye başlanılan proje, ekonomik ve çevre dostu altyapı planlamalarıyla şehirlerin enerji dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlıyor. Proje kapsamında düşük karbon salımı ve kaynakları etkili şekilde kullanma yolunda yapılan uygulama ve çalışma bulguları diğer AB şehirleriyle paylaşılıyor. Böylece diğer şehirlerin enerji dönüşümlerine yönelik planlamalara katkı sağlanması da hedefleniyor.

Masdar 

 

Abu-Dhabi’ye 17 km uzaklıkta, geleceğin kenti olarak 2008 yılında tasarlanmaya başlanılan Masdar City, dünyanın en sürdürülebilir akıllı şehir projeleri arasında. Ortalama 20 milyar dolarlık yatırımla 6 kilometre karelik bir alan üzerinde kurulacak, Proje tamamlandığında 40 bin kişiye yaşam alanı ve 50 bin kişiye de çalışma alanı yaratması planlanıyor. 2025 yılında tamamlanması planlanan proje, büyük bir laboratuvar işlevi görmekte. Sürücüsüz yolculuk yapmaya olana sağlayan Personal Rapid Transit sistemi, rüzgâr enerjisinden doğal klima özelliği taşıyan rüzgâr kuleleri, güneş enerjisi ile çalışan araçlar, sıfır karbon salımı ve yüzde 80’lere varan elektrik ve su tasarrufu  sağlama gibi önemli projeler var. Tamamıyla bütünleşmiş enerji, su, atık ve ulaşım sistem çözümlerini hedefleyen şehrin büyük bir laboratuvar olarak adlandırılmasının sebebi, şehrin her köşesinin farklı bir sistem ve uygulamaya ev sahipliği yapması.

Masdar’da yapılanların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz

-Masdar şehrinin girişimcileri, inşaat atıklarının yüzde 96’sının geri dönüşümünü sağlayarak, o malzemeleri şehrin yapılandırılmasında tekrar kullanmaya elverişli hâle getirdi.

-Masdar’da bireysel taşıma araçları PRT (Personal Rapid Transit), İtalyan otomotiv devi Zagato tarafından tasarlanıyor. Bu araçlar, güçlerini sahip oldukları bataryalardan alıyorlar ve istasyonlara geri döndükleri zaman otomatik olarak şarj oluyorlar.

-Masdar’da duvar izolasyon düzeyi, Amerikan Isıtma, Soğutma ve İklimlendirme Mühendisleri Derneği ( ASHRAE) tarafından belirlenen ideal ölçülerden üç kat daha fazla. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki çöl iklimi kaynaklı maruz kalınan sıcak hava problemleriyle başa çıkmak için şehir bina yalıtımıyla ilgili çeşitli teknolojilere ayak uyduruyor. Tasarlanan bu dış cephe sistemleriyle binaların güneş ısısını alması ve yansıtması minimum seviyelerde tutuluyor.

-Fotovoltaik (güneş pili) panelleri ile ilgili en doğru seçimi yapabilmek için 35 farklı panel test edildi. Testlerin sonucu, çatıya monte edilen güneş pillerinin daha verimli sonuçlar doğurduğunu gösterdi. Bugün Masdar’daki binaların çatılarında güneş panelleri kullanılıyor.

 

Bundan sonraki yazı dizimizde “Singapur, Tokyo  ”  anlatılacaktır.

Haber Kaynağı: http://www.ebelediye.info/dosya/akilli-sehirler-sariyor-dort-bir-yanimizi   

Doğa  sektörel yayın grubuna yayın izni için teşekkür ederiz.

2018-05-10T17:59:48+00:00

Elektrik Tesisat Portalı

Güncel makalelerimizden haberdar olmak için üye olun!
E-Posta Adresiniz
Güvenli